(Baumit) Dünya Mimarlık Günü’nde “Sağlıklı Yaşam Alanları İçin Mimarlık” Konusunu Ele Aldı…

Soldan sağa: Yüksek Mimar Banu Uçak, Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Ece Ceylan Baba, Baumit Türkiye Genel Müdürü Atalay Özdayı

Baumit, Uluslararası Mimarlar Birliği’nin (UIA) bu senenin temasını “Architecture For Well-Being” olarak açıkladığı Dünya Mimarlık Günü’nde özel bir sohbet gerçekleştirdi.

3 Ekim Pazartesi günü Baumit Türkiye’nin YouTube kanalı üzerinden yayınlanan sohbet, Yüksek Mimar Banu Uçak’ın moderatörlüğünde, Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Ece Ceylan Baba ve Baumit Türkiye Genel Müdürü Atalay Özdayı’nın katılımıyla gerçekleşti. “Sağlıklı Yaşam Alanları İçin Mimarlık” konusunun ele alındığı etkinlikte ayrıca iklim değişikliği ve Baumit Türkiye’nin bu sene ikincisini düzenlediği “Sağlıklı Bir Yaşam Alanı Olarak Ev” yarışmasına da değinildi.

Pandemi sonrası yaşadığımız evlerin birincil mekânımız olduğunu tekrar hatırladığımızın altını çizen Ece Ceylan Baba, “Son 2 yıldır aslında evleri ev gibi kullanmadığımızla yüzleşerek mekânlarda tasarım da dahil olmak üzere çoğu şeyi sorguladık. Bu doğrultuyla baktığımızda esenlik kavramının mimarlığın hizmet ettiği temel alanlardan bir tanesi olduğunu gördük. Esenliği sadece fiziksel ve mekânsal sağlık gibi değil, mental sağlık olarak da yorumladığımızda işin sosyal, ekonomik, kentsel ve toplumsal boyutlarını da gözlemledik” dedi.

Esenlik kavramı hayatımızda hep vardı, özellikle geçmişteki belli kırılma noktalarında esenlik kavramına tanık olduk.

Covid 19 sonrası esenlik kavramının daha çok konuşulduğuna dikkat çeken Baba, “Aslında baktığımızda esenlik kavramı hayatımızda hep vardı, özellikle geçmişteki belli kırılma noktalarında esenlik kavramına tanık olduk. Örneğin sanayi devrimi sonrası üretilen hızlı sosyal konutların esenlikle ne kadar zıt yaklaşımlarda olmasından dolayı başka tür sağlık problemlerinin ortaya çıktığını öğrendik. Bu sebeple esenlik, mimarlık ve insanlık tarihinin aslında her zaman merkezinde yer alacak bir konu” dedi. 

Modern dünyada günlük yaşantının %90’ının kapalı mekanlarda geçirildiğini dile getiren Atalay Özdayı, “Pandemiyi bilmiyorken bile Baumit olarak insanların sağlıklı, enerji verimli ve güzel yapılarda yaşaması vizyonuyla hareket ediyorduk. Pandemi sebebiyle artık evlerimizde çok daha fazla zaman geçirmeye başladık. Sağlıklı yapılarda yaşamak bugün dün olduğundan çok daha önemli. Bu nedenle sağlığımıza dikkat ederken yaşam alanlarımızın ne kadar önemli olduğunu da unutmamalıyız.” dedi.

Sağlıklı yapılarda yaşamak bugün dün olduğundan çok daha önemli. Bu nedenle sağlığımıza dikkat ederken yaşam alanlarımızın ne kadar önemli olduğunu da unutmamalıyız.

Baumit olarak sağlıklı yaşam alanları oluşturmak için inovatif çözümler geliştirdiklerini belirten Özdayı, “Şirket olarak gerek yurt dışında gerekse yurt içinde yapıların daha sağlıklı olması için sürekli çalışıyor ve üretiyoruz. İnovasyon merkezimiz ve Viva Araştırma Parkı, bu çalışmalarımızın merkezini oluşturuyor. Viyana Tıp Üniversitesi, Avusturya Yapı Biyolojisi ve Ekolojisi Enstitüsü iş birliği ile Avrupa’nın karşılaştırmalı yapı malzemeleri araştırmaları için kurulmuş olan en büyük araştırma merkezi Viva Park, 2014 yılında kuruldu. Merkezimizde farklı yapı malzemeleri ile inşa edilmiş 14 farklı evde 33’er adet sensör bulunuyor. Bu model sayesinde evlerimizi her mevsimde oluşabilecek hava koşullarına göre gözlemleme şansı yakalıyoruz. Dolayısıyla bu bize gelecek çalışmalarımız için önemli bilgiler veriyor” dedi.

İklim krizinin tam ortasında olduğumuzu söyleyen Ece Ceylan Baba; sürdürülebilirlik, çevre ve enerji verimliliği konuları ele alındığında bu konulara tek boyutlu bakmak yerine bütüncül bakmak gerektiğini vurguladı. Tüm toplantıların çevrim içi yapıldığında veri merkezinde çok büyük bir karbon ayak izine sebep olacağına değinen Baba, “Malzeme ve tasarım süreçlerinde de karbon ayak izini her daim düşünerek konuya çok boyutlu bakmalıyız” dedi.

Dünya olarak 2022 ve önümüzdeki dönemde en önemli gündem maddemizin iklim değişikliği olacağını vurgulayan Atalay Özdayı ise şu açıklamada bulundu: “2021 yılında ismi değişen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı aslında bizlere iklim değişikliğinin önemini bir kez daha hatırlattı. İklim değişikliği ile mücadelede alacağımız en kritik önlemlerden biri ise ısı yalıtımı. İklim değişikliğinin tam odağında yer alan bir şirket olarak ülkemizde ısı yalıtımı bilincini artırmak için çalışıyor, iklim değişikliği ile mücadele ve enerji tasarrufu için mantolamanın bir tercih değil zorunluluk olduğuna dikkat çekmeye devam ediyoruz.”

Baumit Türkiye’nin bu sene ikincisini düzenlediği “Sağlıklı Bir Yaşam Alanı Olarak Ev” yarışmasının tüm öğrencilerin katılımına açık olduğunu ifade eden Ece Ceylan Baba, bu yılki Dünya Mimarlık Günü temasının yarışmanın temasıyla çokça örtüştüğüne değindi. Konuyu biraz kavramsal ve yoruma açık bıraktıklarını belirten Baba; ev ve sağlık kavramının herkes için başka bir şey ifade ettiğini söyleyerek yarışmaya katılacakların bu iki kavramı birleştirip bunun üzerinden bir fikir oluşturmaları gerektiğini söyledi. Baumit Türkiye olarak asıl odaklarına geleceği aldıklarını vurgulayan Atalay Özdayı, “Gelecek nesillere ne kadar sağlıklı bir yaşam bırakabilirsek o kadar iyi. Bu bilinci gençlere de aşılamak için geçen sene ilkini düzenlediğimiz yarışmamızın bu sene ikincisini düzenliyoruz. (…) Tüm lisans ve yüksek lisans öğrencilerini beraber sağlıklı bir ev tasarlamaya davet ediyoruz” dedi. 

“Sağlıklı Yaşam Alanları İçin Mimarlık” konusunun ele alındığı sohbet buradan izlenebilir.