VENEDİK BİENALİ 58. Uluslararası Sanat Sergisi AÇILDI

Dünyanın en önemli sanat etkinliklerinden biri olarak kabul edilen Venedik Bienali 58. Uluslararası Sanat Sergisi 11 Mayıs’ta kapılarını açtı. Venedik Bienali Türkiye Pavyonu’nda ise İnci Eviner’in Biz, Başka Yerde adlı eseri yer alıyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) koordinasyonunda, 2011 yılından bu yana Tofaş çatısı altındaki Fiat’ın desteği ile gerçekleştirilen Türkiye Pavyonu, 24 Kasım tarihine kadar Venedik Bienali’nin ana mekânlarından Arsenale’de ziyaret edilebilir.

Venedik Bienali 58. Uluslararası Sanat Sergisi, 11 Mayıs’ta genel açılışı öncesi profesyoneller için gerçekleştirilen ön izleme günleriyle başladı. Türkiye Pavyonu’nda yer alan Biz, Başka Yerde adlı eser, sanatçı İnci Eviner ve proje ekibinin katılımıyla, 9 Mayıs Perşembe günü düzenlenen açılışla uluslararası sanat dünyasına tanıtıldı.

Türkiye Pavyonu’nun resmi açılışına, İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Türkiye Pavyonu sponsoru Fiat adına Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu ve Koç Holding Kurumsal İletişim ve Dış İlişkiler Direktörü Oya Ünlü Kızıl da katıldı.

Açılışta, Venedik Bienali Başkanı Paolo Baratta, TC Roma Büyükelçisi Murat Salim Esenli, T.C. Kültür ve Turizm Müşaviri Serra Aytun Roncaglia ve Venedik Bienali 58. Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu Danışma Kurulu üyelerinin yanı sıra Türkiye’den ve uluslararası sanat ve akademi dünyasından pek çok önemli isim bulundu.

İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Türkiye Pavyonu’yla ilgili olarak, “Venedik Bienali Uluslararası Sanat Sergisi’ndeki Türkiye Pavyonu’nun düzenlenmesini 2007’den bu yana İstanbul Kültür Sanat Vakfı üstleniyor. Venedik Bienali, dünyanın en önemli güncel sanat etkinliklerinden biri ve biz burada ülkemizi yıllardır çok başarılı işlerle temsil ediyoruz. Bu bizim için bir gurur kaynağı. Türkiye’de dikkate değer bir güncel sanat üretimi var. Venedik’teki çalışmalarımızla, bu alandaki başarılarımızın yurt dışında yankı bulmasına olanak sağlıyoruz. Türkiye Pavyonu, ülkemizle küresel ölçekteki kültür-sanat evreni arasında verimli bir etkileşim alanı yaratıyor. Bu yolla sanatçılarımızı destekleyebildiğimiz için mutluyuz… Bu yıl Pavyon’da İnci Eviner’in yeni bir işine yer veriyoruz. Mimari tasarım, farklı malzemelerle üretilmiş objeler, ses tasarımı, çizim, video ve performansı bir araya getiren bu iş, insanların dünyayla ve birbirleriyle olan ilişkilerini sorguluyor; ziyaretçilerini adeta bütünüyle sarmalayıp “başka bir yere” götürüyor. Sanatçımız İnci Eviner’e, ekibine ve emeği geçenlere bu heyecan verici proje için teşekkür ediyorum,” yorumlarında bulundu.

Fiat adına Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, “Fiat markamız ile 2011’den bu yana Türkiye Pavyonu’na destek veriyoruz. Ülkemizin dünyanın en önemli güncel sanat etkinliklerinden birinde temsil edilmesine uzun süreli katkı sunduğumuz için mutluyuz,dedi.

Biz, Başka Yerde

Biz, Başka Yerde için Türkiye Pavyonu’nu bir sahneye dönüştüren İnci Eviner, bu sahnede, çizdiği desenler ve bu desenleri hayata geçiren karakterlerin videolarının mimari, ses, performans, obje gibi farklı öğelerle bir araya geldiği “dünya içinde bir dünya” yaratacak. Açık kalacağı yedi ay boyunca işleyecek ve etkileşime açık olacak mekan, oluşturduğu farklı duyusal ve görsel katmanlarla Türkiye Pavyonu’nu izleyicilerin de parçası olacağı bir deneyim alanına çevirecek.

