[Siyah Pijama] – Orçun Ersan: “Ortak üretmeye devam ediyor olsak dahi mekanı paylaşmanın ayrı bir karşılığı var.”

ACE Mimarlık ekibinin Şebnem Buhara ile gerçekleştirdikleri bir sohbet buluşmasından

Güncel çalışma koşullarında mimari üretim süreçlerinin durumunu öğrenmek amacıyla başlattığımız “Siyah Pijama” isimli araştırma bölümümüzde ACE Mimarlık Kurucu Ortağı Mimar Orçun Ersan sorularımızı cevapladı.

Bu yeni süreçle baş etmek için neler yapıyorsunuz?

ACE Mimarlık sürecin çok öncesinde, henüz ilk vakalar görülmeye başlamadan ofis içi çalışma düzeninde tedbirler almıştı. İlerleyen günlerde, okulların kapanma haberi ile hemen hemen eş zamanlı olarak evden çalışma düzenine geçtik. Halihazırda teknolojik alt yapımızın bu duruma elverişli olması büyük bir avantaj sağladı. Bunun yanı sıra mevcut çalışma alışkanlıklarımızı ve düzenimizi devam ettirmeye gayret ediyoruz. Haftalık ofis içi toplantılarımız devam ediyor, diğer disiplinlerle ve işverenlerimizle de dijital ortamı kullanarak ilişkilerimizi yürütebiliyoruz.

Uzaktan çalışmaya hangi noktada karar verdiniz? Sizi bu kararı almaya yönlendiren ne oldu?

Dünya gündemini takip etmenin ve biraz da aşırı tedbirli olmanın getirisi olarak öncelikle Şubat ayında ufak önlemler almaya başlamış, ofis içinde salgın ile ilgili bilgilendirme toplantıları yapmıştık. En son Mart ayı başında bu tedbirleri genişleterek bir afiş ile yeni ofis içi çalışma düzenimizi oluşturduk, bunu işverenlerimiz ve çalışma arkadaşlarımızla paylaştık ve sosyal medya kanallarından duyurusunu yaptık. Amacımız çalışma ortamı ile ilgili çabalarımızı paylaşarak bilinç oluşturmak ve katkı sağlayabilmek idi. Daha sonrasında ise evden çalışma düzenine geçtik.

 

Uzaktan çalışırken hangi araçları kullanıyorsunuz?

Mevcut server altyapımızın çok faydasını gördük, ftp üzerinden dosya paylaşımı yapabiliyoruz, bu sayede veri ve bilgi akışını kesintisiz sağlamak mümkün oluyor. Dijital toplantı ve görüşme platformlarını kullanıyoruz, öyle ki bu yöntemle bir happy hour dahi yaptık.

Sizin için uzaktan çalışmanın dezavantajları ve avantajları neler?

Her ofisin kendine özgü bir ruhu var ve bizim ofisimiz için de bu geçerli. Bu nedenle ofiste olmamak oldukça garip bir duygu. Ekip olmayı becerebildiğiniz ölçüde birbirinizi özlüyorsunuz. Ortak üretmeye devam ediyor olsak dahi mekanı paylaşmanın ayrı bir karşılığı var. Diğer yandan bakarsanız toplantı yapmak çok pratik bir hal aldı, bu mecrayı daha önce kullanmadığımız kadar etkin kullanıyoruz. Herkes kendi sorumluluğu çerçevesinde elinden geleni yapıyor. Bütün arkadaşlarım çok çaba sarf ediyorlar. Bu mücadeleyi ekip olarak veriyoruz. Onlarla gurur duyuyorum.

Elinizde ne tür projeler (şantiye, fikir, yarışma) vardı? Projelere göre çalışma organizasyonunda nasıl değişiklikler oldu?

Halihazırda devam eden, Ankara Yenimahalle ilçesi sınırları içinde bir karma kullanım projemiz var. Bu projenin detay ve uygulama çizimleri devam ediyor, Elazığ’da yine bir karma kullanım projesi yapıyoruz, o ise kesin proje aşamasında ilerliyor. Yurt dışında yaptığımız villa projelerimiz devam ediyor, bir de iç mekan uygulama süreci devam eden şantiyelerimiz var. Büyük bir özen ve titizlikle herhangi bir olumsuzluk yaşamadan ve yaşatmadan ilerlemeye çaba sarf ediyoruz.

Sizce bu salgının yapı malzemeleri ve tasarım kararları üzerinde dönüştürücü bir etkisi olacak mı?

Öncelikle ekonomide ciddi bir etki bekliyoruz. Daha sonrası toparlanma sürecinde ise mekanın tasarım niteliklerinin içinde böylesi günlerin getirdiği yeni gereksinimler mutlaka karşılık bulacaktır diye düşünüyorum. Sürdürülebilir çevre ve enerji etkin yapıların önemi daha da belirginleşti. Mekan bizim yaşam döngümüz içinde bu denli bir sınamadan geçmemişti. Sunduğumuz öneriye dönüp bir daha bakıp olumlu yönlerini çoğaltmaya, eksik noktalarını gidermeye çalışmanın tam zamanı sanırım. İşlev kavramı bünyesine yeni girdileri almak ve gelişmek zorunda kalacak.