(AVTO) Yeni Mekanını İLETİDE KAYBOLAN Sergisiyle Açtı…

Araştırma ve sanat pratiği içinde deneysel yöntemler ve bilimsel pratiği teşvik etmeyi amaçlayan AVTO, Arnavutköy’deki yeni mekanındaki programına İletide Kaybolan sergisiyle başladı. Marcos Calvari, Lole Remón, Federico Gloriani ve Federico Barabino’nun yer aldığı sergi evrenin nasıl işlediğini anlamak için bilimin sınırlarını sorguluyor. Batı düşüncesini ve onun başat örneği olarak bilimin  rakamlarla ölçülemeyen karmaşık olguları göz ardı ederek nicel verinin açıklayabileceği meselelere odaklanma eğilimini eleştiriyorlar.

Çalışmalarını iki yıl boyunca Galata’da sürdüren AVTO, Arnavutköy’deki mekanında sergiler, konuşmalar, gösterimler ve çeviri atölyeleri düzenlemeyi planlıyor. Arnavutköy mahallesi, Kuruçeşme Caddesi, Yalıboyu 4 numaralı binada yer alan AVTO’nun bu mekandaki ilk sergisi “İletide Kaybolan” 29 Aralık tarihine kadar görülebilir.

Neden zaman ve uzayın başlangıcı, varoluş ve makrokozmos hakkında bazı sorular Batı düşüncesi tarafından önemsiz kılınıyor? Sütü işleyerek “fazla yağın” ayrıştırıldığı gibi bu açıklanamazlık ve rastlantısallığı da evrene dair gelişen düşüncelerimizden ayrıştırmak mümkün mü? Eğer evren düzenli ve uyumlu bir sistem olsaydı, bugün yapıldığı gibi devasa veri yığınlarını işlemek için daha hızlı ve daha güçlü bilgisayarlar geliştirmek, evreni anlamak için işe yarar bir yöntem olabilirdi. Ancak evren açıklanamayan ve öngörülemeyen etkenlerle dolu karmaşık bir yapıya sahip. Bilim yağmuru tahmin edebilir, peki ya depremleri?
Marcos Calvari’nin yüksek çözünürlüklü ay fotoğrafını kırtasiye usulü bir fotokopi makinasıyla A4 kağıtlara basarak on iki metre genişliğinde, mekana özgü yerleştirilmiş bir mozaik oluşturur. ABD Ulusal Havacılık ve Uzay İdaresi tarafından geliştirilen “son teknoloji” bilgisayarlarda üretilen görselin fotokopi makinasında yeniden basılmasıyla Calvari, bilgiye erişimdeki iktidar ilişkilerini sorgular.

Federico Gloriani’nin “Sistem Estetiği” başlıklı çalışması, farklı sanat pratiklerinin ortak yönlerini saptama amacıyla yapılan hesaplamalardan oluşan görsel ve istatistiksel analizlerden oluşur. Serginin gerçekleştiği yere referans olarak Gloriani, 20. yüzyılın ilk yarısında aktif olan Türkiyeli sanatçı topluluğu D Grubu’nun kurucu üyelerinin üretimlerini inceliyor.

Federico Barabino’nun çalışması “Hepsini Duydum” toprakla dolu bir kutuya yerleştirilmiş bir ses düzeneğinden oluşuyor. Kutudan gelen, insan kulağının işitebileceği ses aralığının dışında kalan sesler ile işitme kapasitemizin hayvanlara kıyasla ne kadar kısıtlı olduğunu vurgulamayı amaçlayan Barabino, ses teknolojilerinin geliştiği günümüz dünyasında işitsel ortamımızın bir simülasyona dönüştüğüne dikkat çekiyor.

Bugüne mahsus kültürel buhrana dair ayrıntılı bir bakış sağlamayı amaçlayan İletide Kaybolan, bilişim çağında veri biliminin sağladığı bilginin sınırları ve hakikati yöneten iktidar yapılarına dair eleştirel bir bakış sunuyor.