(Ars Lapidum) KÜLTÜREL MİRAS Konusu Üzerine Problemleri GÜNDEME Getiriyor!

Ars Lapidum; yapılı çevrede kaderine terkedilen kültürel mirasları görünür kılmak ve sosyo kültürel problemleri gündeme getirip, çözüm üretmeyi amaçlıyor. Düzceli üç mimar Begümnaz Özçelik, Sedef Sönmez Buçgün, Serap Sönmez yaklaşık bir yıldır bu proje üzerinde çalışıyor.

Düzce’de bulunan ve modern mimarlığın hafızasından yeri olan bir konut yapısının yıkılması ile başlayan süreç, ekibin bir araya gelip Ars Lapidum projesini hayata geçirmeleri için başlangıç oldu.

Ars Lapidum ekibi kurulma amaçlarını ve süreçlerini şöyle açıklıyor;

“Her gün önünden geçtiğimiz, bahçesindeki ağaçları ile kentin nefes almasını sağlayan bir konutun yıkılması ve yapılı çevrenin tümüyle betona boğulduğunu gördük, bu konuda hiçbir şey yapmamış ve/veya yapılamamış olmasını telafi etmek istedik. Projenin çıkış noktası bu oldu diyebiliriz. Konutun yıkılması yalnızca kentteki modern mimari hafızasına zarar vermedi. Bölgede yaşayan herkesin kente dair anılarını canlı tutan bir simge de yok edilmiş oldu. Takiben, sonraki yıkımların önüne geçebilmek adına, tescil çalışmalarını yapan ekibin içinde bulunduk ve yine kamusal bir yapının ve konut yapısının yıkım haberi ile bir şeyler yapma isteğimiz büyüdü. Mimarlardan oluşan ve bizim de içinde bulunduğumuz bir ekip, Osmanlı’nın son döneminden günümüze ulaşmış kamusal işlevi olan yapının korunmasının önemini, farklı disiplinlerden uzmanlara, yapıyı her gün kullanan insanlara ve öğrencilere anlattık. Anlattıkça, birlikte tartıştıkça 4-5 kişi ile başlatılan bu sürecin, onlarca kişiye ulaştığını gördük. Yapı yıkıl(a)madı.  Konutun yıkılmasındaki hislerin tam tersini kamusal binanın yıkımının durdurulması ile hep birlikte yaşadık. O yapı, artık önünde basın açıklamasına katılan, mahallesinde yapının hikayesini arkadaşlarına anlatan herkes için bambaşka anlamlar içermeye başladı. Bir yapının kimsesizliği ve bir başka yapının sahiplenilmesi bizim ‘bir mekanın kullanıcısı ve kullanıcılarını nasıl ve ne kadar etkileyebilir?’ sorusunu sormamızı sağladı. Bütün bu yaşananlardan sonra bu mücadelenin 10 kişiyle değil de, daha çok kişiyle yapılabilmesi için Ars Lapidum gibi bir projenin gerekli olduğunu düşünerek, işe koyulduk.”

Derdimiz kuyu olmak değil, deli ile de değil. Derdimiz kuyuya atılan taşlardan biri olabilmek, su yüzeyinde ufacık bir dalga yaratabilirsek eğer, hep birlikte o dalganın seyir keyfine ulaşabilmek.

Ars Lapidum ekibi, birlikte öğrenmenin, fark etmenin, mücadele etmenin ve mimarlık adına özgürce söz üretmenin, multidisipliner çalışmanın öneminin altını çiziyor. Sözlü tarih çalışması yaparak arşivledikleri mekanlar ve bu mekanların hikayelerini kısa belgesellerle dijital ortamda saklıyor ve paylaşıyor. Ekip, gündemden düşen ve/veya gündeme bile gelmeyen “yanlış inşa edilen veya yıkılan yapıları” gündeme getirerek, tartışma ortamı yaratmayı ve olayların altında yatan sebepleri görünür kılmayı amaçlıyor.

“Kültürel mirasa ve koruma kültürüne daha iyi nasıl katkı sağlayabiliriz?” sorusunu odağına alan ekip, Türkiye’nin her kentine ulaşabilmeyi, yazılı ve görsel medya yoluyla “kültürel miras koruma” konularında farkındalığı artırmayı hedefliyor ve projenin yayılması için paydaşlarını arıyor.

Her türlü karşılaşmanın proje için önemli olduğuna inanan ekip, projeye dair her türlü öneri, eleştiri ve yeni fikri bekliyor.

Sosyal medyada: youtube/arslapidum, instagram/arslapidum, twitter/arslapidum

İletişim için ekibe arslapidum@gmail.com adreslerinden ulaşabilir ve mesaj atabilirsiniz.