[Siyah Pijama] – Merve Akdağ Öner: “… salgın önlemlerinin çalışma sistemi ve ekonomisi üzerine etkileri oldukça yoğun olacak.”

Merve Akdağ Öner ve Ertunç Öner'in evdeki çalışma ortamından

Güncel çalışma koşullarında mimari üretim süreçlerinin durumunu öğrenmek amacıyla başlattığımız “Siyah Pijama” isimli araştırma bölümümüzde Epigram Tasarım Mimarlık’ın kurucu ortaklarından Merve Akdağ Öner sorularımızı cevapladı.

Bu yeni süreçle baş etmek için neler yapıyorsunuz?

Salgın sürecini Ocak’tan itibaren takip ediyor olsak da, şu an geldiğimiz koşulların oluşabileceğini tahmin etmedik. Dolayısı ile önce bir durumu kabullenme süreci geçirdik. Pandemi süreçlerinin geçmişteki etkilerini ve izlerini araştırıp günümüze nelerin yansıyabileceğini anlamaya çalıştık. Bu araştırmalarda pandemilerin kentler ve insan yaşamına getirdiği yeni boyutlar konusunda şaşırdığımı itiraf etmeliyim, bu durum yeniden umudumu yeşertti. Yeni süreci anlamlandırırken, hangi taşlardan sekerek ilerleyebileceğimiz ile ilgili yeni stratejiler geliştiriyoruz. İşlerimiz ile ilgili bol bol okumalar yapıyoruz. Molalarda meditasyon ve yoga bu dalgalı durumda esnemek ve köklenmek adına iyi geliyor. Bir taraftan da doğanın egzozsuz, insansız, minimum müdahale ile kendini yenilemesini keyifle izliyoruz.

Uzaktan çalışmaya hangi noktada karar verdiniz? Sizi bu kararı almaya yönlendiren ne oldu?

Mart ortasında yurt dışı uçuşumuz olduğu için ayın ilk haftasından sonra önlem olarak tamamen evden çalışmaya başladık. Tabii sonra uçuşlar da iptal oldu 🙂 Özellikle toplu ulaşım ve toplantılarda kendimizi yeterince rahat hissetmediğimizi fark edince bu kararı uyguladık.

Uzaktan çalışırken hangi araçları kullanıyorsunuz?

Evde yeniden bir düzenleme yaparak bilgisayar sistemini eve taşıdık. İletişim için de Zoom, Google Drive, Jitsi Meet vb. uygulamaları kullanıyoruz.

Sizin için uzaktan çalışmanın dezavantajları ve avantajları neler?

Bilgi aktarımı konusunda uzun zamandır dijital ilerliyoruz. Ancak proje geliştirme sürecinde, karşılıklı sosyal, somatik iletişimimizin olmaması fikir birliği kurulmasını yavaşlatıyor. Özellikle yarışma gibi daha özgün hedefler yolunda aynı yerde çalışamamak bazı çalışmaların yeterince evrilemeden ve tartışılamadan bilgisayar ortamına geçirilmesi ve konuşma sonrası yeniden başa sarılmasına sebep oluyor. Bu da motivasyonu ve zaman yönetimini sürekli bir güncelleme ihtiyacı doğuruyor. Yeni işleri başlatma konusunda dezavantajlı bir dönem olsa da var olan işlerimizi görünür kılmak adına daha fazla çalışmamız gerekiyor. Uzun süredir zaman ayıramadığımız ofis websitesi işlerimiz dahil… Proje yazılması ve sunulması gibi daha teknik konular, pandemi sürecinin verdiği kendini yenileme güdüsü ile birlikte oldukça kuvvetli ortaya çıkıyor. Özellikle ortak, kamusal alanların demokratik ve katılımcı olarak nasıl dönüşeceği çok gündemde ve bizim de bu konuda önemli bir altyapımız var. Bu fırsatla birkaç proje geliştirip uluslararası fonlara yazdık. Yazınsal ilerleyen konuların ortamdan oldukça beslendiğini söyleyebilirim.

Elinizde ne tür projeler (şantiye, fikir, yarışma) vardı? Projelere göre çalışma organizasyonunda nasıl değişiklikler oldu?

Epigram’daki mimari, araştırma ve tasarım projelerimiz bu dönemde daha çok yarışmalar üzerinden ilerliyor. Genel olarak yarışma yapmaya pek fırsatımız olamıyordu, karantina dönemini yarışma ekosistemini anlamak ve üzerine çalışmakla değerlendiriyoruz. Bununla birlikte, Şehrine Ses Ver ve tasarimyarismalari.com üzerinden geliştirdiğimiz işlerimiz oluyor. Şehrine Ses Ver’i daha uluslararası bir platforma çekebilmek için bazı altyapı girişimleri yapıyoruz. Bu dönemde yoğunlaşan uluslararası fonlara yeni dönemdeki ortak kullanım&kamusal alanlar araştırılmaları için yeni projeler hazırladık. tasarimyarismalari.com zaten web üzerinden ilerlediği için ona organizasyonsal etkiden çok, genel iş yavaşlatılmasının etkileri yansıdı. Uzun süredir aklımızda olup da yapma fırsatı yaratamadığımız çeşitli düzenlemelerin planlarını yaptık, onları gerçekleştirebilmeyi umuyoruz.

Şehir dışı ya da yurt dışı projeleriniz var mı? Bunlar nasıl etkilendi?

Yurt dışı ekiplerle işlerimiz var. Toplantılardan önce sunumlarımızı birbirimize karşılıklı gönderip genel akış ile ilgili fikir sahibi olmayı ve incelenmesini sağlıyoruz.

Sizce bu salgının yapı malzemeleri ve tasarım kararları üzerinde dönüştürücü bir etkisi olacak mı?

Sosyal fayda sağlamaya yönelik olan yaratıcı sektörler, toplum yaşantısını oluşturan temel duygulardan, ihtiyaçlardan ve verilerden yola çıkıyor. Yaşam tarzı ve ihtiyaçlar, yaşantının oylumlarını oluşturuyor, halkın veya mimarların yöre mimarlığını oluştururken tutunduğu ana kollardan biri oluyor… Günümüze baktığımızda, uzun yıllardır insanlar, kitlesel çalışma modelleri, yoğun kapitalist çalışma düzenleri ve süreleri ile çalışıyorlar. Böyle bir sistemde, daha önceki dönemlerden farklı olarak salgın önlemlerinin çalışma sistemi ve ekonomisi üzerine etkileri oldukça yoğun olacak. Fabrika alanlarında uygulanan açık düzenli kalabalık çalışma alanları, ortak çalışma prensiplerinin de etkisi ile artık ofislerde de uygulanıyor. Üretimin bel kemiği olan bu gibi alanlarda nasıl düzenlemeler yapmak gerekecek? Kişisel korunma önlemleri yeterli olacak mı yoksa kişiselleşebilir alanlar için de mi ayrıca tasarımlar geliştirilmesi gerekecek? Temiz açık havanın bina içi etkin kullanımı için bina ve cam cephe optimizasyonları nasıl uygulanabilecek? Daha da önemlisi, insanlar evde kişisel deneyimlerini iyileştirdikten sonra “eski” koşullarındaki çalışma alanlarında mutlu ve verimli çalışabilecekler mi? Açıkçası, günümüze ithaf edilen Toplum 5.0 ve Endüstri 5.0 devrinde kullanılan/kullanılacak siber-fiziksel sistemler ile yaratıcı disiplinlerin dünyası kesiştiğinde, önümüzdeki dönemin çok hareketli yaşanacağına inanıyorum.