(RIBA), Uluslararası Mimarlık Ödülü 2018’de FİNALE KALAN 4 Yapıyı Duyurdu!

İki yılda bir verilen, dünya çapında öne çıkan ve ilham verici yapıları ödüllendiren RIBA Uluslararası Mimarlık Ödülü 2018’de finale kalan son dört yapı açıklandı.

16 ülkeden, 20 seçkin projenin bulunduğu adaylar arasından, titiz bir karar verme sürecini takiben, finale kalan bu 4 yapı seçildi:

Orta Avrupa Üniversitesi (Central European University) , Budapeşte, O’Donnell  + Tuomey

Fotoğraflar: Tam Bujnovszky

Hareketli farklı alanlar yaratarak, eski binalar ve avlularla bağ kuran, Budapeşte’nin kalbinde yeni bir üniversite kampüsü.

Çocuk Köyü (Children Village) , Brezilya, Aleph Zero + Rosenbaum

Fotoğraflar: Leonardo Finotti

Kırsal alanda çiftlik çalışanlarının çocuklarına eğitim ve konaklama imkanı sağlayan, Amazon kıyılarında yeni bir yatılı okul.

Toho Gakuen Müzik Okulu (Toho Gakuen School of Music) , Tokyo, Nikken Sekkei

Fotoğraflar: Harunori Noda

Müzisyenlerin izole bir halde pratik yapmak yerine görsel olarak bağlantıda kalabilecekleri şekilde tasarlanmış usta bir müzik okulu.

Dikey Orman (Vertical Forest) , Milano, Boeri Studio

Fotoğraflar: Giovanni Nardi

Sürdürülebilir konutlarda yeni bir standart oluşturmak için tasarlanan, ağaçların ve insanların bir arada var olduğu, Milano’da bulunan, iki konut kulenin ikincisi.

Finale kalan yapılar son olarak, tanınmış Amerikan şirketi Diller Scodifio + Renfro ortağı Elizabeth Diller’ ın başkanlığını yaptığı, seçkin jüri üyeleri, Rural Urban Framework’ün kurucu ortağı Joshua Bolchover , Gabinete de Arquitectura ortağı Gloria Cabral , Feilden Clegg Bradley Studios ortağı Peter Clegg ve SANAA kurucu ortağı Kazuyo Sejima’ nın oluşturduğu büyük jüri tarafından tarafından değerlendirilecek.

RIBA Başkanı Ben Derbyshire, “Gerçekten başarılı bir yapının işareti, onun yerel bağlamına ve insanlara yaptığı olumlu katkıdır. Bu dört projenin tamamı vizyoner, yenilikçi düşünceleriyle uygulama mükemmelliklerini ortaya koymakta ve tasarlandıkları toplulukları olumlu yönde etkilemektedir. Bu dört bina farklı zaman dilimlerinde ve kıtalarda yer almalarına rağmen, tüm mükemmel mimariler gibi ortak özellikleri paylaşıyorlar, özellikle de yerel çevrelerine olan duyarlılıkları ve onları kullanacak insanların özel ihtiyaçlarına verdikleri cevaplar ile. Bu dört projeden üçünün, gençlerin yaşamaları, öğrenmeleri ve potansiyellerini gerçekleştirmeleri için yenilikçi ve ilham verici alanlar sağlayan eğitim yapıları olmasından mutluluk duyuyorum. Dördüncü plan ise kentsel konutların yoğun olduğu yerlerin yeşillendirilmesi konusunda başka şehirlere de ilham veren cesur bir yaklaşım. Yılın sonuna doğru seçkin jüri heyeti tarafından hangi binanın kazanan olarak seçileceğini görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum” dedi.

Kasım 2018’de duyurulacak olan RIBA Uluslararası Mimarlık Ödülü 2018, tasarım mükemmelliği ve mimari tutkusuyla örnek teşkil ederek anlamlı bir sosyal etki yaratmış bir yapıya verilecek. 2016 yılında, RIBA Uluslararası Mimarlık Ödülü, Lima, Peru’daki seçkin üniversite binası UTEC (Universidad de Ingeniería y Tecnología) için Grafton Architects’e verilmişti.


Orta Avrupa Üniversitesi (Central European University):
Orta Avrupa Üniversitesi’nin büyük geliştirme planının bir parçası olarak, mimarlar Budapeşte’nin kalbinde bir caddeye kireçtaşı kaplı bir yapı eklediler. Şehrin benzersiz yörüngesini çizen yeni tasarım, içsel bir dizi alanlar ve rotalar yaratacak birkaç tarihi binayı ve avluyu ustaca bir araya getiriyor. Proje, şehir içi kampüsüne toplam 35,000m²’lik yeni bir kütüphane, oditoryum, öğretim ve öğrenim olanaklarıyla dolu çalışma odaları ve kafeyle dolu bir alan kazandırıyor. İrlandalı mimarlık şirketi O’Donnell’den + Tuomey’den Shelia O’Donnell ve John Tuomey proje ile ilgili  “Üniversite ’nin RIBA Uluslararası Mimarlık Ödülü için finale kalmasına çok sevindik. Bu bizim için çok özel bir proje oldu. Liberal fikirli bir üniversite için açık bir kampüs olan bu proje bizi, Budapeşte’nin mimari, kültürel ve kentsel biçimine doğru bir keşif yolculuğuna çıkardı. Bu da bizi tasarım sürecinde kendimizi şehir yetkilileriyle bazen sempatik bazen de çekişmeli bir tartışma ortamında bulmamıza sebep oldu. Yapının bağlamına uymasını isterken bir yandan da dikkat çekmesini istedik. Şimdi yapıldığı haliyle, yaygın olarak kabul edildiğini ve eski kentin yeni bir parçası olarak anlaşıldığını görüyoruz” dedi.