Eviner, Biz, Başka Yerde’yi toplu yer değiştirmelerin sonucunda ortaya çıkan mekanlara dair bir yapıt olarak tanımlıyor. Siyaset kuramcısı Hannah Arendt’in 1943 yılında kaleme aldığı Biz Mülteciler metninin “Evimizi kaybettik, yani günlük yaşamın aşinalığını. İşimizi kaybettik, yani bu dünyada bir işe yaradığımıza dair inancı. Dilimizi kaybettik, yani tepkilerin doğallığını, jestlerin sadeliğini ve duyguları olduğu gibi ifade etmeyi” cümlelerinden hareketle Eviner, insanların dünya ile ilişkisinin doğallığını kaybetmesi durumuna odaklanarak temel insanlık durumunun ne olduğu sorusunu soruyor. Eviner, “İnsanların dünya ile ilişkisinin doğallığını ve jestlerin basitliği kaybetmesi ve günlük insani ihtiyaçların siyasallaşması hala büyük kitlesel yer değiştirmelerin yaşandığı günümüzde aciliyetini koruyor. Ve belli ki yeni bir insan-canlı tanımına, hatta bunlar arasında farklı bir ilişkiselliğe ihtiyaç var. Ben ve biz olanla başka bir yerde buluşmanın ve aynı zamanda burada olanla hafıza arasındaki eksik ve kayıplarla karşılaşmanın zamanı geldi diye düşünüyorum” diyor.

İnci Eviner’in zamandan, coğrafyadan ve zihinden bağımsız bir mekan yarattığı Biz, Başka Yerde, içine giren izleyicileri de bu yerinden edilmiş, hafızası silinmiş çılgın topluluğun bir parçası haline getiriyor. Ortadan ikiye yarılmış mekanın farklı duyusal ve görsel katmanları, “arada kalanların” dünyasını tüm şiddetiyle görünür kılarken, izleyiciler de yarım kalan hikayelerini ve eksik olan bir parçalarını sürekli arayıp duran bu hayali karakterler arasında, zihinlerinin bilinmeyen köşelerine yolculuk ediyor. Böylece Biz, Başka Yerde, Türkiye Pavyonu ziyaretçilerini Venedik Bienali’nden koparıp yeraltıyla yer üstü arasındaki hayali-fiziksel bir yerde, bilinç ve bilinç dışı arasında kayıp, silinmiş bir (başka) yerde olma hissini yaşatıyor.

Biz, Başka Yerde, eserlerinde bireyin beden hareketlerinin, onun ruhunu ve davranışını nasıl şekillendirdiğini inceleyen sanatçı İnci Eviner’in sanat pratiğine de ayrıntılı bir bakış imkanı sağlıyor. İnci Eviner bu durumu Bu figürler diğer yarılarını bulmak için mekan boyunca hiç durmadan yer değiştiriyor. Bu çaba aslında kesintiye uğratılmış, iptal edilmiş hafızalarını ve bedenlerini yeniden ele geçirme çabası. Figürler bu kurguyu yaparken mitolojiler, anılar ve günlük hayatın alışkanlıkları ile neşe ve acılarını birer birer toplayıp yerlerine yerleştirmek zorunda kalıyor. Kendimi bütün bunlara tanıklık etmek için olayların içinde ve aynı zamanda dışında tutmaya çalışıyorum. Tanık olmanın sorumluluğu, biz olmayı sorgulamaktan geçiyor sözleriyle açıklıyor.

Farklı disiplinleri bir araya getiren çok katmanlı bir proje

İnci Eviner, Biz, Başka Yerde isimli yapıtında küratör Zeynep Öz’ün yanı sıra farklı disiplinlerden isimlerle birlikte çalıştı.

Mimari Proje: Venedik Bienali ana mekanlarından tarihi Arsenale bölgesindeki Sale d’Armi binasındaki 500 metrekarelik Türkiye Pavyonu’nu değiştiren çok katmanlı yerleştirmenin mimari projesi Birge Yıldırım Okta ve Gürkan Okta tarafından yapıldı.

Ses Tasarımı: İnci Eviner’in besteci ve ses tasarımcısı Tolga Tüzün’le birlikte hayata geçirdiği sesler, sergi boyunca izleyiciye eşlik ederek, Eviner’in deyimiyle “mekanın dokularına sızan duygu parçacıklarını saklandıkları yerden çıkarıyor.” 22 ayrı kanaldan mekana dağılacak ses tasarımı, izleyicileri yönlendirerek her köşede farklı duyular yaratıyor.

