Yalın Mimarlık’ın mimari üretimini anlatan ve Aralık 2025’te yayınlanan “Yalın Şeyler” kitabından ilhamını alan “Yalın Şeyler Anadolu Etkinlikleri”nde ilk durak Çanakkale oldu. 3-4 Haziran tarihleri arasında gerçekleşen gezi kapsamında, Troya Antik Kenti, Troya Müzesi, Kaleseramik Çan Fabrikası ve Nevruz Köyü’nü içeren özel gezi programları ile Troya Müzesi sergi salonunda izleyicilerle buluşan “Yalın Şeyler/Troya” sergisi açılışı ve iki gün boyunca mimarlık, mitoloji, arkeoloji ve sanat odaklı söyleşiler gerçekleştirildi.
Kalebodur’un destekleriyle hayata geçirilen “Yalın Şeyler Anadolu Etkinlikleri” programı, Yalın Mimarlık’ın kitaba konu olan Anadolu’da gerçekleştirdiği mimari projelere, yıl boyunca yapılacak gezileri kapsayan bir dizi etkinlikten oluşuyor.
3 Haziran tarihinde başlayan “Yalın Şeyler – Çanakkale” etkinlik programı, Troya Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan’ın rehberliğinde yapılan Troya Antik Kenti Gezisi’yle başladı. Ören alanında kazı başkanından bilgi alan konuklar ardından Troya Müzesi’ne geldiler. Troya Müzesi’ni mimarı Ömer Selçuk Baz rehberliğinde gezen konuklar, Baz’dan müze yarışma süreci, mimari tasarım ve binanın yapım süreci hakkında bilgi aldılar.
Konuklar ardından 3 Haziran 2026 – 20 Temmuz 2026 arasında Troya Müzesi Sergi Salonu’nda ziyarete açık olacak “Yalın Şeyler / Troya” sergisini gezdiler. Yalın Mimarlık mimari üretimini eskizler, maketler, defterler ile anlatan serginin küratörleri ise Ömer Selçuk Baz ve Heval Zeliha Yüksel.
Yalın Şeyler kitabının yazarı mimar ve yazar Banu Uçak’ın içeriklerini geliştirdiği iki ayrı buluşma, mimarlığı farklı disiplinlerle ilişki içinde yeniden düşünmeye açtı. Yalın Şeyler’i yalnızca bir mimarlık monografisi değil, tartışmaları tetikleyen, farklı aktörleri buluşturan ve yeni düşünme alanları açan bir araç olarak ele almayı hedefleyen programın, mimarlığın kendisi gibi her etkinlikte de gerçekleştiği yerin ruhundan beslenerek kurgulandığı ifade ediliyor.
Troya Müzesi’nin bahçesinde asırlık meşe ağacının altında gerçekleşen ilk buluşmada, tarihin en eski anlatılarından biri olan Troya’nın Homeros destanlarından günümüze uzanan etkisi, mitoloji, hafıza ve mekân ilişkisi üzerinden gerçekleşen sohbet eşliğinde ele alındı. Banu Uçak moderasyonunda gerçekleşen söyleşiye İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bengü Cennet Coşkun ile mimar Ömer Selçuk Baz katıldı.
Yalın Şeyler – Çanakkale gezi programının ikinci günü, etkinliğin destekçisi Kalebodur’un, Kaleseramik Çan Fabrikası’nda başladı. Fabrika bahçesinde düzenlenen panelde kamusal sanat ve mimarlık ilişkisi ele alındı. Banu Uçak moderatörlüğünde gerçekleşen panele sanatçı Ahmet Doğu İpek, Şehrin Panoları girişiminin kurucuları Nurtaç Buluç ve Mustafa Ergül, Kale Tasarım Merkezi Yöneticisi Simge Abay ve mimar Ömer Selçuk Baz katıldı. Panelde, Şehrin Panoları girişiminin kolektif bellek üzerindeki etkisi, kamusal alanın tanımı ve sınırları ile güncel bir mimar–sanatçı işbirliği örneği olarak Ahmet Doğu İpek ve Ömer Selçuk Baz‘ın birlikte üretim süreçleri üzerine konuşuldu.
Panelin ardından konuklar Şehrin Panoları ve Kale Tasarım ve Sanat Merkezi projesi kapsamında tasarım ve sanat alanlarını ziyaret ettiler; Kale Grubu Başkanı ve CEO‘su Zeynep Bodur Okyay rehberliğinde üretim hattı ve fabrikayı gezdiler.
Yalın Şeyler Anadolu Etkinlikleri‘nin Çanakkale ayağının, Kalebodur‘un mimarlık ve tasarım kültürüne verdiği desteğin somut bir örneği olduğu vurgulandı. Kale Grubu Başkanı ve CEO‘su Zeynep Bodur Okyay, etkinlik kapsamında konuklarla bir araya gelerek Kaleseramik‘in Çanakkale’deki geçmişini, yerel değerlere verdiği önemi ve mimarlık-sanat işbirliklerine olan inancını paylaştı. Okyay, fabrika gezisi sırasında konuklara hitaben yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Kaleseramik’in hikâyesi, Çanakkale’nin topraklarından başlayan bir yolculuktur. 1957 yılında babam merhum İbrahim Bodur, Türkiye’nin ilk seramik fabrikasını burada, Çan’da kurdu. Çanakkale’nin zengin kil yatakları ve bu toprakların insanının emeği, inancı bu yolculuğun temelini oluşturdu.
69 yıldır burada üretiyoruz. Yerellik bizim için yalnızca bir coğrafi kavram değil, aynı zamanda bir kültür, bir birikim ve bir sorumluluktur. Babam ‘Üretmek, bir ülkeye duyulan en büyük saygıdır’ derdi. Biz de bu saygıyı yalnızca üretimle değil; sanata, kültüre ve yerel değerlere verdiğimiz destekle göstermeye çalışıyoruz.
Şehrin Panoları projesi ve Kale Tasarım ve Sanat Merkezi, bu anlayışın somut örnekleridir. Seramiği yalnızca bir yapı malzemesi olarak değil; sanatsal, mimari ve kültürel bir ifade biçimi olarak konumlandırıyoruz. Genç tasarımcılara ve sanatçılara alan açıyor, onların yaratıcılığına ve cesur fikirlerine destek veriyoruz.
Bugün burada, Yalın Mimarlık’ın değerli ekibiyle ve mimarlık dünyasının önemli isimleriyle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Yalın Mimarlık’ın Troya Müzesi gibi dünya çapında ödüller kazanan bir projeyi bu topraklarda hayata geçirmesi, Çanakkale’nin kültürel zenginliğinin ve mimari potansiyelinin ne kadar güçlü olduğunun bir kanıtıdır. Bu buluşma, yerelliğe sahip çıkmanın, kültürel değerleri korumanın ve geleceği birlikte inşa etmenin önemini bir kez daha hatırlatıyor.”
Programın son durağında ise bir #İyiBakDünyana hareketi olan ve Kale Grubu tarafından sosyal sorumluluk olarak desteklenen Nevruz Köyü Kadınları ziyaret edildi. Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay kadınların üretimleri hakkında bilgiler paylaştı.
Yalın Şeyler kitabının bi_özet‘te yayınlanan detaylı haberine buradan ulaşabilirsiniz:




