[Mimarlığı Destekleyenler]: Kalebodur

Neslihan İmamoğlu, Pelin Özgen Piker. Fotoğraf: Sahir Uğur Eren

Yapı sektörünün önde gelen temsilcileri ile mimari üretime ve mimarlık kültürüne katkı veren projelerinin arka planına baktığımız Mimarlığı Destekleyenler söyleşi dizisi kapsamında Kalebodur’un mimarlık kültüründeki yerini, mimarlık kültürüne katkılarını Kaleseramik İletişim ve Atölye Kale İş Birim Müdürü Pelin Özgen Piker ile konuştuk. *

Yaşam alanlarına hatta hayata anlam katma noktasında mimarlık mesleğini çok önemli ve değerli buluyorum.

Neslihan İmamoğlu: Kalebodur, gerek “Kalebodurla Mimarlar Konuşuyor”, “Mimarlara Bülten”, “Mimarın Mutfağında”, “Kalebodur ile Mimarlık” gibi kendi projeleriyle gerek sponsor, destekçi olarak konumlandığı “Açık Mimarlık”, “Salt Mimarlık ve Tasarım Arşivi” gibi projelerle mimarlık kültürüne uzun yıllardır katkı sağlıyor. Üretim alanınız, hizmet verdiğiniz sektör gereği de sürekli mimarlarla, tasarımcılarla iletişim halindesiniz. Sizin için mimarlık ne gibi bir anlam taşıyor?

Pelin Özgen Piker: Mimarlık, her şeyden önce yaşam alanlarını, estetik değerler ile birleştiren ve mekâna form veren bir sanat. Yaratıcılığın özgürce ortaya çıkabildiği bir alan olmasının yanında, güzel sanatlar ve tasarım gibi alanlarla iç içe olan bir disiplin. Mimarlık mesleği içerik ve kapsam olarak hem çizgi hem de tasarlama ve yaratma dillerine hakimiyet kuruyor. Aynı zamanda nesnelere farklı açılardan bakma, bir şeyi sıfırdan oraya çıkarma ve belki de en önemlisi hayalleri somut gerçekliğe dönüştürme imkânı veriyor. Bu nedenle mimarlığı; özelde yaşam alanlarına, genelde ise; sokağa, mahalleye, şehre hatta dünyaya sanatsal bir dokunuş olarak görüyorum. Haliyle bu mesleğin sanatçıları da mimarlar oluyor. Bu nedenle yaşam alanlarına hatta hayata anlam katma noktasında mimarlık mesleğini çok önemli ve değerli buluyorum. Çünkü, onların sanatsal dokunuşları sayesinde dünya çok daha büyüleyici bir mekâna dönüşüyor.

Bizler de faaliyet alanlarımız itibariyle bu meslek grubu ile daima iç içeyiz. Kaleseramik çatısı altında Kalebodur markasıyla, bir yandan geliştirdiğimiz ürün ve teknolojilerle mimarların yaratıcılıklarına destek olurken, diğer yandan farklı sosyal sorumluluk projelerimizle mimarlık kültürüne katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Türkiye’de adı seramik karo ile özdeşleşen, 65 yıllık köklü geçmişe sahip bir marka olmanın sorumluluğuyla; akademik süreçler dahil, farklı platformlarda sürdürülebilir projeler üretiyoruz. Kalebodur ile gerçekleştirdiğimiz sosyal sorumluluk projeleri ve sponsorluklarla hem Türkiye’deki çağdaş mimarlığın gelişimine destek oluyor hem de mimarlığın daha fazla kesime ulaşmasına katkı sağlıyoruz.

Pelin Özgen Piker. Fotoğraf: Sahir Uğur Eren

Bir tarafta geliştirdiğimiz ürün ve teknolojilerle mimarların yaratıcı çalışmalarının önünü açarken, diğer yandan da sosyal sorumluluk projelerimiz ve sponsorluklarla mimarlık kültürünün gelişimine destek oluyoruz.