Çocuk Köyü (Children Village):
Amazon’un çevresinde kırsal bir alanda bulunan Çocuk Köyü, Canuanã Okulu’ndaki 540 ortaöğretim öğrencisi için yatılı konaklama imkanı sağlıyor. Büyük ölçüde yerel kaynaklı kerestenin kullanıldığı projede Brezilyalı mimarlar, siteyi çevreleyen bol doğal kaynaklardan yenilikçi bir şekilde yararlandı ve böylece hem ekonomik hem de çevresel sürdürülebilirlik desteklenmiş oldu. Öğrencilerin yaşam kalitesini iyileştirmek ve okulla aralarındaki bağı geliştirmek için onlarla birlikte, yurtlardan okuma alanlarına, balkonlardan hamaklara varan çeşitlilikte etkileşim alanları tasarlandı. Çocuk Köyü, doğal kaynaklar açısından zengin ancak eğitim olanaklarının fakir olduğu bir bölgede mimarinin kullanıcılarını ve çevredeki topluluğu nasıl teşvik edebileceğinin bir örneğidir. Brezilyalı mimarlık şirketi Aleph Zero’dan Gustavo Utrabo ve Pedro Duschenes finale kalmalarını“Dünyanın önde gelen mimari kurumlarından biri tarafından tanınmak, işin tutarlılığını ortaya koyuyor ve yerel durumla derinden bağlantılı, mevcut politik, ekonomik ve sosyal değişimlerin geniş yelpazede yankılanarak ortaya çıkardığı konuları gösteriyor” diyerek değerlendi.

Toho Gakuen Müzik Okulu (Toho Gakuen School of Music):
Toho Gakuen Müzik Okulu, Tokyo’nun banliyölerinde bulunan ünlü bir müzik kolejidir. Bu yeni açık plan kampüsü, doğal ışık bulunmayan bir koridor boyunca geleneksel bir hücresel uygulama odalarına sahip olan alandaki eski bir binanın yerini aldı. Buna karşılık, bu usta mimari parçası, dış mekanlara maruz kalma sayesinde bağımsız öğretim alanları, düzenli ortak alanlar ve bol doğal ışık ile neredeyse köy benzeri bir niteliğe sahiptir. İdeal akustik ortamı sağlamak şartından yola çıkan Japon mimarlar, her ders odasının her bir enstrümanın gerektirdiği bir orana ve büyüklüğe sahip olmasını sağlamış ve odaları akustik bölünme sağlamak için bir boşluk -koridor gibi- ile düzenlemişlerdir. Sonuç olarak, koridorda her odadan gelen müzik duyulabilir, ancak odalarda sessizlik vardır. Japon mimarlık şirketi NIKKEN SEKKEI’den Tomo Yamanashi’nin “Toho Gakuen Müzik Okulu, RIBA Uluslararası Mimarlık Ödülleri 2018’de finale kaldı. Bu proje, standart müzik okullarında görülen ders odalarının kasvetli iç koridorlar boyunca yerleştirildiği tipik modelden uzaklaşmayı amaçladı. Çok çeşitli parametrelerin örtüşmesinden yeni bir doğal manzara yaratma iddiamızın – belki de sayısal tasarım kullanmaya Japonlara özgü bir yaklaşım – Birleşik Krallık’ta nasıl değerlendirildiğini görmeyi dört gözle bekliyoruz” yorumunu yaptı.

Dikey Orman (Vertical Forest):
Dikey Orman, ağaçların ve insanların bir arada var olabileceği, yüksek binalara yeni bir yaklaşımı yansıtan Milano’daki iki konut kulesinin ikincisidir. Proje, yaklaşık 17,000 ağaç, çalı ve bitkiyle yeşillendirilen, 80m ve 112m’lik iki kuleden oluşmaktadır. Bu da 20,000m²’lik orman ve bitki örtüsüne eşdeğerdir. Kentsel ağaçlandırma projesi olan Dikey Orman, geniş çaplı çevresel faydalara sahiptir. Sadece şehrin flora ve faunasını yeniden üreterek biyoçeşitliliği arttırmakla kalmaz, aynı zamanda ince partikülleri filtrelemek ve hava kalitesini iyileştirmek için kendi mikro iklimini yaratır. Yapı aynı zamanda kentsel genişlemeyi kontrol etmek için, her kulenin tek aile evlerinin ve binaların yaklaşık 50,000 m2’lik eşdeğer alanı içerdiği akıllı bir çözüm sunmaktadır. İtalyan mimarlık şirketi Giovanni La Varra’dan Stefano Boeri ve Gianandrea Barreca “RIBA Uluslararası Mimarlık Ödülü 2018’de finale kaldığımız için çok heyecanlıyız. RIBA, binaları teknolojik yenilikleri, sosyal değerleri ve estetik özellikleri ile değerlendirmektedir. Dikey Orman’ın bu değerleri yansıttığı görüldüğü için memnunuz. Tamamlanmasından bu yana, Milano Dikey Orman, dünyadaki pek çok yapı için, yaşayan doğaya ev sahipliği yapan bina cepheleri konusunda bir prototip haline geldi. Dünyanın dört bir yanındaki mimarların ve mühendislerin, iklim değişikliği zorluğunun farkına vardıkları ve geleceğin kentini yaratmak için radikal olarak yeni ve sürdürülebilir bir kentsel mimari modelini benimsedikleri için mutluyuz” diye konuştu.