SALT Galata’da Slavs and Tatars: “Ağızdan Ağıza”

Slavs and Tatars, Kitab Kebab (Merton to Mazda), 2012 (Sanatçılar ve Tanya Bonakdar Gallery’nin izniyle)

Slavs and Tatars sanat kolektifinin son 10 yıldaki üretimlerinin kapsamlı bir seçkisi niteliğindeki sergi, Varşova ve Tahran sunumlarının ardından 22 Haziran’da SALT Galata’da açıldı.

Berlin merkezli Slavs and Tatars kolektifinin 2006’dan bu yana sürdürdüğü sanat pratiği, Almanya’da eski Berlin Duvarı’nın doğusu ile Çin Seddi’nin batısı arasında kalan Avrasya coğrafyasına dair polemikler ile yakınlıkları inceliyor. Bu yıl Varşova’da Ujazdowski Castle Centre for Contemporary Art ve Tahran’da Pejman Vakfı’nda sunulan Ağızdan Ağıza, İstanbul’da SALT Galata’nın ardından Vilnius, Belgrad ve Dresden’e uzanan rotasıyla kolektifin son 10 yıldaki Avrasya odaklı üretimlerini haritalandırıyor.

Slavs and Tatars, The Wizard of Öz Türkçe, 2014 (Sanatçılar, Tanya Bonakdar Gallery ve onestar press’in izniyle)

Ağızdan Ağıza, kültürel yorumlamalardaki farklılıklar, müşterek dil mirası ile bugünün toplumlarında mistisizm algısını irdeleyen işleri bir araya getiriyor. Sergi, bir sözcüğün ayrı coğrafyalarda bambaşka şekillerde yazılması ve anlamlandırılması gibi, uğradığı kentlerin kültür ve diline özgü göndermeler yaparak her sunumunda yeniden yapılandırılıyor. Slavs and Tatars’ın üç kata yayılan araştırmaları, Türki dillerdeki tarihî kaymaları politik ve toplumsal dönüşümlerle ilişkilendiriyor.

Slavs and Tatars, Love Letters No. 9, 2014 (Sanatçılar ve Tanya Bonakdar Gallery’nin izniyle)

Bir dizi halıdan oluşan, 2013-14 tarihli Love Letters [Aşk Mektupları], imparatorluklarla sınır aşan ve özellikle Sovyetler Birliği ile Anadolu’da Türki diller konuşan topluluklarca kullanılan alfabeleri işliyor. Kat -1’deki sergi mekânında yer alan enstalasyon, bir iktidar aracı olarak dil fikrinden hareketle Bolşevik destekçisi, fütürist şair Vladimir Mayakovski’nin karikatürleri temelinde şekilleniyor; Türkiye Cumhuriyeti’nin 1928’deki Harf Devrimi’ne dikkat çekiyor. Dil, milliyetçilik ve din arasındaki tartışmalı ilişkileri kinayeli saptamalar, göze çarpan grafik ve tipograflerle inceleyen; aralarında The Wizard of Öz Türkçe [Öz Türkçe Büyücüsü] (2014), Nations [Uluslar] (2007) ve Behind Reason[Mantığın Ardında] (2012) gibi işlerin de bulunduğu basılı üretimlerse birinci katta konumlanıyor.

Slavs and Tatars, Love Letters No. 8, 2014 (Sanatçılar ve Tanya Bonakdar Gallery’nin izniyle)

Slavs and Tatars’ın üretiminde önemli yer tutan bir grup iş, Batı Avrupa dillerinde genelde bulunmayan [kh] sesini, Rus edebiyatında avangart akımdan tasavvufa çeşitli fikir ve kavramlarla tartışmaya açıyor. Birinci kattaki Reverse Joy [Tersten Neşe] (2012) enstalasyonunda, Kiril, İbrani ve Fars-Arap alfabelerinde [kh] sesine karşılık gelen, kırmızı renkte bir sıvının aktığı küçük bir çeşmenin etrafına çizili harflere yüce bir anlam atfediliyor. SALT Araştırma’daki Qit Qat Qa K(h)it K(h)at K(h)a enstalasyonundaysa, [q] ya da gırtlaktan çıkan kaf sesi, Kiril alfabesindeki karşılığıyla parlak, pürüzsüz bir bacağa dönüşüyor. Bu işe, kolektifin 2012 tarihli Khhhhhhh kitabını da içeren sekiz yayını eşlik ediyor.

A Monobrow Manifesto, 2010 Slavs and Tatars, Ağızdan Ağıza, SALT Galata, 2017 (Sanatçılar ve Tanya Bonakdar Gallery’nin izniyle. Fotoğraf: Mustafa Hazneci)

2014’ten bu yana süregelen bir iş olan Lektor enstalasyonu, 11. yüzyıl Türk şair ve düşünürlerinden Yusuf Has Hacib’in Karahanlı hükümdarı Ulu Buğra Han için yazdığı Kutadgu Bilig [Mutluluk Veren Bilgi] eserini temel alıyor. Kat -1’deki sergi mekânında eserden alıntılar, orijinal dili olan Uygurca’nın yanı sıra Almanca, Arapça, Farsça, Lehçe ve Türkçe dillerinde yankılanıyor. SALT Araştırma’daki Hamdami (2016) video işiyse, İngilizce bir kayıt eşliğinde, ekranda üst üste binen Türkçe ve Farsça metinlerle sufi gelenekteki tensel ve tinsel ilişkisini sorguluyor.

Slavs and Tatars, Ağızdan Ağıza, SALT Galata, 2017 (Fotoğraf: Mustafa Hazneci)

SALT Galata’da çeşitli yerlerde sunulan, Triangulation [Üçgen Döngü] (2011) serisinden Not Moscow Not Mecca [Ne Moskova Ne Mekke], Not Kaliningrad Not Kerbela [Ne Kaliningrad Ne Kerbela], Not Maui Not Medina [Ne Maui Ne Medine], Not New York Not Najaf [Ne New York Ne Necef] ve Not Quito Not Qom [Ne Kito Ne Kum] heykelleri yapının katlarını birbirine bağlıyor. Seri, komünistlerin Orta Asya’da yürüttüğü İslam karşıtı faaliyetlere atıfta bulunarak, birtakım sözcük oyunlarıyla bu ihtilafın aslında hâlen sürmekte olduğuna vurgu yapıyor.

Slavs and Tatars, 22 Haziran’da, serginin açılışı kapsamında SALT Galata’da bir sunum-performans gerçekleştirdi. Bu sergi vesilesiyle Walther König tarafından kolektif üzerine bir monografi yayımlanacak.