N.İ.: Mimarlık kültürüne katkı sunduğunuz projelerinizi incelediğimizde bu projelerin bütüncül bir bakış açısına sahip olduğunu, günceli takip ettiğini, sürekli-sürdürülebilir olduğunu, çoğu zaman öncü bir rol üstlendiğini görüyoruz. İlk madde ile başlayalım; Kale yalnızca “mimarlık” disiplini ile sınırlı kalmıyor. Örneğin markanın adını Nuri Bilge Ceylan filminin destekçileri arasında da görebiliyoruz. Bize Kalebodur’un iletişim projelerindeki bütüncül yaklaşımdan bahseder misiniz?

P.Ö.P.: Kale Grubu’nun çatısı altında her zaman üretme ve değer yaratma kültürüyle çalışıyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz tüm alanlarda ülkemizin ve insanımızın gelişimine katkı sağlamayı temel öncelik olarak görüyoruz. Bu yolda sadece üretimi değil; aynı zamanda ürettiğimiz değerleri toplumla paylaşarak gelişmeyi, büyümeyi hedefliyoruz. Bu topraklardan aldığımızı yine bu topraklara yatırmak anlayışımız doğrultusunda ülkemize, Çanakkale’ye yatırım yapmayı, yeni istihdam alanları yaratmayı, şehrin gelişimine katkıda bulunmayı; tarihine, kültürüne sahip çıkacak projelerde yer almayı her zaman önemli bir sorumluluk olarak gördük, görmeye de devam ediyoruz. Dolayısıyla “Ahlat Ağacı” da bu misyonumuzun en güzel örnekleri arasında yer alıyor.

Kalebodur özelinde ise ürün sunmanın yanında, mimarlık kültürüne katkı sağlamak ve iyi mimarlığı toplumun geneline aktarmak gibi bir yaklaşımla hareket ediyoruz. Bu amaçla, bir tarafta geliştirdiğimiz ürün ve teknolojilerle mimarların yaratıcı çalışmalarının önünü açarken, diğer yandan da sosyal sorumluluk projelerimiz ve sponsorluklarla mimarlık kültürünün gelişimine destek oluyoruz.

Kurulduğumuz günden bu yana da daima hayata geçirdiğimiz ilkler ve yenilikler ile sektörümüze öncülük ettik.

N.İ.: Üretimlerinde Ar-Ge’yi, yeniliği önemseyen pek çok kurum varken söz konusu iletişim çalışmaları olduğunda pek az kurum “yeni” bir yaklaşım sunuyor veya “yeni”yi destekliyor. Örneğin Kalebodur’un Türkiye’nin ilk dijital arşivinin (Arkitera Mimarlık Veri Tabanı; bugünkü adıyla ARKIV) destekçisi olduğunu biliyoruz. Bunun yanı sıra Kalebodur yeni yayınları, mimarları, çalışmaları takip ediyor ve “Kalebodurla Mimarlar Konuşuyor”, “Mimarlara Bülten”, “Kalebodur ile Mimarlık” gibi projelerinde onlara yer açıyor. “Yeni”yi nasıl değerlendiriyorsunuz? Yeni bir oluşumu, kurumu, yayını vb. destekleme kararı alırken nelere dikkat ediyorsunuz?

P.Ö.P.: Kaleseramik, Türkiye’nin ilk seramik fabrikası olarak 1957 yılında Çanakkale’de Çanakkale Seramik Fabrikaları ismi ile faaliyete geçti. Türkiye’nin ilk yer karosu üreticisi olan Kalebodur Seramik Sanayi ise 1972 yılında kuruldu. Çanakkale Seramik duvar karosunda sektörün lideri olurken, Kalebodur ülkemizde yer karosuna verilen isim haline geldi. “Kalebodur… Seramik Budur” sloganı ile ülkemizin dört bir yanında yaşam alanlarına girdi.

Kalebodur markamızla, yarım asrı aşan bir üretim tecrübesine sahibiz ve daima bizi daha ileriye taşıyacak yeni arayışlar içerisindeyiz. Kendimizi zamana ve gelişen teknolojiye göre, sürekli yeniliyoruz. Trendleri belirleyen, işlevsel, çevre dostu, kaliteli ve özgün tasarımlara sahip ürünlerimiz ile yaşam alanlarına anlam ve kalite katıyoruz. Dolayısıyla “yeni” kavramı başarıya giden yolda bizim için önemli bir eşik teşkil ediyor. Kurulduğumuz günden bu yana da daima hayata geçirdiğimiz ilkler ve yenilikler ile sektörümüze öncülük ettik. Ancak bu noktada da yine bütüncül bir yaklaşım gözetiyoruz. Sektörün gelişimine katkı sunmanın yanında, Türkiye’de nitelikli mimarlık üretimine destek olup, toplumu ve mimarlığı ilgilendiren konularda projeler üretiyoruz.

