Çalışma Kültürü ve Mekanlarının Konuşulduğu “(ERSA) İLE MEKANLAR(SALT Galata)’da Gerçekleşti!

Ersa Mobilya’nın, kuruluşunun 60. yılı kapsamında, farklı disiplinlerden profesyonellerin mekanlar hakkında bilgi ve deneyimlerini paylaşmasına olanak tanımak amacıyla, Binat İletişim & Danışmanlık’ın koordinasyonunda başlattığı “Ersa ile Mekanlar” etkinlik serisinin ilki, 13 Mart Salı günü İstanbul SALT Galata’da gerçekleşti.

“Ersa ile Mekanlar: Çalışma” başlıklı buluşmada; teknoloji ve kuşak farklılıklarıyla ortaya çıkan yeni çalışma kültürünün ışığında çalışma mekanlarının dünü, bugünü ve yarını ele alındı. Beş farklı oturumda 18 konuşmacının söz aldığı etkinlikte Teknolojinin çalışma mekanları üzerindeki etkisi, mobil çalışma biçimi ve farklı kuşakların çalışma mekanlarına yaklaşımlarının yanı sıra bireysellik ve paylaşımlı çalışma ortamları ile çalışanlar arası etkileşim gibi konular tartışmaya açıldı. Ersa Mobilya Genel Müdür Yardımcısı Yalçın Ata’nın açılış konuşmasıyla başlayan etkinliği 400 kişi izledi.  

“Çalışma Mekanları Nedir? Ne Değildir?” konulu birinci oturumun moderatörlüğünü üstlenen Bakırküre Mimarlık Kurusucu Gürhan Bakırküre, teknoloji ve yönetim anlayışlarının değişimiyle her yerin çalışma mekanına dönüştüğünü ve “çalışma mekanı ne değildir” sorusuna cevap vermenin  giderek daha zor hale geldiğini vurgularken Great Place to Work İletişim ve Pazarlama Müdürü Volkan Tarsus, kullanıcının kurum kültürü iyi anlaşılamadığı sürece mekan tasarımının makyaj olarak kaldığının altını çizdi. British American Tobacco (BAT) Türkiye Genel Müdürü Gökhan Bilgiç, uzaktan çalışma yerine esnek çalışma kültürüne inandığını, tek bir kuşağı memnun etmektense kuşakları bir araya getirmeye çalıştıklarını ve BAT’ın yeni çalışma mekanı için arayıştayken İstanbul’da çoğu ofis binasının birbirinin aynısı olduğunu gözlemlediğini söyledi. Propin Kurucu Ortağı Aydan Bozkurt, İstanbul’daki ofis stoğunun kontrolsüz büyüdüğüne dikkat çekerek yatırımcının bu konuda yeterince bilinçli olmadığını, kentsel ofis planlamasının farklı senaryolar üzerinden yapılması gerektiğini ve büyük kat alanlarına sahip ofis ihtiyacının arttığını vurguladı. Joint Idea Kurucu Ortaklarından Eda Çarmıklı, uzaktan çalışma kültürünün eksikliğini disiplinler arası çalışma ortamının sağlanamayışına bağlarken Markus Lehto, dünyada çalışma biçimlerinin uzaktan çalışma eğiliminde evrildiğini, kişinin sevdiği ve seçtiği insanlarla çalışmasının olumlu etkilerini anlattı.

