17. İstanbul Bienali Basına Tanıtıldı!

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 17. İstanbul Bienali, 13 Eylül Salı sabahı bienalin sergi mekânlarından Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi’nde gerçekleşen basın buluşmasıyla tanıtıldı. Buluşmaya İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç, Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, İKSV Güncel Sanat Projeleri ve İstanbul Bienali Direktörü Bige Örer ile 17. İstanbul Bienali küratörleri Ute Meta Bauer, Amar Kanwar ve David Teh katıldı.

Basın buluşmasında, İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, 2007’den bu yana Bienal’in sponsorluğunu üstlenen Koç Holding adına Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç ve Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy da birer konuşma yaptı. 

Güncel sanat alanında farklı ülkelerden düşünceleri, yeni akımları, dikkat çeken eserleri İstanbul’a taşımak için çalışıyoruz.

İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı

İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı: “İstanbul Kültür Sanat Vakfı olarak, 1987’den bu yana düzenlediğimiz bienal aracılığıyla sanatçıların yeni üretimlerini desteklemeyi hedefliyoruz. Mekâna özgü üretimleri ve yurtdışından sanatçıların burada yeni işbirlikleri geliştirmelerini teşvik ediyoruz. Güncel sanat alanında farklı ülkelerden düşünceleri, yeni akımları, dikkat çeken eserleri İstanbul’a taşımak için çalışıyoruz. Sanat profesyonelleri ve izleyiciler arasında etkileşim olanakları yaratıyor, ülkemizin uluslararası bağlarını güçlendiriyoruz. Bienalin parçası olarak düzenlediğimiz etkinliklerle sergiyi zenginleştiriyor, tartışma ortamları yaratıyoruz. Çocuk ve gençlere yönelik programlarımız ve ücretsiz dağıttığımız çocuk kitaplarımızla güncel sanat beğenisinin erken yaşlardan itibaren gelişmesi için çaba sarf ediyoruz. Kapılarımızı tüm izleyicilere ücretsiz olarak açıyor, yüzbinlerce izleyiciyi ağırlarken kültür-sanata erişim ve katılımın önündeki önemli bir engeli ortadan kaldırıyoruz. Bienalin ücretsiz olarak izleyiciyle buluşmasını destekleyen 2007’den bu yana bienalin sponsorluğunu üstlenen Koç Holding’in yanı sıra, TC Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile bienali destekleyen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkürlerimi sunuyorum,” dedi. 

2007-2026 yılları arasını kapsayan İstanbul Bienali sponsorluğumuzu, 2036 yılına kadar uzatma kararı aldık.

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç ise konuşmasında şunları söyledi: “İstanbul Bienali, bizleri bu sene bir kez daha sorgulamaya davet ediyor. İnsanlığın, attığı düşüncesiz adımların kaçınılmaz sonuçları ile ilk kez bu kadar net yüzleştiği bir dönemden geçiyoruz ve acil çözüm bekleyen pek çok sorunla karşı karşıyayız. 17. İstanbul Bienali günümüzün bu karmaşık sorunlarının birçoğunu tüm açıklığıyla masaya yatırıyor. Ortak akıldan beslenen çözümler sunarak, özgür ifadeye alan açıyor. Özen ve dayanışmadan beslenip daha yaşanır bir gezegeni mümkün kılma gayesiyle sanatseverlerle buluşuyor. Bienal’in sanat dünyasına ve İstanbul’a getireceği enerjinin sizleri de benim kadar heyecanlandıracağını ümit ediyorum. Sanatın üzerimizdeki dönüştürücü gücü sayesinde, daha iyiye yönelik ilham sunacağına ve bizlerin de dünyayı dönüştürecek gücü kendimizde bulmamıza vesile olacağına kaniyim. Medeni, çağdaş ve aydın bir Türkiye’nin yolunun eğitim ve sanattan geçtiğine inanıyorum. İlk kez sizlerle güzel bir haberi paylaşmak istiyorum. 2007-2026 yılları arasını kapsayan İstanbul Bienali sponsorluğumuzu, 2036 yılına kadar uzatma kararı aldık. Hepimize hayırlı olsun.”

Konuşmaların ardından 17. İstanbul Bienali küratörleri Ute Meta Bauer, Amar Kanwar ve David Teh, İKSV Güncel Sanat Projeleri ve İstanbul Bienali Direktörü Bige Örer’in moderasyonunda, bir söyleşi gerçekleştirdi. Küratörler, bienalin hazırlık çalışmaları, kavramsal çerçevenin nasıl belirlendiği, sanatçı ve mekân seçimleri, kamusal program ve bienalin yaratmak istediği etkiden bahsettiler.