Eylemlerimizin; daima müşterilerimizi, şirketimizi, toplumumuzu, çevremizi etkilediği bilinci ile hareket ediyoruz. Şirketimizde; sorarak, sorgulayarak ve büyük resme odaklanarak, gelecek vizyonunu oluşturuyoruz. Çalışanlarımızdan da sahip olduğumuz bu vizyon doğrultusunda işlerini sahiplenmelerini, yenilikçi fikirlere açık olmalarını, kendilerini daima geliştirmelerini, her şeyi sorgulamalarını ve gerektiğinde inisiyatif alıp, harekete geçmelerini bekliyoruz. Bilgiyi ve analitik yaklaşımları önemsiyoruz. Çözüme yönelik girişimleri destekliyor ve çalışanlarımızın da bilgi sahibi oldukları konularda girişken olmalarını ve katkı sunmalarını istiyoruz. Onların yaratıcı fikirleri, “yeni”yi bulma arayışımızda bize önemli katkılar sağlıyor.

Neslihan İmamoğlu, Pelin Özgen Piker. Fotoğraf: Sahir Uğur Eren

Kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için, yeni iş modellerine ve sosyal faydaya odaklanan girişimlere ihtiyaç duyulacağının 65 yıldır farkındayız.

N.İ.: 2017 yılında sizinle ve Salt ekibiyle bir araya gelmiş, Salt Mimarlık ve Tasarım Arşivi’ni odağımıza aldığımız bir söyleşi gerçekleştirmiştik. Bu söyleşide Arşiv desteğinizi uzun uzun konuşmuştuk ve sizden aslında bu desteğin henüz Salt inşaat halindeyken başladığını öğrenmiştik. Bunun dışında Cüneyt Özdemir’in sunduğu “Kalebodur ile Mimarlık”ın bu hafta 329. bölümü yayınlandı. Celal Abdi Güzer ile birlikte gerçekleştirdiğiniz “Kalebodur’la Mimarlar Konuşuyor” ise, 2013 yılından bu yana devam ediyor. Mimarlık kültürünü, mimarları desteklemek kadar, bu desteği sürekli kılmak da önemli ve Kalebodur bunu başaran kurumlardan biri. Bu projelerin bunca yıl devam etmesinin ardında nasıl bir yaklaşım yatıyor?

P.Ö.P.: Faaliyet alanlarımız nedeniyle zaten mimarlarla, mimarlık mesleğiyle iç içeyiz. Bu nedenle de mimarın olduğu, mimarlığın konuşulduğu, özellikle ülkemizde mimarlığın gelişimini destekleyecek projeler üretmeye özen gösteriyoruz. Tüm bu projelerin, bunca yıldır başarıyla devam etmesinin ise tek bir nedeni var. O da samimiyetle toplumsal faydayı odağımıza almak ve Türkiye mimarlığının arşivine özel önem vermektir.

Kale Grubu olarak inanıyoruz ki bizim en önemli değerimiz “insan”. Bu sebeple toplumsal faydayı her zaman önceliklendiriyoruz. Bu hassasiyetimizde yanılmadığımızı da özellikle pandemi döneminde bir kez daha gördük. Bu dönemde yapılan tüm araştırmalar bizlere, “tüketicilerin, toplumsal faydayı merkezine almayan markaları hayatından çıkardığını” gösterdi. Özetle; markaların yeni yeni fark ederek, merkeze aldığı “toplumsal ya da sosyal fayda” kavramı, bizim hayatımıza, odağımıza çok daha önce girdi. Çünkü, kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için yeni iş modellerine ve sosyal faydaya odaklanan girişimlere ihtiyaç duyulacağının 65 yıldır farkındayız.

