(Tuna Ofis) ile IŞIĞI yakalayın!

Kış saati uygulamasının kaldırılması ile birlikte gün ağarmadan işlerimize gidiyor, karanlıkta eve dönüyoruz. Durum böyle olunca, gün ışığını yalnızca ofislerimizdeyken görebiliyoruz. Tuna Ofis’in farklı mekanlar için özel tasarlanmış mobilyaları ile hem gün ışığından maksimum düzeyde yararlanmak hem de çalışanların verimliliğini artıracak keyifli bir ortam yaratmak mümkün.

Güneşli aydınlık günlere veda edip kış mevsiminin etkilerini iyiden iyiye hissetmeye başladığımız bugünlerde, en çok konuşulan konuların başında kış saati uygulamasına geçilmemesi geliyor. Türkiye’nin Batı illerinde, özellikle trafiğin yoğun olduğu İstanbul’da, çalışanlar henüz gün ağarmadan evlerinden çıkıyor, hava karardıktan sonra ofislerinden çıkıp evlerine dönüyor. Çalışanlar adeta geceyi yaşarken, gün ışığını yalnızca ofislerde görebiliyor. Gün ışığından yeteri kadar yararlanamamanın motivasyonu düşürdüğü, hatta depresyona yol açtığı göz önünde bulundurulunca, ofislerde gün ışığını kesmeyen tasarımların ve kullanılan renklerin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.

Mobilyaları doğru konumlandırın

Günümüzün trendi açık ofisler ile birlikte, kalın duvarların yerini cam bölmeler ve paneller aldı. Bu durum ofis içi iletişimi artırdığı gibi, gün ışığından da daha çok yararlanmayı sağlıyor. Tuna Ofis’in çağdaş ofis anlayışına uygun tasarlanmış ürün gruplarıyla iş yerleri ferah ve ışığı kesmeyecek şekilde düzenlenebiliyor.

Yönetici ofisleri, toplantı odaları gibi kapalı bölümlerde ise, masanın doğru konumlandırılması ile gün ışığından maksimum düzeyde yararlanılabiliyor. Bu odalarda aydınlatmalardan destek almak, özellikle kış aylarında başvurulacak yöntemlerin başında geliyor. Dikkat edilmesi gereken nokta ise, aydınlatmaların soft ve doğal renklerden seçilmesi.

Depolamaya dekoratif çözümler

Son yıllarda metrekarelerin küçülmesiyle birlikte, mekanların maksimum düzeyde verimli kullanılması konusu giderek önem kazandı. Özellikle depolama ve arşiv için ayrılan odalardan vazgeçildi; bunların yerini ofis içinde dekorasyonla birleştirilen çözümler aldı. Ancak gün ışığını kesmemek için, depolama alanlarının pencerelerden uzak konumlandırılması gerekiyor. Eğer böyle bir imkan yoksa, pencere seviyesinin altında kalan boyutlardaki ürünler ile ortamın ışığı korunabiliyor.

Tuna Ofis, çalışma alanlarında dingin bir atmosfer yaratan ve trafik, gürültü, karanlıkta işe gidip gelme gibi olumsuz etkileri üzerimizden atmamıza yardımcı olan soft ve nötr renklerin kullanımını öneriyor. Dinlenme alanlarındaki sofalar ise çarpıcı renkleri ve sıra dışı tasarımlarıyla çalışanların keyfini yerine getiriyor.  


Tuna Ofis:
“Bugünün ofis yaşamı, bugünün tasarımı” mottosuyla fark yaratan tasarımlar sunan Tuna Ofis, 1970 yılında Tuna Çelik markasıyla İstanbul’da kuruldu. 1982 yılında şirketin ulusal bir marka olma kararının bir yansıması olarak Ankara’daki ilk showroom hizmete girdi. Türkiye’de ofis mobilyaları sektöründe tek yabancı ortaklı kuruluş olan Tuna Ofis, 1992 yılında İsviçre’nin en köklü şirketlerinden Girsberger Holding AG ile ortaklığa giderek ofis koltuğu üretimine başladı. Bugün Tuna Girsberger, yılda yaklaşık 70 bin adet koltuk üretiyor.

Tuna Ofis’in Silivri-Kınalı’da bulunan ve toplam 55 bin metrekare kapalı alanda faaliyet gösteren üretim tesislerinde ahşap ve metal üretim hattı, toz boya tesisi, sofa ve koltukların üretildiği döşeme hatları, cilahane bölümleri bulunuyor. Tesisin metal bölümü yılda 120 bin adet işlenmiş parça, ahşap bölümü ise 900 bin metrekare ahşap işleme kapasitesine sahip. Modern cila tesislerinde ise elektrostatik toz boya hattında 180 bin metreküp alüminyum, sac işleme ve arıtma yapılıyor. Tuna Ofis, bugün İstanbul Altunizade, Silivri’nin yanı sıra Ankara, İzmir ve Riyad’ta bulunan showroom’larıyla hizmet veriyor.