“Çalışma Mekanı trendleri” konusunun ele alındığı ikinci oturum, moderatörlüğü üstlenen Ferko İnşaat Genel Koordinatörü Banu Uçak’ın “trend” kelimesinin günümüzdeki çağrışımları üzerine görüşleri ile başladı. Kelimenin moda ile ilişkilenerek kullanılmasını eleştiren Uçak, konuşmacılara son 20 yıl içinde çalışma mekanlarında rastlanan değişiklikler üzerine sorular yöneltti. Autoban Kurucu Ortağı Sefer Çağlar, mekanların da insanlar gibi kendilerini ifade etmek istediklerini bu nedenle trend değil kimlik üzerinden ilerlemenin daha doğru bir yaklaşım olacağına değindi. Bugün iç mekan tasarımı söz konusu olduğunda müşterilerin isteklerini daha net tanımladıklarını belirten Çağlar, tasarımcıya hep mekan satın alındıktan sonra gelindiğini, tasarımcının ise boş mekanı deneyimle tasarladığını söyledi. Kolektif House Kurucu Ortağı Ahmet Onur, son yıllarda değişen ofis ihtiyaçlarından ziyade genç girişimciler olarak kendi ihtiyaçlarından yola çıkarak kurdukları Kolektif House’un hikayesini ofis kurmanın zorlukları, girişimcilerin karşılaştıkları güçlükler, Y kuşağının talepleri üzerinden anlattı. İnsanlarla etkileşimin öneminden bahseden Onur, açık çalışma mekanlarının sosyalleşme, işbirliği ve yaratıcılığa uygun ortamlar yarattığına değindi. Özyeğin Üniversitesi Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölüm Başkanı Alpay Er ise günümüzdeki trendleri kullanıcı talebi, ihtiyacı  ve üretici karı gibi konuları da göz önünde tutarak değerlendirdi ve bugün baskın olan daha eğlenceli, etkileşimli ve farklı kuşakları kucaklayan mekanlar oluşturma gibi trendlerin ötesine bakmak gerektiğini, gelecekte endüstri 4.0, nesnelerin interneti gibi gelişmelerle çalışma mekanlarının büyük bir değişim geçireceğini ve bu değişimde rekabetçi, girişimci, şanslı olanların bu trendleri devam ettirebileceğini söyledi.

Etkinliğe keynote konuşmacısı olarak katılan, dünyanın en büyük ofis mobilyası markalarından Haworth’un Çalışma Alanı Stratejisti Stefan Kiss, geleceğin çalışma alanlarının mutluluk, teknoloji, yeni kuşaklar, yapay zeka, iş birliği ve ergonomi gibi kavramlar etrafında şekilleneceğini söyledi. Co-working anlayışının artık bir trend olmadığını belirten Kiss, çalışan odaklı bir yaklaşımın baz alınacağı küresel trendler hakkında da bilgi verdi. Kiss, geleceğin dijital olduğunu söyleyerek; “Akışkan iş birliği, birlikte çalışma kültürü, esnek mobilyalar, yalnız fiziksel konular değil, insanların sosyalleşmesi için de APP’lerin (uygulama) olacağı, büyük verinin analiz edileceği çalışma mekanlarına doğru gidiyoruz. İnsanların davranış ve sağlığını etkileyen, hava kalitesi, akustik, ergonomi gibi unsurları barındıran ‘iyi binalar’a ihtiyaç var” dedi. Çalışma mekanlarında bireysellik ve dinlenme ihtiyacı konularına da dikkat çeken Kiss, “Odaklanma olmadan inovasyon olmaz” şeklinde konuştu. Yaratıcı süreçlerden ve yaratıcılık üzerine mitlerden bahsederken inovasyon kültürünün yararları ve organizasyon kültürlerinin buna uyumlu gelişmesi gerektiğini aktardıktan sonra, Ersa Mobilya’nın Türkiye’deki çözüm ortağı olduğu Haworth tarafından geliştirilen 3 boyutlu örnek çalışma mekanı simülasyonunu izleyenlerle paylaştı.

Erginoğlu & Çalışlar Mimarlık Kurucu Ortağı Kerem Erginoğlu’nun yönettiği üçüncü oturumda “Çalışma Mekanlarında Verimlilik” konusu ele alındı. Ünder Architects Kurucusu Burak Ünder “bir makine olarak” ofis kavramından bahsetti. Asıl girdi olarak “insan”ı ele almanın önemine değinen Ünder, şirket kültürünün, işverenler ve çalışanlar arasındaki iletişimin, çevik çalışma yöntemlerinin çalışma mekanı ile ilişkisini irdeledi. “İnsan odaklı aydınlatmadan bahsetmek istiyorsak insanlara kendi çalıştıkları ortamda kendi ışıklarını ayarlama şansı verilmesi gerekir” diyen PLD Türkiye Dergisi Editörü Emre Güneş bir pazarlama kavramı olarak değil gerçek anlamı ile “insan odaklı” tasarımın mümkün olabileceğine değindi. Assembly Buildings Kurucu Ortağı Yiğit Şatıroğlu ise ofisleri özellikle gayrimenkul geliştirme anlamında ele alarak Türkiye’de birçok fikrin konseptte kaldığını belirtti. Esnek çalışmanın kısa dönemde verimliliği arttırdığını ama uzun dönemde çok etkili olmadığını söyleyen Şatıroğlu, birebir insan ilişkisinin önemini vurguladı.