Mimarlık üzerine gerçekleşen keyifli söyleşilerde, mimarlarımız deneyimlerini paylaşarak, öğrencilere günümüz mimarlık dünyasında başarıyı yakalamaları için tavsiyelerde bulunuyor.

N.İ.: Çoğu mimarın henüz öğrenciliğin ilk yıllarındayken tanıdığı bir marka Kalebodur. Bunda kurumun düzenlediği, katkıda bulunduğu sergi, konferans gibi etkinliklerin; yayınların, öğrenciler için özel olarak organize edilen teknik gezilerin büyük bir rolü var. Akademi ile iş birliğinde nasıl çalışmalarınız var, öğrenciler için neler yapıyorsunuz?

P.Ö.P.: Üniversitelerin mimarlık fakülteleri ile ortak projeler yürütüyoruz. “Kalebodur’la Mimarlar Konuşuyor”u öğrencilerle buluşturmayı amaçlayan “Kampüs” etkinliklerimiz var. Mimarlık üzerine gerçekleşen keyifli söyleşilerde, mimarlarımız deneyimlerini paylaşarak, öğrencilere günümüz mimarlık dünyasında başarıyı yakalamaları için tavsiyelerde bulunuyor. Öğrencilerin sorularıyla zenginleşen sohbetlerde, kentsel planlama ve mimarlık pratiklerinin dengeleri, mimarlık eğitimi, mimarların rolü, mimarlık mirası ve koruma gibi pek çok konu ele alınıyor.

Bunun dışında öğrencilerle bir araya gelerek, malzeme derslerine katılıyoruz. Öğrenciler için düzenlenen workshop’lara destek oluyoruz. Yenilikçi cephe, ürün ve sistemlerini anlatıyoruz. Böylelikle gerek öğrenciler gerekse öğretim üyeleri ile karşılıklı bilgi alışverişinde bulunuyoruz. Öğrencilerin yaratıcılığını destekleyen tasarım yarışmaları düzenliyoruz. Yine dönem dönem öğrencilerimizi Çan’daki fabrikamızda ağırlıyoruz. Onlara, fabrikanın işleyişi, malzeme, üretim süreci ve Ar-Ge merkezi hakkında yerinde bilgiler veriyoruz. Öğrenciler, bu etkinliklerde ürün ve sistemleri yakından deneyimleme fırsatı buluyor.

N.İ.: Akademinin yanı sıra Mimarlar Odası ve derneklerle de çeşitli iş birlikleri yapıyorsunuz. Bunlardan bahseder misiniz?

P.Ö.P.: STK’ları, toplumsal gelişimin ve ilerlemenin önemli birer dinamiği olarak görüyoruz. Özellikle faaliyet gösterdikleri alanlarda ilerleme adına önemli çalışmalar yapıyorlar. Dediğiniz gibi biz de akademinin yanı sıra oda ve derneklerle iletişim halindeyiz. Bu iyi iletişimi de zaman zaman iş birliklerine dönüştürüyor ve bununla da hem sektörün hem de toplumun gelişimine katkı sağlayacak çalışmalar üretiyoruz. Bu kimi zaman bir eğitim çalışması ya da sektörel bir etkinlik, kimi zaman da sanatsal bir aktivite olabiliyor.

Neslihan İmamoğlu, Pelin Özgen Piker. Fotoğraf: Sahir Uğur Eren

Bu programla, başta iklim krizi olmak üzere kronik sorunlara çözüm arayışları kapsamında farklı disiplinlerden öğrenci ve profesyonelleri alanında yetkin isimlerle bir araya getirmeyi amaçlıyoruz.

N.İ.: Kale Grubu’nun “disiplinlerarası paylaşımlara imkân veren üretim ve buluşma noktası” olarak kurduğu KTSM “İyi Bak Dünyana” misyonuyla sürdürülebilir, sosyal fayda yaratan fikirleri destekliyor. Kalebodur da KTSM’nin iklim krizini konu alan, öğrenci ve profesyonelleri bir araya getirmeyi amaçlayan “Doğadan İlham Alan Sürdürülebilir Çözümler: Mimari ve Tasarım Perspektifi Programı”nın bir parçası. Bize biraz bu projeden ve Kalebodur’un bu projedeki rolünden bahseder misiniz?

