Semih Zeki’nin YENİ sergisi “Yıkım / Demolition” BOZLU ART PROJECTte!

Resimlerinde uzun zamandır kentte süreklileşen değişimin hafıza ve anlam üzerindeki yıkıcı etkisine odaklanan Semih Zeki, “Yıkım / Demolition” isimli yeni sergisinde brüt katmanların üzerine eklenen, ağaçları, çayırları ve gökyüzüyle tanıdık, ama parçalanacak olanı imleyen kesik çizgiler gibi odaklarıyla tedirgin edici doğa parçalarına yer veriyor. Sergi 31 Ekim-5 Aralık tarihleri arasında Bozlu Art Project’te izlenebilir.

Semih Zeki
“Yıkım / Demolition”
31 Ekim- 5 Aralık 2017
Bozlu Art Project Nişantaşı

Semih Zeki’nin “Yıkım / Demolition” isimli sergisini daha önceki çalışmalarının artık parçaları üzerine inşa etmesi, onları yeniden kurması, biçimlendirmesi ve yeni imajlara dayanak olacak şekilde kurgulaması, yıkımın dahi var olanı yok etmediği, insanda olduğu gibi doğadaki çatlakların da kendini yeniden kurmanın zemini olduğu fikrine gönderme yapıyor.

“Sadece duru resmi yapma hali kalana dek” kendini de yıkmak istediğini söyleyen sanatçının, bu arzusunu takiben kurduğu dünyada karşımıza çıkan lacivert ve pembeler, gri fonun, çimento ve ziftin içinden, incecik çatlaklardan; pes doğa tasvirlerinin ve yıkıma ilişkin bütün emarelerin içinden başlarını uzatırken umuda dair bir söylem de barındırıyor. Kent, hafızaya yer bırakmayan yok-yerlerle dolmuş olsa da ressam adeta yıkımın hızından beslenen bir başka güç olduğunu sezmemizi istiyor. Başlangıçta, her şeyden önce karanlık ve kaosun olduğunu, sesin onlardan neşet ettiğini hatırlamamızı…


Semih Zeki
1981 yılında Bolu’da doğan Semih Zeki, Marmara Üniversitesi Resim Bölümü’nden mezun olur. Işık Üniversitesi Sanat Kuramı ve Eleştiri Bölümü’nde yüksek lisans öğrenimini tamamlayan Semih Zeki’nin resimlerinde ağırlıklı olarak bozarak müdahale ettiği ve yan yana getirerek değiştirdiği mimari yapılarla, kütlelerin kendi içinde taşıdığı devingen şeffaf formlarla ve forma müdahale eden çizgilerle karşılaşırız. Doğa sanatçının resimlerinde bazen direkt bazen de gizli bir öznedir. Semih Zeki’nin üst üste gelen katmanlardan oluşan bir karmaşa sürecini izleyiciye irdeleten; fakat buna karşın karmaşadan uzak, dingin ve geniş espaslar içinde oluşan yapıtları zamanın nasıl biçimlendiğini göstermesi açısından önemlidir. Yapıtlarında mimari yapıları irdeleyen, parçalayıp birleştiren ve böylece sürekli üreyen ve gelişen bir dil oluşturan Semih Zeki’nin mimari formlardan hareketle kurguladığı yapı, resimlerinin de çıkış noktasını belirlemektedir; Yüzeye eklenen her renk, imge ya da çizgiyle başlangıç noktasından uzaklaşan, apayrı bir hal alan resimler böylece her gün binlerce imajın etkisiyle evrilen insan doğasının değişimini sorgular.