[Proje]: Gaziosmanpaşa Meydan Kütüphanesi

Proje Adı: GAZİOSMANPAŞA MEYDAN KÜTÜPHANESİ 
İSTANBUL, 2025
Mimari/
İç Mimari/Peyzaj Mimarisi: LOT STUDIO MİMARLIK
Mimari Proje Ekibi: ERKAN AKAN

İşveren: GAZİOSMANPAŞA BELEDİYESİ
Fotoğraf: EGEMEN KARAKAYA, GAZİOSMANPAŞA BELEDİYESİ

Gaziosmanpaşa’daki mevcut meydanı yeniden gündelik yaşama kazandırmayı amaçlayan Meydan Kütüphanesi, LOT Studio Mimarlık imzası taşıyor. Dairesel kütlesi, hafif çelik taşıyıcı sistemi ve meydanın yaya hareketleriyle kurduğu ilişki üzerinden şekillenen projeyi ofis şöyle anlatıyor:

“Gaziosmanpaşa’nın yoğun kent dokusunda açık ve kamusal alanlar oldukça sınırlıdır. Zemin altında otopark bulunan proje alanı; meydan niteliğine rağmen sert zemin ağırlıklı yapısı, parçalı peyzaj düzenlemesi ve sınırlı kullanım olanakları nedeniyle atıl kalmıştır. Proje alanı bitişiğindeki cami, çevresindeki konutlar ve farklı yönlerden gelen yaya hareketleri ise alanın kamusal potansiyelini güçlendirmektedir. Proje, bu işlevsiz kent boşluğunu yeniden gündelik yaşama katacak kamusal bir odağa dönüştürmeyi amaçlar. Bölgedeki nitelikli çalışma alanı ihtiyacı, genç nüfus da göz önünde bulundurularak kütüphane ile sosyal alan işlevlerinin birlikte ele alınmasının önünü açmıştır.

Yapı, altındaki otoparka ek yük getirmemesi amacıyla hafif çelik taşıyıcı sistemle tasarlanmıştır. Kütle, otoparkın taşıyıcı sisteminin merkezine yerleştirilerek yüklerin dengeli biçimde aktarılması sağlanmıştır. Yapının dairesel formu, meydanın farklı yönlerinden algılanmasını ve erişilmesini sağlayarak teknik gereklilikleri görünür ve kolay ulaşılabilir bir kamusal odak oluşturma hedefiyle birleştirir.

Dairesel plan şeması, çocuk oyun alanı ile yoğun kullanılan muhtarlık yönüne referans veren iki ayrı girişle bölümlenmiştir. Bu girişler, yapıyı daha geniş bir alana yayılan kütüphane ile onu tamamlayan kafeterya ve sosyal alan olmak üzere iki temel işleve ayırır. İki program arasında mekânsal ve akustik eşik oluşturan girişler; sessiz çalışma alanı ile hareketli sosyalleşme alanını birbirinden ayırırken dinlenme, yeme-içme ve çalışma işlevlerinin birbirini tamamlamasını sağlar.

Meydandaki 3–3,5 metrelik kot farkı ve park girişlerine sınırlı müdahale edilmesi, açık alan dolaşımını belirlemiştir. Meydanı S biçiminde kat eden yaya rotası kafeterya önünden geçirilerek hareketli kamusal dolaşım sosyal alanla ilişkilendirilmiş, kütüphane ise yoğun yaya hareketinden uzaklaştırılmıştır. Yumuşak peyzaj düzenlemesiyle sert zemin etkisi azaltılmış, yapı parkın dolaşımına katılan bir kamusal eşik hâline getirilmiştir.

Sessiz ve hareketli programların ayrımı cephe karakterine de yansıtılmıştır. Aynı modülasyon dilinden türeyen cephe sistemi, kütüphane tarafında masif, metal mesh ve boş çerçevelerden oluşan çok katmanlı bir kabuk olarak kullanılmıştır. Bu katmanlar doğal ışığın içeri süzülmesine izin verirken dışarıdaki hareketi filtreleyerek kullanıcıların görsel dikkatinin dağılmasını sınırlamaktadır. Böylece çalışma alanları dış çevre ve yeşil doku ile ilişkisini koruyan, ancak ihtiyaç duyulan odaklanma koşullarını sağlayan bir kabukla çevrelenir.

Kafeterya cephesinde ise aynı modülasyon sistemi bir gölgeleme ve saçak elemanına dönüşür. Saçağın altında oluşan yarı açık kullanım alanı, uygun hava koşullarında kafeteryanın dış mekâna taşmasına olanak verir. Bu alan yapının kullanım kapasitesini artırırken meydandaki yaya hareketini besleyen bir açık hava buluşma noktası oluşturur. Böylece cephe, yalnızca yapıyı çevreleyen bir sınır olmaktan çıkar; sessiz tarafta filtre, hareketli tarafta ise kamusal yaşamı dışarı taşıyan bir gölgelik olarak çalışır.