Buluşmanın ardından Türk Musikisini Araştırma ve Tanıtma (TÜMATA) grubu, bienal katılımcılarından Mariah Lookman’ın bienal için tasarladığı su bahçesinde, esere eşlik eden besteyi seslendirdi. Türk müzik terapisi ilkelerini kullanan geleneksel müzisyenler B. Kanıkey Güvenç Akçay (çeng), Halime Atalay (İstanbul kemençesi) ve Faysal Macit (bendir ve tabla) sanatçı Lookman’la birlikte aylara yayılan bir diyalog içinde besteledi. Lookman’ın bu mekân için özel olarak tasarladığı, eğreltiotları ve lotus çiçeklerini barındıran su bahçesi, bienalin ardından da ziyaretçilerin dinleneceği, tazeleneceği, düşüncelere dalacağı ve şifa bulacağı bir kamusal alan olarak burada kalmaya devam edecek. 

Türkiye’de türünün ilk örneği olarak yaklaşık 14 dönüme yayılan Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi modern tıp ile çeşitli şifa gelenekleri arasında bir kavşak noktası olarak 700’ü aşkın tıbbi bitkiye ev sahipliği yapıyor. Bienal kapsamında Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi’nde Lookman’ın su bahçesinin yanı sıra, Laura Anderson Barbata’nın Meksika’daki Yucatan yerlileriyle yaptığı kırmızı hamaklar da yer alacak. 

 

Bienal’in bulundukları mahalleler ve o mahallelerle kurdukları ilişki üzerinden de öne çıkan diğer mekânları ise şöyle:

Beyoğlu

Bienalin film ve kamusal programlarına da ev sahipliği yapacak Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi
Uluslararası performans sanatı platformu Performistanbul Canlı Sanat Araştırma Alanı (PCSAA)
1999’dan bu yana kapalı olan İstanbul’un en eski Rum okullarından Merkez Rum Kız Lisesi. Fotoğraf: Sahir Uğur Eren
Farklı disiplinlerden güncel sanatçıların sergilerine, seminerlere ve atölyelere ev sahipliği yapan Büyükdere35
Taksim Gezi Parkı’nın altında yer alan, 257 metre uzunluğundaki Metro İstanbul Yaklaşım Tüneli Taksim
ve SAHA’nın sanatçı, küratör ve yazarları desteklemek amacıyla başlattığı SAHA Studio.


Fatih:

Uzun yıllar boyunca hat ve cilt sanatçısı Emin Barın’ın stüdyosu olan Barın Han
Mimar Sinan tarafından 16’ncı yüzyılda Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa için yaptırılan, 2023 yılında faaliyete geçmeden önce ilk kez bienal izleyicisine açılacak The Çinili Hamam. Fotoğraf: Murat Germen.
15’inci yüzyılda, Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa edilen en eski hamamlardan Küçük Mustafa Paşa Hamamı. Fotoğraf: Sahir Uğur Eren

Kadıköy:

İstanbul’un 130 yıllık bir geçmişe sahip endüstriyel miraslarından, 2021’de bir müze ve ortak alan olarak kazandırılarak, sergi ve müze mekânları, sahneleri, kütüphaneleriyle gençlere yirmi dört saat açık bir çalışma ve etkinlik alanı sunan Müze Gazhane. Fotoğraf: Sahir Uğur Eren
Savaş̧ yüzünden yerinden edilmiş̧ sanatçılar tarafından Yeldeğirmeni’nde kurulan arthereistanbul

17. İstanbul Bienali, Beyoğlu, Kadıköy, Fatih ve Zeytinburnu’nda yer alan 12 sergi mekânının yanı sıra, şehrin dört bir yanında sayıları 50’yi aşan kitapçı, sahaf, hastane, huzurevi, kafe, metro durakları ve bir radyo istasyonunda izleyiciyle buluşacak.

17 İstanbul Bienali’nin fiziksel olmayan mekânları 

İstanbul Bienali, çeşitli basılı ve çevrim içi mecralar aracılığıyla ziyaretçilerle buluşacak. 

Mantı Postası

Mantı Postası ilhamını, Hrant Dink Vakfı’nın “Kayseri ve Çevresi: Toplumsal, Kültürel ve Ekonomik Tarihi (1850–1950)” konferansının yasaklanması üzerine İstanbul’da düzenlediği “Kayseri Mantı Festivali”nden alıyor. Yüzlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen festival, mantının aracılık ettiği, çoğulculuğu yücelten alternatif bir foruma dönüştü ve söz konusu yasağa karşı bir dayanışma alanı oluşturdu.

