ŞİMDİ VE BURADA” Sergisi Beden, Zihin ve Zaman İlişkilerini Sorguluyor!

Bugüne kadar birbirinden farklı 33 sergiyi sanatseverlerle buluşturan Anel Grup, genç sanatçıları desteklemeye devam ediyor. Anel Grup’un sanat galerisi Galeri 5, 28 Eylül 2018 tarihine kadar Dila Yumurtacı’nın “Şimdi ve Burada” adlı ilk kişisel sergisine ev sahipliği yapacak.

Sanatın toplumsal yaşam ve eğitim açısından önemini gözeterek, sanata ve kültürel faaliyetlere büyük önem veren Anel Grup’un desteklediği Galeri 5, bu kez sanatçı Dila Yumurtacı’nın kişisel sergisi “Şimdi ve Burada”ya ev sahipliği yapıyor.

“İnsan ve zamanın çalkantılı bir ilişkisi vardır. Ölümlüğün bilincinde insan akıp giden zamanla hep yarış halindedir: bedeni, bir şeyleri kaçırma korkusuyla mütemadiyen hareket halindeyken zihni ise geçmiş pişmanlıkları, özlemleri ile gelecek planları ve korkuları arasında mekik dokur. Bütün bu karmaşanın içinde insan, en derinde anın tadını çıkarmak, kendini zamana ve akışa bırakmak ister.  Peki, zamanı çizgisel ve devam eden bir kavram olarak algılayan insan için anı yaşamak ne demektir? Olmak ve yapmak hallerinin zamanla ilişkisi nedir? İnsan bu halleri bedeninde nasıl deneyimler?

Dila Yumurtacı “Şimdi ve Burada” isimli ilk kişisel sergisinde içeri/ dışarı olan, beden/ beden dışı, akan/  duran ve bilinç/bilinç dışı ikilemleri üzerinden zaman, beden ve zihin ilişkilerini sorguluyor. Bedeni hareket ederken gözlemlemek, dans kökenli sanatçının sıkça başvurduğu bir metod. Bedensel farkındalık olarak da tanımlanabilecek bu metod, bedenin estetik görüntüsünü izlemek ve incelemekten öte bir eylemi yaparken dikkati oraya yönelterek bedenin içindeki harekete ayna tutmak anlamına geliyor. Yumurtacı, “Ekstaz Hali” isimli serisinde beden hareketlerinden kendisine kalan hislerin görsel yansımalarını gözleri kapalı resmederken, “Deep Pink / Derin Pembe” isimli fotoğraf işinde izleyiciyi bedenin içinde bir yolculuğa davet ediyor. Bu eserlerde ağırlıklı olarak kullanılan pembe rengi ise kültürel kodların bizi yönlendirdiği gibi kadınlığa değil, bedenin kendisine referans veriyor.

Sanatçının “Akış” ve “Küçükken Gördüklerim” serileri ise farklı zaman algıları üzerine şekilleniyor. “Akış”  serisinde renk blokları üzerinden sarkan ipler var olduğumuz mekânlardaki zaman algımıza işaret ederken “Küçükken Gördüklerim” serisinde çocukken çektiği manzara fotoğraflarını renk blokları halinde resmediyor. Bu iki seride her bir renk öbeği zamanın zihnimizde bıraktığı izler, mekânlar haline geliyor.

Sergide beden ve zaman ilişkisi üreme, kadın ve doğun üzerinden de sorgulanıyor. Bedenin farklı yerlerinde bir yumurtaya yuva yaratmaya çalıştığı “Yumurtacı” fotoğraf serisi aynı zamanda kendi soyadına ironiyle yaklaşıyor.”

Sergi, 28 Eylül 2018 tarihine kadar ziyaret edilebilir.