P.Ö.P.: Mimarlık öğrencilerinin günümüzde farklı disiplinlerden beslenmeleri gerekiyor. Öğrenciler, müzikle, resimle, tarihle, edebiyatla olan derin ilişkisini mimarlığa taşıyamıyor. Mimarlık eğitim sınırlarının çok geniş olduğunu düşünmemiz gerekiyor. Bugün pek çok disiplin aynı yapı üzerinde beraber çalışıyor. Eminim ki, yakın gelecekte niteliksiz veya teknik sorunları olan yapılar ciddi oranda azalacak. O zaman da bir mimarı diğerinden ayıran zihninin parlaklığı, genişliği, yaratıcılığı olacak.

Doğadan İlham Alan Sürdürülebilir Çözümler: Mimari ve Tasarım Perspektifi Programı’nı hayata geçirmemizin bir sebebi de aslında bu oldu. Bu programla, başta iklim krizi olmak üzere kronik sorunlara çözüm arayışları kapsamında farklı disiplinlerden öğrenci ve profesyonelleri alanında yetkin isimlerle bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu Kalebodur’un desteğiyle hayata geçirilen, odağında Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarıyla uyumlu yaratıcı ve yenilikçi çözüm arayışlarının kabul edildiği kolektif bir program. Doğadan ilham alan örnekleri bir araya getirerek, katılımcıların problem çözme yetkinliği üzerine sinerji oluşturmayı hedefliyoruz.

Ortaya konulan her başarı hem şirketimizi hem de bu başarının mimarı olan çalışanlarımızı daha ileri taşıyor.

N.İ.: Mimarlık kültürünü besleyen iletişim projelerini geliştirirken; akademi ile çeşitli dernek ve kurumlarla projeler yürütürken nasıl bir yol izliyorsunuz? Nasıl bir ekip var bu projelerin arkasında?

P.Ö.P.: Kaleseramik olarak; tasarım, teknoloji ve insan odaklı vizyonumuzla ile hayat verdiğimiz ilham verici ürün, proje ve uygulamalarla bu alanda ülkemizin ve sektörümüzün gelişimine katkı sunuyoruz. Burada; kendimizi, çevresine değer katmayı ilke edinen, kurum kültürünü özümsemiş, kendi hedef ve değerlerini kurum vizyonu ile bütünleştiren; yenilikçi düşünceyi, yaratıcılığı, iyileşmeyi, yeni fikirleri geliştirmeyi öncelikli tutan büyük Kaleseramik Ailesi’nin birer parçasıyız. Tüm çalışanlarımızın fikrine ve emeğine değer veriyoruz. Farklı fikirlerin bir araya gelmesiyle çok güzel projeler ortaya çıkartabiliyoruz. Biz de bu yaklaşım doğrultusunda şirketimizi ileriye taşıyacak fikirlere yatırım yapmaya öncelik veriyoruz. Ortaya konulan her başarı hem şirketimizi hem de bu başarının mimarı olan çalışanlarımızı daha ileri taşıyor. Başarımızın temelinde de ruh ve birliktelik var.

This slideshow requires JavaScript.

N.İ: Peki, Kalebodur mimarlarla nasıl çalışıyor? Projelerin hangi aşamasında sürece dahil oluyor? 

P.Ö.P.: Yüksek performans gerektiren zemin ve duvar kaplamaları kullanılan ticari yapı projelerinde proje aşamasından itibaren teknik desten sağlıyor ve mimarlar ile iş birliği içerisinde çalışıyoruz. Ürün ve sistem çözümleri ile birlikte bugüne kadar birçok büyük projede mimarların yanında çözüm ortağı olarak yer aldık. Mimarların her türlü etkinliğinde varız, olmaya da özel önem veriyoruz. Bu durum bizim için aynı zamanda bir sosyal sorumluluk konusu olmaya devam ediyor.

İnovatif ürünlerimizle de mimarlara yaratıcılık olanağı sunuyoruz. Örnek verecek olursam;  Kalesinterflex, devrim niteliğinde bir inovatif ürün. 1,20 metre en, 3,60 metre boy ve sadece 3 milimetre kalınlığı ile aynı zamanda esneyebilen bir porselen seramik olan Kalesinterflex’i, mimarlar için biçilmesi gereken bir kumaş veya işlenmesi gereken bir plaka olarak nitelendirebiliriz.

