(İznik Vakfı) ile İznik Çinileri, Dünyaya Yayılıyor!

2017 Londra Moda Haftası çerçevesinde, Adam Nathaniel Furman tarafından tasarlanan projede, klasik çini desenleri ve modern tasarımlar çağdaş normlardaki farklı bir uygulamada bir araya getirildi.

İznik Vakfı, 300 yıl önce kaybolan İznik çinilerini klasik motiflerin yanı sıra modern dokunuşlarla bugüne taşıyarak Türk-İslam kültüründe bir simge haline gelen çini sanatını çağdaş yorumuyla tüm dünyaya yayıyor. En son Unesco’nun Paris’teki genel merkezi, Brüksel NATO Binası ve Havana şehri için hazırladığı özel panolarla İznik çinilerini ülke sınırlarının dışına taşıyan İznik Vakfı, farklı mekanlardaki özgün ve modern uygulamalarıyla da İznik çinilerini dünyaya tanıtıyor.

İznik Vakfı’nın İznik çinilerinin tarihini, önemini ve Vakıf’ın bu alandaki çalışmalarını anlatıyor:

Bin yılın üzerinde bir geçmişi bulunan ve İlk Müslüman Türk devleti Karahanlılar’dan bu yana Anadolu’da özellikle cami, medrese, türbe ve saray duvarlarını süsleyen çiniler 16 yy’da İznik bölgesinde yapılan eserlerle zirveye ulaşır. 15. yüzyılın başlarında, Osmanlı sarayının desteğiyle üretilmeye başlanan İznik çinileri, o dönemde ağırlıklı olarak mimari yapılar ve süs eşyalarda kulanılır. İmparatorluğun dört bir yanına gönderilen İznik çinilerinin ünü sınırları aşar. Osmanlılar’ın ekonomik sıkıntıya girmesi ve sarayın atölyeleri finanse edememesiyle birlikte, 18. yy’da İznik çinisinin üretimi yavaşlayarak durur ve arkasında hiçbir belge bırakmadan ortadan kalkar.

This slideshow requires JavaScript.

İznik Eğitim ve Öğretim Vakfı, Türk kültürü ve Türk-İslam sanatında bir simge haline gelen İznik çinilerini yeniden, orjinal reçeteler ve geleneksel yöntemlerle üretmek amacıyla kuruldu. Bunun için merkezine Ar-Ge’yi aldı ve iki yıl sadece araştırma, geliştirme çalışmaları yapıldı. Kütahya’dan ustalar, TÜBİTAK’tan, İTÜ’den, Princeton Üniversitesi’nden uzmanlar ekibe dahil edildi. TÜBİTAK’ın yoğun desteğiyle 1997 yılında; 300 yıl önceki geleneksel yöntem, malzeme ve kalitede İznik çinisi üretildi.

Geleneksel üretim yöntemlerine yeni teknolojinin entegre edilmesi ve geleneksel desenlerin yanı sıra modern çizgilerin de farklı mekanlar ve eşyalarda kullanılmasıyla İznik Vakfı Çinileri; son yıllarda dünyada özellikle mimari uygulamalarda dikkat çekmeye ve ses getirmeye başladı.

Türkiye Cumhuriyeti Misyon Binaları, Strazburg, Mimarlar ve Han Tümertekin

Bugün Kanada’dan, Dubai, Abu Dabi, Tayland’a, Japonya’dan Şili’ye dünyanın dört bir köşesinde villalar, anıtlar, metrolar için özel tasarım İznik çinisi üretiliyor. Tokai Metrosuna hazırlanan özel pano, Paris Hermès vitrinlerinin giydirilmesi, Mescid-i Aksa’nın renovasyonundaki çini uygulamalar, Strazburg’taki TC. Misyon Binaları, Brüksel Nato binası ve NATO Havana’nın 500. yılı sebebiyle hazırlanan panolar, Bayburt Kalesi’nin restorasyonunda kullanmak üzere üretilen çiniler son dönemdeki önemli projeler arasında sayılabilir.

C2C Belgesi’ne sahip olan İznik Vakfı, Avrupa’daki en büyük ve önemli seramik markalarının içinde bulunduğu European Route of Ceramics’e Türkiye’den üye olan tek kuruluş.

Yapısındaki yoğun kuvars, el işçiliğiyle üretim ve desenlerindeki zerafet İznik Çinilerini değerli kılıyor.

Bir çeşit seramik olan çininin en önemli farkı hamurunun %80-85’inin kuvars olmasıdır. Yani İznik Çinileri zamana karşı son derece dirençli, yarı değerli bir taştır. Kuvars ve özel bir çamurdan hazırlanan çini hamuru şekil verildikten sonra astarlanır, üzerine deseni çizilir, boyaması yapılır ve desen sırlanır. Bu ayrı bir beceri, emek ve sabır gerektiren bir süreçtir. Yapısındaki yoğun kuvars, boyaların metal oksitlerden elde edilmiş olması, üzerini kaplayan camsı sır, bu sırrın içeriğinin de kuvars olması ve bütün bu maddelerin birkaç defa beraberce fırına girip, ahenk içinde pişmesi gerçek İznik çinilerini değerli ve ölümsüz kılar.

İznik Vakfı İznik’teki atölyesinde, üstün estetik özelliklere sahip çevre dostu, ekolojik ve sürdürülebilir bir malzeme üretiyor. Her biri el işçiliğiyle hazırlanan çiniler ortalama yetmiş günde üretiliyor ve üretimin her aşaması, alanında usta zanaatkarlar tarafından gerçekleştiriliyor.