Video: Performans sanatçıları Canan Yücel Pekiçten, Melih Kıraç ve Gülden Arsal, İnci Eviner’in alameti farikası desenlerini, öğrenilmiş dans figürlerinin dışında yeni bir beden kapasitesi arayışıyla videolara taşıdı. Türkiye Pavyonu’nun içerisinde 10 ayrı noktada yansıtılacak ve sürekli hareket halinde olacak videoların görüntü yönetmenliğini Aydın Sarıoğlu, post prodüksiyonu ise Cem Gökçimen ve Cem Perin gerçekleştirdi.

Objeler: Türkiye Pavyonu’nda yer alan objeler de mimari tasarımla bir araya gelerek farklı görüş açıları yaratıyor. İnci Eviner tarafından tasarlanan demir parmaklıklar, yarım sandalyeler, seramik masklar ve yarım pisuarlar İstanbul ve Bozüyük’te farklı fabrika ve atölyelerde üretildi.

Performans: Canan Yücel Pekiçten ve Melih Kıraç, 7-10 Mayıs tarihleri arasında bienalin ön izleme günleri boyunca, Türkiye Pavyonu’nda Space Occupiers adlı canlı bir performans da gerçekleştirecek.

Görsel Kimlik: Projenin görsel kimliğinin ve Türkiye Pavyonu’nun açılışıyla birlikte ziyaretçilerle buluşacak yeni yayının tasarımını ise Okay Karadayılar ve Ali Taptık (ONAGÖRE) üstleniyor.

Biz, Başka Yerde kitabı

Sergi kapsamında hazırlanan Biz, Başka Yerde başlıklı kitapta İnci Eviner’in desenlerine ve yapıtı için oluşturduğu karakterlere, Orhan Pamuk’un sergiye özel olarak kaleme aldığı ve Eviner’in yarattığı hayali karakterlerine ses verdiği bir metin eşlik ediyor. Kitapta ayrıca küratör Zeynep Öz’ün önsözü ile İstanbul Bienali ve İKSV Güncel Sanat Projeleri Direktörü Bige Örer ile Eviner’in bir söyleşisi yer alıyor. Yayının tasarımı Okay Karadayılar ve Ali Taptık’a (ONAGÖRE) ait.

Dağıtımı Yapı Kredi Yayınları tarafından üstlenilen kitap, Türkiye Pavyonu’nun açılışıyla birlikte Venedik’te satışa sunulacak. Kitap, Türkiye’de Mayıs ortasından itibaren seçili kitabevlerinden edinilebilir.


Venedik Bienali 58. Uluslararası Sanat Sergisi:
Bu yıl 11 Mayıs–24 Kasım 2019 tarihleri arasında gerçekleşecek olan Venedik Bienali 58. Uluslararası Sanat Sergisi’nin küratörlüğünü Ralph Rugoff üstleniyor. Başlığı May You Live in Interesting Times (Tuhaf Zamanlarda Yaşayasın) olarak açıklanan bienalde, Rugoff’un küratörlüğünü yaptığı ana serginin yanı sıra Arsenale ve Giardini’de Türkiye Pavyonu’nun da aralarında bulunduğu 90 ülkenin sergileri yer alıyor. Gana, Madagaskar, Malezya ve Pakistan bu yıl ilk kez ülke pavyonlarıyla bienale katılıyor.

Venedik Bienali Türkiye Pavyonu:
2007’den bu yana İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın koordinasyonunda düzenlenen Türkiye Pavyonu sergisi, İKSV’nin girişimi ve 21 destekçinin katkılarıyla, 2014–2034 yılları arasında Türkiye’nin kullanımına tahsis edilen Arsenale’deki uzun süreli mekanda yer alıyor.

58.Venedik Bienali Türkiye Pavyonu, 2011 yılından bu yana Türkiye Pavyonu’na destek veren Tofaş çatısı altındaki Fiat sponsorluğunda, TC Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteği ile TC Dışişleri Bakanlığı’nın himayesinde ve SAHA Derneği’nin prodüksiyon ve yayın desteğiyle gerçekleştiriliyor. VitrA’nın da katkıda bulunduğu projede kullanılan maskların üretimini Gorbon Tiles üstleniyor.