Tüm bunların yanında yine mimarlarla sürekli fikir alışverişinde bulunuyoruz. Buna yönelik daha neler yapabileceğimizi araştırıyoruz. Onlardan aldığımız güçle de ürün ile birlikte sistem üreten çözümlere odaklanıyoruz. Bizim amacımız; mimarın, bir seramik kullanmayı ya da bir hacimde kaplama yapmayı istediğinde ilk olarak Kalebodur’a bakmasını sağlamak. Bu konuda Kalebodur’dan istenildiği zaman rahatlıkla yardım alınabileceğinin de bilinmesini istiyoruz. Biz, onlara desteğe her zaman açığız.

Mimarlık kültürünün geliştirilmesi var olanın anlaşılması, değerli olanların muhafaza edilmesi ve bu değerlerin üzerine eklemlenerek yeninin üretilmesi ile mümkün olabilir.

N.İ.: Son olarak, mimarlık kültürüne yönelik uzun yıllardır devam eden tüm bu çalışmalarınızın size etkileri ve geri dönüşleri nasıl oluyor?

P.Ö.P.: Türkiye, eşsiz bir coğrafyanın ve zengin bir kültürün mirasçısı. Bu zengin kültürün en önemli kaynaklarını mimarlık alanındaki yapıtlar oluşturuyor. Bu zengin mimarlık kültürüne rağmen, ülkemizde “mimarlık birikimi”nden gerektiği gibi yararlanılmadığı bir gerçek.

Mimarlık kültürünün geliştirilmesi var olanın anlaşılması, değerli olanların muhafaza edilmesi ve bu değerlerin üzerine eklemlenerek yeninin üretilmesi ile mümkün olabilir. Bu sürekli değişen ve gelişen kültürün yaratılması, yaşatılması kadar, gelecek kuşaklara aktarılması da son derece önemlidir.

Bir toplumda, mimarlık alanında yapılanlar, yalnız mimarları ilgilendirmiyor; üniversiteler, yapı sektörü, yerel yönetimler işin içindeki diğer önemli unsurları oluşturuyor. Biz, bütün bu unsurların iş birliğinin nitelikli çalışmalar doğuracağına inanıyoruz. Bu nedenle mimarlık ve mimarlık kültürü alanında yapılan nitelikli çalışmaların her zaman destekçisi olduk, olmaya da devam ediyoruz. Bu noktada, yaptığımız çalışmalarla ilgili çok önemli geri dönüşler aldığımızı söyleyebilirim.


bi_özet Mimarlığı Destekleyenler söyleşi dizisini şuradan inceleyebilirsiniz:
https://bi-ozet.com/category/soylesi/mimarligi-destekleyenler/
* Söyleşi 20 Aralık 2022 tarihinde Kale Seramik’in Levent’teki merkez binasında gerçekleşmiştir. Söyleşiye Kalebodur’dan İletişim ve Atölye Kale İş Birim Müdürü Pelin Özgen Piker; Binat Mimarlık Medya Grubu’ndan Banu Binat ve Neslihan İmamoğlu katılmıştır.
Söyleşi Dizisi Koordinatörü: Neslihan İmamoğlu
Fotoğraflar: Sahir Uğur Eren

Kalebodur‘un mimarlık kültürüne katkı sunduğu projelerle ilgili haberlere bi-özet üzerinden ulaşabilirsiniz:

(Kalebodur)’dan “Çan Kamusal Alan Dönüşüm Projesi”

(Kalebodur) “Her Umut Ortak Arar”ın Destekçisi Oldu!

(Kalebodur)’la ESKİZ Yarışması!

(Kalebodur)’la MİMARLAR KONUŞUYOR’un Tüm Bölümleri PODCAST’te…

FORM.AL Sergisi (Kalebodur) Sponsorluğunda (TSMD Mimarlık Merkezi)’nde…

(Kalebodur)’la Mimarın Mutfağı’nda: (Fran Silvestre Arquitectos)

(Kalebodur)’dan ARŞİVDEKİ FOTOĞRAFLAR Yarışması…