Dairesel geometrinin standart mobilya sistemleriyle çözülmesindeki güçlük, yapının mimarisi ile iç mekân tasarımının birlikte ele alınmasını gerekli kılmıştır. Kütüphane için yapının geometrisine uyum sağlayan özel mobilyalar ve çalışma birimleri tasarlanmıştır. İç mekân organizasyonu, girişteki karşılama ve danışma biriminden başlayarak kitaplık alanlarına, buradan da cephe boyunca yerleşen çalışma hücrelerine doğru kademeli bir düzen içinde ilerler. Farklı kullanıcı sayılarına göre biçimlenen çalışma hücreleri, doğal ışıktan yararlanacak şekilde dış çeperde konumlandırılmıştır.

Kitap arayan kullanıcıların dolaşımı ile uzun süreli çalışma alanlarının birbirine karışmaması, kütüphanenin temel iç mekân kararlarından biridir. Kitaplıklar ve hareketli dolaşım iç bantta toplanırken çalışma alanlarının dış çepere yerleştirilmesiyle kullanıcıların arka plandaki hareketten etkilenmeden çalışabilmeleri sağlanmıştır. Cephe boyunca dışarı yönelen çalışma düzeni, kullanıcıların gün ışığı ve peyzajla ilişki kurmasına olanak verirken katmanlı cephe sistemi bu ilişkiyi kontrollü hâle getirmektedir. Akustik tavan uygulaması mekândaki ses yayılımını azaltırken ışınsal biçimde yerleştirilen aydınlatma elemanları da dairesel planın merkezî düzenini iç mekânda görünür kılar.

Yapının eğrisel formunu takip edebilmesi amacıyla cephede ince doğal taş kaplama tercih edilmiştir. Koyu ve gül kurusu tonlarındaki iki farklı taş kullanımı, yapının bütüncül malzeme dilini korurken farklı yüzeylere derinlik ve ritim kazandırır. Eğrisel mimari dil; cephe kaplamalarından sabit mobilyalara, kitaplık sistemlerinden aydınlatma düzenine kadar yapının farklı ölçeklerinde sürdürülerek dış mekân ile iç mekân arasında süreklilik kurulmuştur.

Meydan Kütüphanesi, zemin altı otoparkının üzerinde atıl kalan sert zemini, çalışma ve sosyalleşme işlevlerini bir araya getiren erişilebilir bir kamusal odağa dönüştürmektedir. Kütüphane, evlerinde uygun çalışma ortamına sahip olmayan çocuklar ve gençler için nitelikli bir etüt alanı sunarken kafeterya, açık kullanım alanları ve parkla kurulan ilişki meydanın farklı yaş grupları tarafından gün boyunca kullanılmasını destekler. Ortalama 700–1.000 ziyaretçiyi ağırlayan yapının kullanım yoğunluğu, kapalı çalışma alanlarına duyulan ihtiyacın arttığı kış aylarında daha da yükselmektedir. Yapının ve işletmenin alana kazandırdığı sürekli kullanım ile gece aydınlatması, daha önce kullanılmayan meydandaki güvenlik algısını da güçlendirir.

Sonuç olarak proje, yalnızca bir kütüphane yapısı tasarlamakla yetinmez; mevcut bir kent boşluğunu yeniden tanımlayarak öğrenme, dinlenme, karşılaşma ve sosyalleşme eylemlerini aynı kamusal çevrede buluşturur. Meydanın merkezinde yer alan dairesel yapı, çevresindeki farklı hareketleri kendine çeken ve yeniden meydana dağıtan bir odak olarak çalışır. Böylece işlevini yitirmiş bir sert zemin, mahallelinin gündelik yaşamına katılan, kullanıcıları tarafından benimsenen ve çevresindeki kamusal hayatı dönüştüren yaşayan bir meydana dönüşür.”

This slideshow requires JavaScript.

Statik Projesi: Project Mühendislik
Mekanik Projesi: Vizart Mühendislik
Elektrik Projesi: Vizart Mühendislik
Çelik Projesi: Project Mühendislik


Kaba Yapı

  • Ytong

Cephe

  • Thin Stone

Mekanik

  • Siemens

Aydınlatma

  • Akay Aydınlatma

Bitirme İşleri

  • Bien
  • VitrA

Islak Hacim

  • E.C.A.
  • VitrA