Çalışma kültürünün yönetici bakış açısıyla yorumlandığı ve Duygu Merzifonluoğlu’nun yönettiği dördüncü oturumda Y&R İstanbul CEO’su Arzu Ünal, Avrupa’nın en mutlu ofisi ödülünü kazanan Y&R İstanbul’da günde üç öğün yemek çıktığından, oyun ve uyku gibi aktivitelere ayrılan mekanlar bulunduğundan ve açık kapılı yönetici odalarından bahsetti. Katma değerli yeni hizmetler üretmek için keyif alınan ve insan etkileşimi sağlanan ofislere ihtiyaç olduğunu belirten Ünal, kurumsal köle kültürüne ise karşı olduklarını kaydetti. Teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan kağıtsız ofis, bilgisayarların yerini tabletlerin alması gibi trendlerin her zaman gerçekleşmediğini belirten HP Türkiye Genel Müdürü Filiz Akdede teknolojiyi iyi kullanan, çevresel ve sosyal açıdan sorumluluk sahibi şirketlerin başarılı çalışanları cezbedeceğini söyledi. Kerem Erginoğlu ise Erginoğlu & Çalışlar Mimarlık’ın gündemdeki son projesi Yemeksepeti.com ofisinin tasarım sürecinde kullanıcıların da aktif rol aldığından ve esnek çalışma kültürünün benimsendiğinden bahsederken mimari projede kurum ihtiyaçlarını temel almanın önemine değindi. Gelecekte inşaat teknolojilerindeki gelişimin mimari üretime yansıyacağını öngören Erginoğlu, mimarlık ofisinde uzun soluklu çalışanlar elde etmek için gençleri tasarımın farklı aşamalarına dahil etmek gerektiğini söyledi.

Tüm gün konuşmaları yönlendiren moderatörlerin, Yalçın Ata’nın eşliğinde bir araya gelerek günü değerlendirdiği son oturumda ise Gürhan Bakırküre, konuşulanların Türkiye’nin çok küçük bir kısmını temsil ettiğini belirtirken Banu Uçak, verimli ve zamanında çalışmanın önemine dikkat çekti. Kerem Erginoğlu kurumsal hayatta karşılaşılan sıkıntıların bir kısmının İstanbul’un sosyal yaşam problemlerinin yansıması olduğunu söylerken Yalçın Ata, Türkiye’de sayıca çok olan aile şirketlerinin bu kurumsal bilinçten uzak olduğunu hatırlattı. Beşinci oturumun ardında gerçekleştirilen kokteyl ile gün sona erdi.

Farklı disiplinlerden profesyonellerin mekanlar hakkındaki bilgi ve deneyimlerini daha geniş kitlelere ulaştırmak üzere Ersa Mobilya tarafından düzenlenen “Ersa ile Mekanlar“ serisinin ilk buluşması Aydınlatma Merkezi, PETRA The Flooring Co., OWA ve Technogym’in sponsorluğunda gerçekleştirildi. Mekanların geleceğine odaklanan etkinliğin danışma kurulunda ise Gürhan Bakırküre, Aydan Volkan, Pınar Gökbayrak, Yalçın Ata, Aynur Yılmaz ve Banu Binat yer alıyor. Farklı mekanlara yönelik tekrarlanacak etkinliğin çıktıları, bu mekanların tasarımında rehber niteliği taşıyacak bir yayına dönüştürülerek www.ersamobilya.com/ersailemekanlar adresinden paylaşılacak.