Venedik Bienali 58. Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu Danışma Kurulu’nda Bilgi Üniversitesi Sanat ve Kültür Yönetimi Bölümü öğretim üyesi Serhan Ada, Suna ve İnan Kıraç Vakfı, Kültür ve Sanat İşletmesi Genel Müdürü Özalp Birol, küratör ve İstanbul Modern Müzesi Sanat Danışmanı Paolo Colombo, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Batı ve Çağdaş Sanatlar Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Zeynep İnankur ile Arter’in küratörlerinden Başak Doğa Temür yer alıyor.

İnci Eviner:
İnci Eviner, çizimden yola çıkarak hazırladığı videoların, performatif ve ortaklığa dayanan uygulamaların iç içe girdiği çok katmanlı, geniş bir çalışma alanına sahip. Özellikle kadın bedeni üzerinde iktidar ve temsil politikasının işleyişine değindiği işlerinde, öznelliğin nasıl şekillendiğini inceler. Sanatçının video teknolojileri ve resim geleneği arasında kurduğu karmaşık ilişkiler farklı bir algılama biçimi önerir.

İşlerini dünya çapındaki kişisel ve karma sergilerde sunmuş olan Eviner’in davet edildiği başlıca sergiler arasında Gwangju Bienali (2018), Liverpool Bienali (2018), Sharjah Bienali (2017), Aichi Trienali (2016), İstanbul Bienali (2013 ve 2005), Selanik Bienali (2013), Asya Sanat Bienali (2013), Busan Bienali (2010), Şanghay Bienali (2008) vVenedik Bienali (1997 ve 2019) bulunuyor. İşlerinin sergilendiği müzeler arasında ise Drawing Center, Philadelphia Sanat Müzesi, Thyssen-Bornemisza Art  Contemporary, Musée d’Art Moderne de la Ville de Paris, Massachusetts Güncel Sanat Müzesi, Palais des Beaux-Arts de Lille ve İstanbul Modern yer alıySharjah Bienali Ödülü’nün (2017) sahibi EvinerHeadlands Center for the Arts (San Francisco, 2017), Rauschenberg Foundation (Florida, 2017), SAM Art Projects (Paris, 2010), Musée d’art contemporain du Val-de-Marne (Vitry-sur-Seine, 2009), Cité Internationalé des Arts (Paris, 2008) ile InternaStudio & Curatorial Program’de (New York, 2004-2005) misafir sanatçı olarak bulundu.

Eviner aynı zamanda Kadir Has Sanat ve Tasarım Fakültesi’nde öğretim üyeliği görevine devam ediyor. İstanbul’da yaşıyor ve çalışıyor. Galeri Nev İstanbul tarafından temsil ediliyor.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı:
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), kâr amacı gütmeyen ve kamu yararına çalışan bir kültür kurumu. 1973 yılından bu yana İstanbul’un kültür-sanat yaşamını zenginleştiren çalışmalar yürütüyor. Düzenli olarak İstanbul Müzik, Film, Tiyatro ve Caz Festivalleri, İstanbul Bienali, İstanbul Tasarım Bienali, Leyla Gencer Şan Yarışması ve Filmekimi’ni düzenleyen, yıl boyunca özel etkinlikler gerçekleştiren vakıf, Nejat Eczacıbaşı Binası’nda yer alan Salon İKSV’de farklı disiplinlerdeki etkinliklere ev sahipliği yapıyor ve İKSV Alt Kat’ta çocuklara ve gençlere yönelik yaratıcı bir etkinlik programı sunuyor.

Venedik Bienali’nde dönüşümlü olarak Uluslararası Mimarlık ve Sanat Sergilerindeki Türkiye Pavyonu’nun organizasyonunu üstlenen İKSV, kültür politikalarının geliştirilmesine katkıda bulunmak amacıyla araştırmalar yürütüyor ve raporlar hazırlıyor. Vakıf ayrıca festivallerinde sunduğu ödüller, verdiği eser siparişleri, yer aldığı yerel ve uluslararası ortak yapımlar ve Fransa’daki Cité Internationale des Arts sanatçı atölyesinde yürüttüğü bir misafir sanatçı programının yanı sıra her yıl sunduğu Aydın Gün Teşvik Ödülü, Talât Sait Halman Çeviri Ödülü ve Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatro Teşvik Ödülü ile güncel kültür-sanat üretimini destekliyor.

İKSV, 2018’den beri UNESCO Türkiye Millî Komisyonu’nun genel kurul üyeleri arasında yer alıyor.