[Ayın Yorumu] – Lale Özgenel: Uzlaşı Zemininde Mimarlık

Doç. Dr. Lale Özgenel

ODTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Lale Özgenel, bi-özet bülten için Haziran ayının gündemini değerlendirdi:

İçinden geçtiğimiz dönem hemen her alanda çatışma ve gerilim barındırıyor. Politik dinamiklerin yarattığı gündemler ümitsizliği, ülkenin panoraması olumsuzluğu besliyor. Özellikle 2020 yılından bu yana hızla tırmanan işsizlik ve piyasa daralmasının toplum nezdinde yarattığı yoğun karamsarlık, çaresizlik ve travmayla her gün yüzleşiyoruz. Covid-19 ise süregiden olumsuz ekonomik ve sosyal gidişin katalizörü olmaya devam ediyor. Mimarlık, bu ortamdan payını çok farklı biçimlerde aldı. Akademide ve medyada mimarlık neredeyse altın çağını yaşıyor. Çevrimiçi platformun konforuyla akademi, sektörel firmalar, meslek ve kültür örgütleri ve öğrenci toplulukları gibi çok çeşitli yapılar izlenmesi güç, yoğun bir etkinlik takvimi sunuyor; pek çok etkinlik sayıları yüzlerle ifade edilen katılımcı sayılarına ulaşıyor. Öte yandan, benzer bir hareket ve canlılık meslek pratiğinde görülmüyor. Piyasaların belirsizliği, finansal kısıtlar ve kayıplar nedeniyle durağanlaşan yapı sektörü, ertelenen yatırımlar veya ara verilen uygulamalar pek çok mimarlık ve mühendislik ofisini olumsuz etkilemeye devam ediyor. Covid-19 öncesi döneme göre oldukça hız kesmiş olan devlet ve özel sektör yatırımları ve projeleri bir süredir hayata geçirilmeye başlandı. Bunlar arasında, yerel yönetimlerin sosyal ve kültürel fonksiyonlara odaklanan mimari projeleri, kent ölçeğinde iyileştirme ve çevre düzenlemesi hedefleyen projeler ile rekreatif kullanımlar içeren yeşil alan projeleri başta geliyor. Bu kapsamda yarışmalar, çeşitli yerel yönetimler tarafından benimsenen bir proje elde yöntemi olarak ön plana çıkmış durumda. Ocak 2020 tarihinden bu yana, çeşitli yerel yönetimler tarafından yaklaşık 30 tane mimarlık, kentsel tasarım ve/veya anıt yarışması açıldı, bazılar fikir yarışması olan bu yarışmaların çoğu sonlandı, bazılarının proje çalışmaları başladı. Kriz ve gerilim ortamında, mesleğe bir nebze hareket getiren, akademi ve uygulamayı buluşturan, fikir ve düşünce üretimine olanak sağlayan ve ekonomik girdi oluşturan yarışmaları değerli bir yaklaşım olarak görmek gerektiği aşikar. Bu çerçevede, niyet, amaç ve süreç kent belleği, kültürel ve doğal mirası koruyarak kent ve kamu yararını gözettiği sürece, meslek kurumları ve yerel yönetimler politik çatışmadan bağımsız, bir uzlaşı ve diyalog zemininde iş birlikleri oluşturmaya açık olmalı.