[Söyleşi]: Ahmet Güleç ile “Furnishings & Design Istanbul”un Yolculuğu ve Gelecek Hedefleri Üzerine

Furnishings & Design Istanbul

Türkiye’nin mobilya ve iç mekân tasarımı alanında küresel ölçekte ses getirmeyi hedefleyen Furnishings & Design Istanbul (FDI), bu yıl 25-27 Eylül tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde ikinci kez kapılarını açmaya hazırlanıyor.

Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) tarafından hayata geçirilen ve tasarımı merkeze alan bu fuar, yalnızca üretimi değil; tasarımın kültürel, deneyimsel ve yenilikçi boyutlarını da görünür kılmayı amaçlıyor. FDI’ın vizyonunu, ilk yılının kazanımlarını ve bu yıl fuarda öne çıkacak yenilikleri MOSFED Başkanı Ahmet Güleç ile konuştuk.

FDI’ın kuruluş amacı nedir?

MOSFED Başkanı Ahmet Güleç

Ahmet Güleç: Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) tarafından hayata geçirilen Furnishings & Design Istanbul (FDI) Türkiye’nin mobilya başta olmak üzere iç mekân ekosisteminin tamamını kapsayan tek tasarım fuarıdır. Çok katmanlı yapısı, fuarcılığa yeni bir bakış getiren konsepti ile dikkat çekmektedir. Biz Furnishings & Design Istanbul’u (FDI) kurarken temel hedef olarak, Türkiye iç mekân ekosisteminin küresel ölçekte tasarımla, inovasyonla ve sürdürülebilirlikle anılmasını belirledik. Çünkü artık sadece üretim kapasitesiyle değil, yaratıcı gücüyle, tasarıma kattığı kültürel değerle ve inovatif yaklaşımıyla fark yaratan bir sektör istiyoruz. Kaldı ki tüm dünyaya baktığımızda tüketiciler de bunu istiyor. İşte FDI, bu vizyonu hayata geçirecek bir bakış açısıyla konumlandırıldı. Tasarımı sadece biçimden ibaret görmeyen; düşünce, deneyim ve kültür boyutlarını da kapsayan bir anlayışla kurguladık. İlk yılımızda yakaladığımız başarıyla da ne kadar doğru bir hamle yaptığımızı görmüş olduk.

FDI, yalnızca bir fuar değil, aynı zamanda bir bilgi ve deneyim paylaşım noktası olarak da ilk yılından itibaren hedeflerine ulaşmış oldu.

2024’te FDI ilk kez hayata geçirildi ve 26 farklı ülkeden ziyaretçiyi ağırladı. Sizce bu ilk yıl organizasyonun hangi yönleriyle öne çıktı? Sizi şaşırtan anlar veya sonuçlar oldu mu?

A.G.: FDI’ın henüz ilk yılında, klasik bir fuarın çok ötesine geçen bir deneyim sunduk. Tasarımı yalnızca sergilemekle kalmayıp, tartışmak, düşünmek ve yeniden üretmek üzerine kurulu bir platform oluşturduk. Genellikle fuarların ilk yılı bir tür ön gösterim ve deneme süreci gibi algılanır. Ancak bizim Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı’ndan edindiğimiz deneyim, FDI’ın ilk yılında oldukça yetkin ve iddialı bir organizasyon sunmamızı sağladı.

Uluslararası ziyaretçiler, tasarım teması nedeniyle içeriği büyük bir ilgi ve merakla takip etti. Bilindiği üzere FDI’a katılım belli kriterlere bağlı olarak şekillendirildi. Özgün tasarım üretmek ve tasarımcılarla birlikte çalışıyor olmak başlıca koşullardandı. Katılımcı markalar, önemli isimlerden oluşan Tasarım Komitesi’nin denetimiyle belirlendi. Bu sayede sergilenen ürünler belirli bir tasarım çizgisinin üzerinde, nitelikli ve vizyoner işlerdi. Dahası, sektörümüzde yerleşmesini arzuladığımız ve bunun için büyük çaba sarf ettiğimiz eko-tasarım ve döngüsel ekonomi ilkelerini de bünyelerinde barındırıyorlardı. Bu durum hem yerli hem de yabancı ziyaretçileri oldukça etkiledi.

