Her yıl 5 Haziran’da kutlanan Dünya Çevre Günü kapsamında yapı malzemeleri sektöründe faaliyet gösteren kurum ve şirketler sürdürülebilirlik, enerji verimliliği, karbon emisyonlarının azaltılması ve kaynak yönetimi alanlarında yürüttükleri çalışmalara ilişkin açıklamalar yayımladı. Çimento, yalıtım ve sıhhi tesisat alanlarında faaliyet gösteren kuruluşların paylaştığı veriler, sektörün çevresel etkileri azaltmaya yönelik farklı ölçeklerdeki uygulamalarını ortaya koydu.
TÜRKÇİMENTO tarafından yapılan açıklamada, sektörün yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve insan odaklı gelişimi bir arada ele alan “üçüz dönüşüm” yaklaşımı doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Kurumun verilerine göre, 2025 yılında çimento sektöründe alternatif yakıt kullanımı 2,3 milyon tona ulaştı ve sektörün toplam ısıl enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 13,2’si bu kaynaklardan karşılandı. Aynı dönemde 7,7 milyon ton alternatif ham maddenin kullanıldığı belirtilirken, atık ısı geri kazanım sistemleri ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 10’unun yenilenebilir veya geri kazanılmış enerji kaynaklarından sağlandığı ifade edildi. TÜRKÇİMENTO ayrıca, Türkiye Çimento Sektörü Düşük Karbonlu Yol Haritası kapsamında 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda karbon yakalama teknolojileri, enerji verimliliği ve alternatif enerji kaynakları alanlarında yatırım planlarının sürdüğünü aktardı.
Yalıtım sektöründe faaliyet gösteren İzocam ise atık yönetimi ve döngüsel ekonomi uygulamalarına ilişkin sonuçlar paylaştı. Şirket, cam yünü ve taş yünü ürün gruplarında geri kazanım oranlarını son yıllarda önemli ölçüde artırdığını ve bazı ürün gruplarında bu oranın yüzde 100’e yaklaştığını açıkladı. Açıklamada ayrıca, geri kazanımı sınırlı olan taş yünü atıklarının farklı endüstriyel süreçlerde alternatif yakıt ve ham madde olarak değerlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi. İzocam, su tüketiminin azaltılmasına yönelik tesis yatırımları ile lojistik ve tedarik zincirinden kaynaklanan emisyonların düşürülmesine yönelik uygulamaları da sürdürülebilirlik hedefleri kapsamında değerlendirdi.
ODE Yalıtım tarafından yapılan açıklamada ise binalarda enerji verimliliğinin iklim değişikliğiyle mücadelede önemli araçlardan biri olduğu vurgulandı. Şirket, küresel ölçekte enerjinin yaklaşık üçte birinin binalarda tüketildiğine dikkat çekerek, uygun yalıtım uygulamalarının enerji tüketimini önemli ölçüde azaltabileceğini belirtti. Açıklamada ayrıca Eskişehir ve Çorlu tesislerinde gerçekleştirilen güneş enerjisi yatırımlarıyla elektrik ihtiyacının yaklaşık yarısının yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanmasının hedeflendiği ifade edildi.
Su verimliliği alanında açıklama yapan Artema, su tasarrufu sağlayan armatür sistemlerine dikkat çekti. Şirket, bazı ürün serilerinde kullanılan teknolojiler sayesinde su tüketiminin yanı sıra sıcak su kullanımına bağlı enerji tüketiminin de azaltılabildiğini belirtti. Özellikle düşük debili sistemler ve sıcak su kullanımını optimize eden mekanizmaların konut ölçeğinde kaynak tüketiminin azaltılmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi.
Geberit ise sürdürülebilirlik stratejisini su verimliliği, ürün ömrünün uzatılması ve eko-tasarım yaklaşımı üzerinden değerlendirdi. Şirket, ürün geliştirme süreçlerinde yaşam döngüsü analizlerini kullandığını, su tasarrufuna yönelik rezervuar ve yıkama sistemleri geliştirdiğini ve ürünlerin bakım ile yedek parça erişimini uzun yıllar boyunca sürdürmeye yönelik uygulamalar yürüttüğünü açıkladı. Açıklamada ayrıca LEED ve BREEAM gibi yeşil bina sertifikasyon süreçlerinde kullanılabilecek ürün çözümlerine yönelik çalışmaların devam ettiği belirtildi.
Dünya Çevre Günü kapsamında yapılan açıklamalar, yapı malzemeleri sektöründe sürdürülebilirlik gündeminin yalnızca üretim süreçlerini değil; enerji kullanımı, atık yönetimi, su verimliliği, döngüsel ekonomi ve karbon azaltımı gibi birbirini tamamlayan farklı başlıkları kapsadığını gösteriyor.
Dünya Çevre Günü ile ilgili ayrıntılı bilgi için: www.un.org
