(Studio Vertebra)’dan, KÜTAHYA’nın Kültürel Mirasının Korunmasına Katkı…

Başta İstanbul olmak üzere pek çok şehirde 2013 yılından bu yana restorasyon projelerine imza atarak kentlerin ve tarihi çevrenin korunmasına önemli katkılarda bulunan Studio Vertebra, güncel olarak Anadolu’nun en eski yerleşimlerinden biri olan Kütahya’da gerçekleştirdiği çalışmalar ile geleneksel dokusunu günümüze kadar korumuş olan kentin, kültürel mirasının aktarılmasında büyük rol üstleniyor.

Kuruluşundan bu yana ulusal ve uluslararası ölçekte “çok disiplinli” çalışmalar yürüten, Baş Mimar Gencer Yalçın, Y. Mimar Dilşad Öktem Aslaner, Y. Mimar Bahar Yücel ve İç Mimar Efe Kağan Hızar’ın ortaklığındaki İstanbul merkezli tasarım ofisi Studio Vertebra, tasarım çalışmalarını yönlendiren tümel proje yaklaşımı ilkesi doğrultusunda restorasyon projelerine de imza atıyor. 2013 yılından itibaren birçok şehirde çok çeşitli sivil mimarlık örneğinin ve anıtsal yapının rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerini hazırlayarak, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nce hazırlanan “proje ve proje ile ilgili hizmet alımı işleri için 2016 yılında ön yeterlilik alan firma listesine” girme başarısını göstermiş.

Geçtiğimiz yıllarda Kütahya’da yeni yapılar ve park projeleri yapan Studio Vertebra, kent merkezinde özgün dokusunu koruyan caddelerin rölöve ve sokak sağlıklaştırma çalışmalarıyla bu caddeler üzerinde yer alan 35 adet yapının da rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerini de hazırladı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2016 yılında Kütahya kent merkezinde, özgün dokusunu korumuş olan iki alan belirlemiş: Birinci alan Meydan ve Germiyan Caddeleri, ikinci alan ise Osmanlı ve Balıklı Kara Caddeleri olmuş. Belirlenen proje alanlarında Studio Vertebra tarafından rölöveleri çalışılmış olan yapıların restitüsyon ve restorasyon projelerinin hazırlanması konusu gündeme gelmiş. 2017 yılında seçilen 35 adet yapının projeleri hazırlanmış, belediyeye teslim edilmiş ve koruma kurulu onayları alınmış. Rölöve saha çalışmalarında üç boyutlu lazer tarama cihazı kullanılması, ölçümlerin kısa sürede daha doğru yapılmasını mümkün kılmış. Proje kapsamında bir anıt eser (Darülkurra) ve çok sayıda sivil mimari örneği çalışılmış. Projede belirlenen alanlar içerisinde kalan tüm sokaklar için ise sokak sağlıklılaştırma projeleri hazırlanırken, 2017 yılında bu projelerin uygulama çalışmaları da başlamış.

Studio Vertebra, restorasyon çalışmalarında yapıları tarihi bir belge olarak değerlendirerek, sosyo-kültürel kimliklerini oluşturan mekansal, biçimsel, yapısal ve özgün karakterini bozmadan, mevcut problemleri çözmek ve yenilemeden sonra yapılara özgün kullanımlarına uygun işlevler vererek, sürdürülebilir korunmanın sağlanmasını hedefliyor. Kütahya’da gerçekleştirdiği restorasyon çalışmaları ile Anadolu’nun en eski yerleşimlerinden biri olarak geleneksel dokusunu günümüze kadar korumuş olan kentte çok sayıda tescilli eserin belgelenmesine de katkıda bulunan Studio Vertebra ekibi, kentlerin ve tarihi çevrenin korunarak gelecek nesillere aktarılmasında rol üstlenmekten mutluluk duyuyor.


Studio Vertebra:
Studio Vertebra 2009 yılında dört ortağın birlikte kurduğu bir mimari tasarım ofisidir. Mimari, iç mimari ve eski eser proje hizmetleri alanlarında “çok disiplinli” çalışmalar yapmaktadır.

Projelerinde; kentsel, mimari ve iç mimari faktörler bir arada gözetilerek “bütünsel” bir yaklaşım benimsemektedir. Tasarım süreci bireysel kanaatlerden uzaktır, ekipteki tüm tasarımcılar sürecin gelişmesine katkı sağlar. İşveren talepleri, tasarımda önemli bir faktör olarak değerlendirilir ve işveren de ekibin bir parçası olarak görülür. Söz konusu “çok girdili” yaklaşım, “tümel” proje anlayışının uzantısıdır.

Çalışma ölçekleri, yüksek metrajlı kentsel düzenlemelerden başlayıp farklı tip ve ölçeklere sahip tüm mimari yapılardır. İç mimari projeler, mimari tipolojilerle eş sesli olmakla beraber, mekanın niteliklerine göre butik ve noktasal ölçeklerde de formüle edilmektedir.

Studio Vertebra, kentsel planla doğru ilişki kurabilen iyi çözümlenmiş iç hacimler oluşturur. İnsan mekan oranını baz alarak sürdürülebilirliği de sağlayan ve küresel mimari değerleri barındıran projeler yapmayı esas kabul eder. Bütün çalışmalarını “tümel” yaklaşım merkezinde oluşturur.