Ayrıca bu kurguya eşlik eden ve üç güne yayılan panel oturumları, deneyim aktarımı söyleşileri, genç yeteneklere alan açan özel sergi bölümleri ve fuarın merkezden çevreye yayılan dairesel yapısı, FDI’ın vizyonunu ve felsefesini anlatmakta son derece etkili oldu. FDI, yalnızca bir fuar değil, aynı zamanda bir bilgi ve deneyim paylaşım noktası olarak da ilk yılından itibaren hedeflerine ulaşmış oldu. Özellikle “D2B” alanı büyük fark yarattı. Tasarımcılarla üreticileri buluşturan bu özel alan, dünyadaki yeni yönelimlere göre yol almak isteyen üreticilerimiz için önemli işbirlikleri ve tanışmalara zemin hazırladı.

Furnishings & Design Istanbul

FDI’ı ziyaret eden kitleye baktığınızda öne çıkan ilgi alanları ya da eğilimler neler oldu? Hangi sektörlerden daha fazla ilgi gördünüz?

A.G.: Tasarımı odağımıza aldığımız için çok çeşitli bir ziyaretçi profili yakaladık. Bu noktada iç mimarlardan otel zincirleri yöneticilerine, büyük proje geliştiricilerden tasarımcılara kadar iç mekân ekosistemiyle ilgilenen farklı alanlardan birçok profesyonelin katılım oldu. Fuar boyunca ilginin özellikle tasarımı merkezine alan, kullanıcı deneyimine ve sürdürülebilirliğe önem veren markalara yöneldiğini gördük. Öne çıkan çözümler arasında mobilya, aydınlatma, iç mekân aksesuarları ve yeni nesil modüler mobilya çözümleri gibi başlıklar yer aldı.

Tüm bu çalışmaların temel amacı; Türkiye’nin tasarımla katma değerini artırmasına katkı sunmak, endüstrinin kalbine tasarım odaklı bir bakış açısını taşımak ve bu yeni yaklaşımın doğuracağı marka ve ürünleri dünyaya açmak.

Bu yıl içerikte ya da yapısal olarak ne gibi değişiklikler ve geliştirmeler yapıldı? Katılımcı ya da ziyaretçi açısından öne çıkan farklılıklar var mı?

A.G.: 2025 yılı için FDI’ı içerik ve yapısal açıdan önemli ölçüde büyüttük ve zenginleştirdik. En somut değişikliklerden biri, fuar alanımızın 10.000 metrekareye çıkarılması oldu. Bu yıl FDI’da daha fazla marka, özgün ürünleriyle yer alacak. Ayrıca zengin içerikli programımızla, çok katmanlı bir estetik ve kültürel deneyim sunmayı hedefliyoruz. Fuar alanının mimari tasarımı, paydaşımız Demirden İlio tarafından hazırlanıyor.

FDI Talks oturumlarımız, geçen yıla göre daha zengin bir içerik ve kurguya sahip. Sürdürülebilirlikten inovasyona, tasarımdan üretim modellerine kadar birçok başlık, entelektüel düzlemde ele alınacak şekilde planlandı. Design Circle ve New Horizon Exhibition gibi küratoryal alanlarımızda, farklı disiplinlerden gelen tasarımcıların işleri yer alacak. Bu alanlar, tasarımı yalnızca biçimsel değil, aynı zamanda düşünsel bir zemin olarak tartışmaya açacak.

Bu yıl ayrıca fuar bünyesinde özel sergileme köşeleri de oluşturduk. Bunlardan biri, meslekte 50. yılını dolduran Türkiye’nin önemli markalarından birinin tarihsel yolculuğuna ev sahipliği yapacak. Tasarımcıların yalnızca bu fuar için özel olarak tasarladığı, çeşitli markaların ise üretimini üstlendiği ürün ve konseptlerin sergileneceği özel bölümler de planlandı. Bu ürünler, yalnızca FDI’da görülebilecek nitelikte olacak.

