Mimar ve döngüsel tasarım stratejisti Özgül Öztürk, London Festival of Architecture 2026 kapsamında gerçekleştirdiği “Belonging Is Built Here” adlı katılımcı enstalasyonla kentsel aidiyet kavramını mimarlığın, malzemenin ve kolektif hafızanın kesişiminde yeniden ele alıyor.
Londra, farklı dönemlerin, kültürlerin ve yaşam deneyimlerinin üst üste eklenerek oluşturduğu katmanlı bir kentsel hafızaya sahip. Peki bu katmanlı yapının içinde aidiyet nasıl oluşur? Bir kentte kendimizi ait hissetmemizi sağlayan şey nedir?
London Festival of Architecture 2026 kapsamında hayata geçirilen proje, RSA House‘un ev sahipliği ve stratejik ortaklığıyla Long Gallery‘de gerçekleştirildi. Enstalasyon, Londra’nın farklı bölgelerinden toplanan yeniden kullanılmış (reclaimed) tuğlalardan oluşuyor. Farklı renkleri, dokuları, üretim izleri ve geçmişleri taşıyan bu tuğlalar, kentin fiziksel katmanlarını görünür kılarken aynı zamanda kenti oluşturan insanların çeşitliliğine dair güçlü bir metafora dönüşüyor.
Malzemelerin yeniden kullanımına dayanan bu yaklaşım, döngüselliği yalnızca çevresel bir strateji olarak değil, hafızanın, hikâyelerin ve aidiyetin zaman içinde taşınmasına imkân veren kültürel bir süreklilik olarak da ele alıyor.
Öztürk, projede tuğlayı yalnızca bir yapı malzemesi olarak değil, kentteki insan varlığını temsil eden bir araç olarak kullanıyor: “Londra nasıl tuğla tuğla inşa edildiyse, aidiyet de insan insan, hikâye hikâye inşa edilir.”
Enstalasyonun merkezinde ziyaretçilere yöneltilen tek bir soru yer alıyor: “Londra’da kendinizi ait hissetmenizi sağlayan şey nedir?” Katılımcıların yazılı yanıtları tuğlaların arasına yerleştirilerek sergi süresince büyüyen kolektif bir aidiyet haritası oluşturuyor. Böylece proje, tamamlanmış bir nesne olmaktan çıkıp ziyaretçilerin katkılarıyla sürekli dönüşen yaşayan bir yapıya dönüşüyor.
Öztürk‘e göre bu bilinçli bir tercih: “Aidiyet, miras aldığımız bir şey değildir. Birlikte inşa ettiğimiz bir şeydir.” Bu nedenle enstalasyon Londra’ya geldiğinde tamamlanmış değildi. Projenin anlamı ancak insanların katılımıyla ortaya çıkabildi. Enstalasyona paralel olarak RSA House‘ta gerçekleştirilen “Belonging: Who Builds It, Who Belongs?” başlıklı kamusal söyleşi de projenin kavramsal çerçevesini genişletti. Eva Pascoe moderatörlüğünde gerçekleşen etkinlikte Dinah Casson ve Özgül Öztürk; mimarlık, malzeme hafızası, kamusal alan, katılım ve aidiyet arasındaki ilişkileri tartıştı.
Belonging Is Built Here, mimarlığın yalnızca fiziksel çevreyi değil, insanlar arasındaki ilişkileri, ortak hafızayı ve aidiyet duygusunu da şekillendirebileceğini görünür kılıyor. Proje, mimarlığı yalnızca yapı üretimi olarak değil; insanlar, mekânlar, malzemeler ve hikâyeler arasında bağ kuran bir süreç olarak ele alıyor.
Fiziksel sergi 12 Haziran’da sona erse de proje, Haziran ayı sonuna kadar açık
kalacak dijital Aidiyet Arşivi ile yaşamaya devam ediyor. Siz de Aidiyet Arşivi‘nin bir parçası olmak için Londra’da kendinizi ait hissetmenizi sağlayan bir anıyı, duyguyu, kişiyi, mekânı veya hikâyeyi paylaşarak bu kolektif çalışmaya katkıda bulunabilirsiniz.
Aidiyet Arşivi‘ne katkı vermek için: www.ozgulozturk.com/archive-of-belonging/
Proje Künyesi
Proje | Belonging Is Built Here
Yaratıcı | Özgül Öztürk
Festival | London Festival of Architecture 2026
Ev Sahibi Mekân ve Stratejik Ortak | RSA House
Kamusal Söyleşi | Belonging: Who Builds It, Who Belongs?
Moderatör | Eva Pascoe
Konuşmacılar | Dinah Casson, Özgül Öztürk
Stratejik Bağlantılar | Göksel Gürsel
Enstalasyon Partneri | Echinus Design
Malzeme Partneri-Yeniden Kullanılmış Londra Tuğlaları | Stonna Limited
Dijital Simyacı / Mimar | İpek Kuran
Konsept & Dijital Görselleştirme | Beray Dağtekin
Web Sayfası & Dijital Görselleştirme | İlayda Çoksaygılı
Enstalasyon Asistanları | Elif Asya Ganal, Jack Pond, Julia Peksa, Lorin Mira Oğuz, Çakıl Nehir Özertürk, Arya Sofi
Proje hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Özgül Öztürk
İstanbul merkezli uluslararası ödüllü bir mimar, Özgül Öztürk Studio | Döngüsel Tasarım’ın kurucusudur. Otuz yılı aşkın mesleki deneyimi boyunca mimarlık, doğal malzemeler, döngüsel tasarım, topluluk katılımı ve iklim odaklı tasarım alanlarında çalışmalar yürütmektedir.
Yapılar, enstalasyonlar, sergiler ve katılımcı tasarım süreçleri aracılığıyla insanlar, mekânlar, kültür ve ekoloji arasındaki ilişkiyi araştırmakta; daha anlamlı, dayanıklı ve onarıcı gelecekler tasarlamaya odaklanmaktadır.
Çalışmaları ve danışmanlık verdiği projeler uluslararası platformlarda yer almış,
projeleri Venedik Mimarlık Bienali dahil çeşitli uluslararası sergilerde sergilenmiştir. Öztürk, çalışmalarını mimar, tasarımcı, danışman, eğitmen ve konuşmacı olarak uluslararası ölçekte sürdürmektedir.