Bienal kapsamında 23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı iş birliğiyle hayata geçirilen Mantı Postası aylık, üç çevrimiçi sayı olarak mantipostasi.com.tr adresi üzerinden yayımlanacak ve bu üç sayıdan yapılan bir seçkiyi içeren matbu edisyonu da bienal sergi mekânlarında dağıtıma giren bir yayın olacak. Çok çeşitli toplumsal, tarihsel ve siyasal meselelere dikkat çeken ve 30’un üzerinde ismin katkıda bulunduğu yayında mantı tariflerine, mantı hikâyelerine, denemelere ve fikir yazılarına yer veriliyor. Hrant Dink Vakfı, devam niteliğinde bir Mantı Festivali’ne de ev sahipliği yapacak.


Radyo Bienal

Bienalin hem katılımcısı hem de mekânlarından biri olarak konumlanan bağımsız radyo kanalı Açık Radyo, 2021 yılında 26 haftalık Radyo Bienal programına ev sahipliği yaptı. Zeyno Pekünlü tarafından hazırlanan programda, bienalin farklı disiplinlerden katılımcılarının Açık Radyo’ya özel ürettikleri işler, arşiv sesleri, ses müdahaleleri, söyleşiler ve şiir okumaları yer aldı. Radyo Bienal programının kayıtları Açık Radyo web sitesinden, İngilizce kayıtları ise İKSV’nin Spotify, Apple Podcasts ve Google Podcast hesaplarından dinlenebiliyor.

Açık Radyo’nun bienal katılımcıları ve izleyicileriyle diyaloğu Barın Han’da kurulan açık bir stüdyoda devam edecek. Canlı yayınlara, radyo performanslarına ve tartışmalara yer verecek mekânda, radyonun yaklaşık 25 yıllık işitsel ve görsel arşivlerinden derlenerek hazırlanmış bir yerleştirme de yer alacak. Bienal kapsamında Muntadas’ın Açık Radyo hakkında 2010 yılında çektiği belgeselin de özel gösterimi yapılacak.

Crip Magazine

Crip Magazine, Eva Egermann’ın 1970’lerde engellilere yönelik çalışmalar ve eylemlerde sahiplenilen “sakat” kelimesinden yola çıkarak hayata geçirdiği bağımsız bir sanat dergisi projesi. Düzensiz aralıklarla yayımlanan dergi, farklı alanlardan sanatçı ve kültür çalışanlarının katkılarını bir araya getirerek ortak bir platform oluşturuyor. Derginin 17. İstanbul Bienali kapsamında yayımlanan beşinci sayısında Egermann, kendi araştırmalarını, Türkiye’de engellilik üzerine çalışmalar yürüten sanatçılar, eylemciler ve akademisyenlerinkiyle buluşturuyor. Matbu edisyonu bienal mekânlarından edinebilen dergi, cripmagazine.evaegermann.com adresi üzerinden çevrimiçi olarak okunabilir.

cascadingspiral.com

Tasarımcı ve web sitesi geliştiricisi Yehwan Song’un örümcek ağlarından ve meteorolojik haritalardan esinlenerek tasarladığı ve tüm bienal projelerine yer veren web sitesi cascadingspiral.com bienalin kompostlaşma sürecini yansıtıyor; serginin altı tematik ipliğini birlikte dokuyarak öngörülemez bileşimler yaratıyor ve yeni diyaloglara alan açıyor.

Song’un Nisan 2022’de açılan projesi, izleyicilerin bienal katılımcıları hakkında çevrimiçi ortamdaki görsel, işitsel ya da yazılı kaynaklara ulaşmasına imkân tanıyor. Site bienal süresince de haftalık bir gazete gibi sürekli yenilenecek.

Anne(x)
Oda Projesi’nin bienaldeki çalışması Anne(x), kolektifin “annelik ve üretim” ilişkisine dair uzun zamandır sürdürdüğü araştırmalara ve çeşitli coğrafyalardaki kültür ve sanat alanından annelerle ve anne olmayanlarla yapılan bir dizi toplantıya ve görüşmeye dayanıyor.