Tüm bu çalışmaların temel amacı; Türkiye’nin tasarımla katma değerini artırmasına katkı sunmak, endüstrinin kalbine tasarım odaklı bir bakış açısını taşımak ve bu yeni yaklaşımın doğuracağı marka ve ürünleri dünyaya açmak. İnanıyorum ki bu yaklaşımı, ikinci yılımızda çok daha güçlü bir şekilde sunacağız. Kısacası hem içerik hem de deneyim açısından daha zengin ve ilham verici bir FDI kurguladık. Ve en önemlisi, bu yıl FDI’a dünyanın önde gelen yabancı satın almacılarını ve kontrat proje sahiplerini kazandırmak adına yoğun bir çalışma takvimi yürütüyoruz. D2B alanımızın yanı sıra, B2B alanlarımızın da yabancı satın almacı ağırlıklı bir yapıda kurgulanması “tasarımla büyüyen Türkiye” vizyonumuza güçlü katkı sağlayacak. Bu doğrultuda çalışmalarımız kararlılıkla devam ediyor.

Furnishings & Design Istanbul

Tasarım etkinlikleri iş dünyasının gerçeklerinden kopuk olabiliyor, bu yüzden çoğu zaman sektörün tüm paydaşlarını buluşturamıyor. Sonuç olarak da yıllar içinde çok iyi başlayan ama sürdürülemeyen pek çok tasarım etkinliği oldu. FDI, fuar olarak düşünülmüş ama etkinlik programından fuar yerleşimlerine kadar tüm aşamaları tasarlanmış bir organizasyon. MOSFED üyeleri sonuçtan memnun mu? Ve bu etkinliğin gelişerek sürdürülmesi için hedefleri var mı?

A.G.: Furnishings & Design Istanbul akademisyenler ve deneyimli sektör temsilcilerinden oluşan Tasarım Komitesi’nin yönlendirmeleriyle şekilleniyor. Bu yüzden ziyaretçilerine güncel, nitelikli ve özgün içerikler sunabiliyor. Her aşaması, kullanıcı deneyimini ve işlevselliği merkeze alan bir yaklaşımla kurgulandığı için de MOSFED üyeleri bu yapıdan son derece memnun. Çünkü katılım gösteren firmalar, yalnızca ürünlerini sergilemiyorlar; aynı zamanda markalarını konumlandırıyorlar, tasarım değerlerini anlatıyorlar. FDI’ı uzun vadeli bir organizasyon olarak kurguluyoruz ve ihracatta önemli bir gücümüz olmasını istiyoruz. Bu sürdürülebilirliği sağlamak için ulusal ve uluslararası ölçekte güçlü bir stratejiyle ilerliyoruz.

Furnishings & Design Istanbul

FDI’a gelen ziyaretçilerin, yalnızca fuarı değil, İstanbul’u da bir tasarım deneyimi olarak yaşamasını istiyoruz.

FDI, İstanbul’u tasarım dünyasında nasıl konumlandırıyor? Sizce İstanbul’un özgün tasarım dili, küresel sahnede nasıl algılanıyor?

A.G.: İstanbul’u, tarihi derinliği, kültürel çeşitliliği ve çağdaş üretim gücüyle zaten başlı başına bir tasarım metropolü olarak değerlendirmek mümkün.
FDI ise bu güçlü potansiyeli görünür kılan, şehrin tasarımdaki birikimini uluslararası sahneye taşıyan etkili bir platform olarak konumlanıyor.
Fuar kapsamında sergilenen mobilya ve dekorasyon ürünleri yalnızca estetik bir değer sunmakla kalmıyor; aynı zamanda coğrafyaya, geleneğe ve kültüre dair çok katmanlı bir anlatı da barındırıyor. İstanbul’un Doğu ile Batı’yı, gelenek ile moderni buluşturan eşsiz yapısı, FDI’da kendine özgü bir sentez olarak hayat buluyor.

Biz, bu zenginliği dünyadaki benzer örneklerde olduğu gibi İstanbul’u da bir “tasarımda buluşma noktası” haline getirecek bir vizyonla ele alıyoruz. FDI’a gelen ziyaretçilerin, yalnızca fuarı değil, İstanbul’u da bir tasarım deneyimi olarak yaşamasını istiyoruz. Şehrin ilham veren tarihsel dokusu, yaratıcı enerjisi ve entelektüel duruşuyla katılımcılar ve ziyaretçiler üzerinde unutulmaz bir iz bırakmasını hedefliyoruz. Dönüşlerinde yalnızca FDI’ı değil, İstanbul’u da anlatmalarını, şehrin özgün tasarım diliyle kurduğu bu bağı paylaşmalarını önemsiyoruz.

