(TMMOB Mimarlar Odası): “Karadeniz’de Afetlere Neden Olan Kentleşme Politikalarına Son Verilmelidir”

TMMOB Mimarlar Odası, Karadeniz’de kentleşme politikaları üzerine açıklamada bulundu:

“Giresun İli Dereli, Doğankent ve Yağlıdere İlçelerinde 22-23 Ağustos 2020 tarihlerinde gerçekleşen yoğun yağışların ardından yaşanan heyelan ve sel felaketlerinde 4 yurttaşımız hayatını kaybetmiş, 12 yurttaşımız ise halen kayıptır. Pek çok yurttaşımızın yaralandığı Dereli, Doğankent, Tirebolu ve Yağlıdere İlçelerinde onlarca yurttaşımız ise heyelan nedeniyle zarar gören yerleşim yerlerinde mahsur kalmıştır. Bazı yerleşim yerlerine ulaşım sağlanamayan; kuvvetli yağışlar nedeniyle su baskını, heyelan ve sel riskinin sürdüğü bölgede kaygı verici gelişmeler devam etmektedir.

38 adet HES bulunan, 7 tanesinin ise yapımına devam edilen Giresun’da; HES ve baraj projeleri için ağaçların kesilerek bölgenin heyelana açık hale getirilmesi, derelerin akış rejiminin bozularak sel riskinin artırılması, yeşil alanlarda ve dere yataklarında imar affı yoluyla kaçak yapılaşmaya izin verilmesi yerleşim yerlerini afetlere karşı savunmasız bırakmış; yoğun yağış ve bölgede bulunan HES’lerin baraj kapaklarının kontrolsüz biçimde açılması ve baraj duvarlarının yıkılması yaşanan felakete neden olmuştur.

Karadeniz Bölgesi’nde daha önce de Samsun, Artvin, Trabzon, Düzce ve daha pek çok yerleşim yerinde yıkımlara sebep olan merkezi ve yerel yönetim politikaları, yaşanan acılara ve kayıplara rağmen sürdürülmektedir. Haziran ve Ağustos 2019’da Trabzon ve Düzce’de yaşanan sel felaketlerinin yıldönümünde; bölgede afet risklerini azaltacak önlemlerin alınmadığı anlaşılmaktadır. Doğal değerlerini yitirerek afetlere açık ve güvensiz hale gelen kentsel ve kırsal yerleşim alanlarında; bölgede en fazla yağışın düştüğü sonbahar mevsimiyle birlikte önümüzdeki aylarda yaşanabilecek su baskını, sel ve heyelanlara karşı önlem alınmalıdır.

Yaşanan afet sonrası başarılı iyileşme süreçleri için; toplum yararı ve sosyal devlet anlayışıyla bilim insanlarının, meslek odalarının, akademik kuruluşların ve tüm ilgili kesimlerin koordinasyonu ve işbirliği sağlanarak bölgede oluşan tahribat tespit edilmeli, yurttaşların uğradığı zarar telafi edilmelidir.

Mimarlar Odası olarak; kaybettiğimiz yurttaşlarımızı saygıyla anıyor, ailelerine ve toplumumuza başsağlığı diliyor; kayıp yurttaşlarımızın bir an önce bulunmasını ve yaralıların sağlığına kavuşmalarını temenni ediyoruz.

Bu bağlamda, çevre karşıtı yatırım ve plan kararlarının ivedilikle durdurulması; asli sorumluluklarını yerine getirmeyerek bu felaketlere sebep olan sorumluların bağımsız yargıya ve topluma hesap vermeleri için mücadelemizi sürdüreceğimizi değerli kamuoyumuzla paylaşıyoruz.”

TMMOB MİMARLAR ODASI