Halen devam eden bu sohbet serilerinden işitsel parçalar, Radyo Bienal’in haftalık yayınlarında yer almış, başkalarının bakım sorumluluğu, güvencesiz çalışma ve kadın dayanışması gibi kavramları sorgulamıştı. Kolektif, bienal sırasında gerçekleşen bir dizi etkinlikle birlikte Anne(x) gazetesinin yedinci sayısını da bienal kapsamında çıkarıyor. Bienalin okuma odalarında yer alan derginin İngilizcesi ise şu linkten okunabilir.

Şiir Hattı
İstanbul Bienali için kurgulanan Şiir Hattı, bugüne dair başka türlü haberlere ulaşabilmek için şairlerin zihin dünyasına ve sözcüklerine başvuruyor. Proje kapsamında 15 şair, 2021 yılı boyunca her ay bir şiir yazmaya davet edildi. Projeye katılan şairler böylece bienal için bir yıl boyunca kendi gözlerinden dünyanın gidişatını yorumlayan şiirler ürettiler.

Projeye katılan şairler: Mehmet Said Aydin, Donat Bayer, Zeliha B. Cenkci, Sevinç Çalhanoğlu, Cevat Çapan, Ersun Çıplak, Devrim Dirlikyapan, Haydar Ergülen, Mehmet Erte, Cem Kurtuluş, Bejan Matur, Mustafa Erdem Özler, Gonca Özmen, Anita Sezgener ve Neşe Yaşın.

Şiir Hattı kapsamında üretilen şiirler kent genelinde sahaflarda, kahvelerde, lokantalarda, dükkânlarda, basılı ve sanal yayınlarda, Performistanbul’un canlı performanslarında, otobüs durakları ve ilan panolarında, çeşitli kamusal ve pek kamusal olmayan mekânlardaki toplantılarda görülebilecek. Yazılan şiirlerden bir seçkiyle hazırlanan şiir kitabı da bienal sırasında yayımlanacak. Derlenen şiirler Açık Radyo yayınları ve bienalin podcast kayıtlarından da dinlenebilecek. Süreyyya Evren‘in danışmanlığını yaptığı Şiir Hattı, Nâzım Hikmet ve Faiz Ahmad Faiz’in dostluğundan ilham alarak bu şairlerden seçili şiirlere de yer veriyor.

Bienal’de Ziyaretçileri Neler Bekliyor?

Ute Meta Bauer, Amar Kanwar ve David Teh’in küratörlüğünü üstlendiği 17. İstanbul Bienali’nde “Bienal bir gazete olabilir mi? Yeniden tasarlanmış bir arşiv olabilir mi? Su gibi herkesin içinden akan bir duyular denizi olabilir mi? Eski şarkılardan, kuşlardan, çimenlerden, balıklardan, mandalardan edinilen içgörülerin paylaşıldığı bir buluşma olabilir mi?” gibi soruların sonucunda her biri uzun vadeli araştırma ve iş birliğinin meyvesi olan 50’den fazla proje bir araya geliyor.

Bienal, gastronomiden ekolojiye, edebiyattan gıda güvenliğine, göçler ve göçmenlikten deniz yaşamına pek çok konuda, farklı coğrafyalardan ve zaman dilimlerinden hikâyeler anlatacak.

Bienal, ücretsiz sergilerin yanı sıra çeşitli açık hava gösterileri, performanslar, buluşmalar, konuşmalar ve film gösterimleri de içerecek. Etkinlikler, müdahaleler ve beklenmedik buluşmalar, serginin birer parçası olacak. Bienal izleyicileri, şiir okumalarından dergi tanıtımlarına, festivallerden film gösterimleri ve podcast kayıtlarına, spekülatif yayınların özel sayılarından bahçe gezintilerine, hikâye anlatımlarından toplumsal araştırmalara, protesto gösterilerinden baskı atölyesine, kukla gösterilerinden liman seslerinden oluşan bir kütüphaneye pek çok farklı proje ile karşılaşacak.

Bienal hakkında ayrıntılı bilgi ve gelişmeler için İKSV‘nin web sitesi ve sosyal medya hesapları (Facebook, Twitter, Instagram) takip edilebilir.

17. İstanbul Bienali hakkında bi-özet‘in önceden yer verdiği ilgili haberleri incelemek için:

İstanbul Bienali 17 Eylül’de AÇILIYOR!

17. İstanbul Bienali’nin KÜRATORYAL Yaklaşımı Açıklandı!

İstanbul’un Farklı Mahalleleri “17. İstanbul Bienali”ne Ev Sahipliği Yapacak!

17. İstanbul Bienali’nin Katılımcıları Açıklandı!