İznik çinisini özel kılan bir diğer nokta desenler, motifler, tasarım ve stil meselesi. İznik çinilerinde tasarımlar aşırılıktan uzak, göze hoş gelen ama mütevazi ölçeklerdedir. Klasik desenler, kullanılan canlı, parlak renkler ile yaşam döngüsü ve hayatın akışını simgeleyen dairesel formdaki motiflerle insanı içine çeker.

Dünyada el işçiliği ve özel üretim ürünlere ilginin artmasıyla beraber İznik Çinileri dünya çapında daha fazla tanınmaya ve değer görmeye başlamıştır. Örneğin Japonlar düz bir turkuvaz pano gördüklerinde yere kadar eğilip çiniye selam veriyor; Amerika’dan ve Avrupa’dan gelenler, İznik çinisi ve üretenlerin önünde şapka çıkartıyor.

Yeni nesil ürünlerle, geleneksel üretim ve doku, bugünün yaşam alanlarına taşınıyor.

Bugün klasik çini motiflerinin yanı sıra modern tasarımların da çinide kullanılmaya başlamasıyla İznik çinilerinin kullanım alanı da genişlemeye başlamıştır. İznik Vakfı Çinileri ağırlıklı olarak mimari projelerde ve kişisel kullanıma yönelik dekorasyon ürünlerinde kullanılmaktadır.

Mimaride en çok kullanıldığı alan iç ve dış mekan giydirmeleridir. Ekolojik, esnek ve özelleştirilebilir bir yapı malzemesi olan İznik çinileri, mimari projelerin ve mekanların tasarım değerini artıran, zamansız bir materyal. Yüksek kuvars içeriği nedeniyle mükemmel bir yalıtım malzemesi olan çini karolar, odaların yaz aylarında serin, kış aylarında sıcak kalmasına yardımcı olur, bakımı da kolaydır. Bireysel kullanımlarda ise ev dekorasyonuna yönelik ürünler, tabaklar ve yemek takımları öne çıkıyor. Yemek tabakları gıdayla temasa uygun, içinde kurşun bulunmayan, Vakfın Ar-Ge ekibi tarafından özel üretilen çevre dostu boyalarla boyanıyor ve tamamen el işçiliğiyle üretiliyor. Bunlarla beraber metro, park gibi halka açık alanlar da İznik Çinileri’nin kullanım alanları arasında yer alıyor.

Tüm üretim vakfın İznik’teki atölyesinde; desen hazırlığı ve tasarım çalışmaları vakfın İstanbul’daki tasarım bölümünde yapılıyor. Özel siparişler için mimar, iç mimar ve dekoratörlerle birlikte çalışılarak desenler, panolar ve evaniler hazırlanıyor.

Tasarımcılar ve mimarların tercihi

Türkiye’den ve yurt dışından birçok marka ve marka olmuş tasarımcıyla özel çalışmalar gerçekleştiren İznik Vakfı; yurt dışından ve yurt içinden tasarımcıları İznik’teki atölyesinde ağırlayıp, onlara çalışabilecekleri ortamlar oluşturup, tasarımlarını çiniden üretmelerinde destek oluyor. Bu çalışmalarına pandemi sonrasında da devam etmeyi planlayan vakıf, İznik çinilerini yurt içinde ve yurt dışında en doğru biçimde anlatmayı misyon ediniyor. Türkiye ve yurt dışından üniversiteler ve liselerle ortak pojeler yaparak öğrencileri atölyesinde ağırlayıp, workshoplar düzenliyor. Yurt dışında fuarlara katılarak, sektör profesyonellerine İznik çiniciliğini ve İznik çinilerinin farklı kullanım alanlarını anlatıyor.

Türkiye’den İznik Vakfı Çinilerini kullanan tasarımcılar, mimarlar arasında Han Tümertekin, Emre Arolat, Zeynep Fadıllıoğlu, Murat Melkan Tabanlıoğlu, Melike Altınışık, Alper Derinboğaz, Doğan Tekeli gösterilebilir. Özellikle Mimar Han Tümertekin ile Strazburg’da gerçekleştirilen T.C. Avrupa Birliği Misyon Binaları projesi, çininin modern mimaride, dış cephe kaplaması olarak kullanımına en güzel örneklerden biridir.

Tasarım: Zaha Hadid

Zaha Hadid, Ettore Sottsass, Alberto Pinto, India Mahdavi, Leïla Menchari ve Peter Marino İznik Çinisini kullanan yabancı mimarlar arasındadır. 2016’da vefat eden ünlü Mimar Zaha Hadid’in modern çizgilerle tasarladığı siyah panosu İznik Vakfı çinileriyle üretildi.

Ettore Sottsass İznik çinilerinden etkilenerek vakfa mağara dönemindeki insanların çizdiği ilk resimlerden esinlendiği özel bir koleksiyon hazırladı. Hala duvar panoları ve karolarda bu desenler kullanılmakta.

Geçen yıl Covid-19 nedeniyle vefat eden; dünyaca ünlü moda ikonu Hermès’in tasarım ekibinde yer alan ressam, tasarımcı ve dekoratör Leïla Menchari ile Hermes vitrinlerinin İznik çinileriyle giydirilmesi projesinde birlikte çalışıldı.

Tasarım: Indıa Mahdavi

Fransa’da çalışmalarını sürdüren, iç mimar İndia Mahdavi, İznik Vakfı için özel bir masa ve vazo tasarladı. İznik Vakfı’nda tamamen el işçiliğiyle üretilen bu çalışma Lübnan’daki Carwan Galeri’de sergilendi.

Ayrıntılı bilgi için: https://www.iznik.com/tr