Furnishings & Design Istanbul

FDI yurt dışında da bu iletişimi sürdürecek mi? Yabancı katılımcılar veya ziyaretçiler olacak mı? İstanbul tasarım ruhunu, kimliğini yurtdışına tanıtmak için yapılan çalışmalar var mı?

A.G.: Uluslararası iletişim bizim için oldukça önemli. Bu yıl da yabancı ziyaretçilerin sayısını artırma ve alıcılarla buluşturma için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Amacımız, FDI’ı yalnızca Türkiye’nin değil, bölgenin en prestijli tasarım etkinliği haline getirmek ve ihracat gücümüzü artırmak.

Katma değerli üretim, katma değerli ihracat ve globalde güçlü marka konumlandırma ancak tasarımla, inovasyonla ve sürdürülebilirlik tarafındaki ufuk açıcı yaklaşım ve çözümlerle mümkün olabilir.

FDI, Türkiye’de tasarım kültürünü geliştirme konusunda nasıl bir yapı oluşturmayı amaçlıyor? Özellikle “FDI D2B”, “FDI Design Circle” ve “FDI New Horizon Exhibition” bölümlerinin rolleri nedir?

A.G.: Bu bölümler FDI’ın kültürel misyonunun temel parçaları aslında. FDI D2B (Designer to Business): Genç ve bağımsız tasarımcıların, firmalarla birebir bağlantı kurmasını sağlıyor. Bu sayede yeni işbirlikleri, ürün geliştirme süreçleri ve istihdam olanakları yaratılıyor. FDI Design Circle ise sektörde öne çıkan tasarım odaklı markaların, mekânsal olarak deneyimlenebileceği alanlar sunuyor. FDI New Horizon Exhibition, henüz sektöre adım atmamış genç tasarımcıları ve öğrencileri sahneye çıkarıyor. Bütün bu özel alanlar temelde güçlü, birbiriyle konuşan, paylaşan ilerleten bir tasarım ekosistemi yaratmayı, endüstrinin kalbine bu birikimi taşımayı ve yeni bir vizyoner duruşun Türkiye sanayi sektöründe oluşmasını hedeflemektedir. Çünkü unutulmaması gereken temel şey katma değerli üretim, katma değerli ihracat ve globalde güçlü marka konumlandırma ancak tasarımla, inovasyonla ve sürdürülebilirlik tarafındaki ufuk açıcı yaklaşım ve çözümlerle mümkün olabilir.

Furnishings & Design Istanbul

Sizin için tasarım ve sürdürülebilirlik odaklı katma değer yaratma sürecinin önündeki zorluklar neler? FDI’ın bu zorluklara karşı stratejileri nedir?

A.G.: En büyük zorluk aslında yapılan çalışmaların sürdürülebilirliğini sağlamak. Burada bahsettiğim sürdürülebilirlik, sadece bir üretim tekniği değil; bir değerler bütünü. Tabii bu dönüşüm zaman alıyor. Ayrıca nitelikli tasarımı çoğu zaman yüksek maliyetli gören bir bakış açısı mevcut, onu da değiştirmemiz gerekiyor. FDI içerdiği tüm parçalarıyla sektörel bir farkındalık oluşturuyor. Gerçekleştirdiğimiz eğitim programları, paneller ve işbirlikleriyle bir dönüşüm yaratıyor ve bunun da sektörümüzün geleceğine ışık tutmasını istiyoruz.

Beş yıl sonra FDI’ı nerede görüyorsunuz? Bugünden bakıldığında bu organizasyonun kültürel, ekonomik ve sektörel hafızada karşılığını nasıl tahayyül ediyorsunuz?

A.G.: FDI’ın önümüzdeki beş yıl içerisinde Avrupa’nın en özgün ve etkili tasarım fuarlarından biri olarak konumlanması en büyük arzumuz. Tabii bununla birlikte Türkiye’nin tasarım vizyonuna yön vererek, yerli markaların da FDI aracılığıyla dünyaya açılmasını istiyoruz.

Furnishings & Design Istanbul hakkında ayrıntılı bilgi için: fdistanbul.com