Ece Ağırtmış’ın “Wild Tales” Sergisini (Pilot Galeri)’de Görmek için Son Gün 4 Nisan!

Employee of the Month, 2026

Pilot Galeri, Ece Ağırtmış’ın Wild Tales başlıklı kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. 3 Mart 2026’da açılan sergiyi ziyaret etmek için son gün 4 Nisan 2026 Cumartesi.


“Wild Tales”
Sergi

Sanatçı: Ece Ağırtmış
Tarih: 2 Mart 2026 Salı – 4 Nisan 2026 Cumartesi
Yer: Pilot Galeri, Sıraselviler Caddesi, Beyoğlu/İstanbul


Wild Tales, “hayatın jungle’ı”metaforu üzerinden büyüme sürecini, insanın doğayla kurduğu çelişkili ilişkiyi ve yetişkinliğin görünmez bubi tuzaklarını ele alıyor. Ağırtmış, bu sergide insan figürünü doğrudan kullanmak yerine, masal ve fabllardaki gibi hayvan temsilleri aracılığıyla bir anlatı kuruyor. Hayvanlar burada yalnızca doğadaki varlıklar değil; bireyin büyürken, iş hayatına atılırken, toplumla temas ederken ve kendi sınırlarıyla yüzleşirken karşılaştığı deneyimlerin simgesine dönüşüyor.

This slideshow requires JavaScript.

Serginin tanıtım metni ise şöyle: 

“Masallar her zaman bir ders içerir; ancak çocuklukta masum görünen bu anlatıların çoğu, büyüdükçe daha sert ve karmaşık anlamlar kazanır. Tıpkı hayatın tuzaklarını ancak deneyimle fark edebilmemiz gibi. Ağırtmış’ın kurduğu bu dünya, masalsı bir yüzeyin altında rekabet, performans, hayatta kalma ve aidiyet meselelerini görünür kılar.

Sergide yer alan Time to Grow Up, guguklu saat formu üzerinden çocukluk ile yetişkinlik arasındaki eşiği kurgular. Katmanlı yüzeyi ve ev içi dekoratif diliyle güvenli bir iç mekân hissi yaratırken, doğanın temsilleri bu alanın içine sızar. Saatten çıkması beklenen kuş artık yerinde değildir; kısmi göç eden ispinoz uçmuştur. Zaman yalnızca akıp gitmez, aynı zamanda büyümeye zorlar.

Time to Fly Away ise bu anlatıyı mekâna taşır. Guguklu saatin çatı kısmından çıkmış gibi konumlanan büyük kuş, tavandan asılı formuyla özgürlük, kopuş ve kaçış ihtimalini fiziksel bir harekete dönüştürür. İç mekân ile doğa arasındaki sınır burada askıda kalır.

The Ugly Duckling, dev bir puzzle yüzeyinde yeniden kurulan bir masal anlatısıdır. Kompozisyonda yer alan anne ördeğin yavruları için yüzeyde boşluklar bulunurken, üçüncü yavru için hiçbir yer tasarlanmamıştır. Aidiyet, eksiklik ve dışlanma meselesi burada yalnızca ‘eksik parça’ üzerinden değil, baştan tanımlanmamış bir alan üzerinden sorgulanır; ait olunacak yerin hiç var olmamış olma ihtimali görünür hâle gelir.

Employee of the Month, orman metaforu üzerinden çalışma kültürünü ele alır. Yaprak kesen karıncalar çalışkanlıkla özdeşleşmiş figürlerdir; ancak burada doğanın düzeni ile performans ve ödül sistemi arasında bir paralellik kurulur. Doğal görünen rekabet, insanın kurduğu sistemlerin bir yansımasına dönüşür.
Play & Prey ile güç ilişkileri ve av–avcı dinamiği görünür hâle gelirken, The Load başlıklı iş, büyümenin taşıdığı fiziksel ve sembolik ağırlıkları merkezine alır. Antik oyuncaklardan ilham alan bu çalışmada, tekerlekli üç araç üzerinde yer alan tuvallerde bir filin üç farklı yaşam dönemi görülür: yavru, ergen ve yetişkin. Her filin ipine bağlanan ahşap topların ağırlığı, o dönemdeki fiziksel kütleyi temsil ederken, aynı zamanda büyüdükçe hayatla birlikte taşıdığımız yüklerin metaforuna dönüşür. Oyuncak formu çocukluk ve oyun hissini hatırlatırken, artan ağırlık zamanla gelen deneyimleri ve sorumlulukları düşündürür. Çalışma, büyümenin hem hafif hem de ağır yanlarını bir arada ele alır.

Sergide yer alan Good Luck ise doğanın ve sembolik imgelerin ev içine taşınmasını dekoratif bir unsur olarak değil, psikolojik bir yüzleşme alanı olarak ele alır. Oyun hissini çağrıştıran yüzeyin altında, yetişkinliğe eşlik eden beklenti, şans, risk ve kontrol arayışı gibi kavramlar belirir.

Sergide ayrıca sanatçının önceki dönem üretimlerinden seçilen işler, Elements to Make a Home, Rocking Horse, You Are More Than You Know, Tagged but Untamed, bu yeni anlatıyla diyaloğa girerek ‘ev’, güvenlik, hafıza ve aidiyet temalarını genişletir.

Ağırtmış’ın pratiğinde doğa bir peyzaj değil; büyümenin, iş hayatının, deneyimlerin ve toplumsal ilişkilerin metaforudur. İnsan doğadan uzaklaşmak için evler inşa etmiş, ardından doğayı bu evlerin içine kopyalamıştır: guguklu saatler, orman desenli duvar kâğıtları, egzotik halılar, ahşap mobilyalar… Ancak bu yapay doğa huzurdan çok insanın kendi içsel mücadelesini hatırlatır. Çocuklukta güvenli ve masalsı görünen orman, yetişkinlikte çıkışı zor bir labirente dönüşür.

Wild Tales, masumiyet ile tehdit, oyun ile hayatta kalma, hafiflik ile ağırlık arasındaki ince çizgide konumlanır. Sergi, izleyiciyi kendi ‘jungle’ıyla yüzleşmeye ve büyümenin hem oyun hem mücadele içeren doğasını yeniden düşünmeye davet eder.”

Wild Tales, 2026

Ayrıntılı bilgi için: www.pilotgaleri.com