(PETRA The Flooring Co.) “Waterway No58” Filminin Sektör Lansmanına Ev Sahipliği Yaptı!

Fotoğraf: Murat Kızılırmak

İlk gösterimi İstanbul’da AKM’de gerçekleşen, Mimar Burak Pekoğlu’nun tasarladığı ve BINAA tarafından hayata geçirilen “Waterway No58” yapısını konu alan mimarlık belgeselinin sektör lansmanı PETRA The Flooring Co. firmasının ev sahipliğinde, proje paydaşlarının da katılımıyla 22 Mayıs 2025 Perşembe akşamı yapıldı.

Fotoğraf: Murat Kızılırmak

Film gösterimi öncesinde düzenlenen söyleşinin moderatörlüğünü Esra Aydınoğlu üstlenirken; Waterway No58 işvereni Neslihan Etöz, BINAA kurucusu Mimar Burak Pekoğlu, yüklenici firma Çelik Yapı’nın sahibi İbrahim Korkut, proje yönetim firması B Plan’ın kurucusu Bora Bayraktar ve filmin produksiyonunu gerçekleştiren JTW Film’in kurucusu, Yönetmen Umut Karaduman bir araya gelerek sürece dair deneyimlerini paylaştılar. Etkinliğe sektör profesyonellerinin yanı sıra projenin yapım sürecine katkı veren ekipler Alimoğlu, Metalkoza ve Kasso Mühendislik de katıldı.

This slideshow requires JavaScript.

Waterway No58 belgeseli, mimariyi sinematografik bir anlatımla ele alarak, yapının fiziksel özelliklerini, inşaat sürecine dair detayları ve mekânsal atmosferini görsel olarak aktarıyor. Yapının ışığı, sesi, boşluğu ve malzemesi, hareketli imgeler aracılığıyla belgesele yansıyor. Bu anlatım, mekânı yalnızca bir yapı olarak değil, aynı zamanda bir anlatı öğesi olarak değerlendirmeyi mümkün kılıyor. Belgesel, izleyiciye yalnızca tamamlanmış bir yapıyı değil, o yapının nasıl şekillendiğini de gösteriyor.

Film, yapının üretim sürecinde yer alan insanları da görünür kılıyor. Mimarlar, mühendisler, ustalar, işçiler ve malzeme tedarikçileri gibi farklı aktörlerin sürece katkısı çeşitli sahnelerle belgeleniyor. Örneğin, taş ustasının çalışması, iskelede gerçekleşen diyaloglar ya da cepheye yerleştirilen ilk taş gibi ayrıntılar, insan emeğinin sürece nasıl dahil olduğunu ortaya koyuyor. Bu sürece, ileri teknoloji de eşlik ediyor. Taşları milimetrik hassasiyetle işleyen robotik sistemler, insan emeğiyle birleşerek üretim sürecine farklı bir boyut kazandırıyor. Film, bu entegrasyonu hem görsel hem de kavramsal düzeyde izleyiciye aktarıyor.

Zaman akışı boyunca, temelden yükselen duvarlar ve boşluktan oluşan mekânlar, yaşam döngüsünü andıran bir yapı serüveni sunuyor. Bu yapı, izleyicide sadece bir mimari nesneye değil, aynı zamanda sürece ve zamana dair bir farkındalık uyandırmayı amaçlıyor. Film; mimarlık, sinema, edebiyat, ses tasarımı ve kurguyu bir araya getirerek disiplinlerarası bir sanat formu oluşturuyor. Belgesel, “bir yerin neden bu şekilde inşa edildiğini” geleceğe aktarırken, yapı üretiminin arkasındaki çok katmanlı emeği ve düşünsel süreci görünür kılıyor. Aynı zamanda, yapının çevresiyle kurduğu ilişki üzerinden mimarlığa eleştirel bir bakış sunuyor.

Waterway No58 mimari belgesel filmine buradan ulaşılabilir.