[söyleşi]: “Bu fuarın iki yılda bir olması gerekiyor”

Göksel Yıldız ve Bilge Erdem

Novawood Genel Müdür Yardımcı Göksel Yıldız ile Türkiye’de ahşap ihracatını ve firmalar açısından Yapı Fuarı-Turkeybuild İstanbul’u konuştuk.

 

Firmanızın sektördeki konumu hakkında bilgi verir misiniz? Sektörde sizi farklı kılan özellikleriniz nedir?

11 yıllık bir firma olmanın yanında Thermowood teknolojisini Türkiye’ye getiren firmayız. Böylece ahşabı Türkiye’de başka bir noktaya çekmiş ve ahşabın dış mekanda kullanımını artırmış olduk. Bugün hem Türkiye’de hem de dünyada –özellikle Avrupa’da- bir markayız. Türkiye’de bu boyutta; Amerika, Avusturalya, Çin, Hindistan, Pakistan ve bütün Avrupa ülkelerine kadar ihracat yapan başka masif ahşap firması yok.

Bizi farklı kılan ise doğal bir malzeme olması sebebiyle bir matematiği olmayan ahşaba bir matematik getirmemiz. Kataloglarımız ve ürünlerimizle de insanlara beş yıl önce tedarik edebildiğimiz bir ürünü bugün, bugün tedarik edebildiğimiz bir ürünü de beş yıl sonra da aynı kalite ve aynı şekilde verebilme taahhüdünde bulunuyoruz. Bunu da kalite standartlarımızı bozmadan yapıyoruz, çünkü doğal bir malzeme oluşu nedeniyle ahşap farklı yorumlara göre veya ölçü ve ağaç cinsi olarak değişiklikler arz edebiliyor. Biz sonuçta endüstriyel olarak üretim yaptığımızdan bu daha standardize ediliyor.

55 ülkeye ihracat yapan, %100 Türk sermayesiyle kurulmuş bir şirketiz. Avrupa özellikle geçmişten gelen birikimleriyle ahşap konusunda donanımı oldukça güçlü bir bölge. Türkiye’nin birikimleri onlara kıyasla daha geriden geliyor olsa da biz bugün ağaç ülkesi dediğimiz Finlandiya, Almanya ve Amerika’ya dahi ihracat yapabiliyoruz. Bu da bizim sürdürülebilir bir kalite standardına sahip olmamızdan kaynaklanıyor. Avrupa’da yaklaşık 4 farklı firmanın 400’e yakın yapı marketinde ürünlerimiz satılıyor. Bu da gurur verici bir şey.

Yurtdışında yaklaşık 10’a yakın fuara katılarak ülkemizi temsil etmeye çalışıyoruz. Türkiye’de ise en büyük fuar olan Yapı Fuarı İstanbul ve İzmir fuarlarına iki yılda bir katılıyoruz. Bizi farklı kılan asla ulusal değil uluslararası bazda düşünüyor olmamız.

Ayrıca bizim bütün hammaddemiz sürdürülebilir ormanlardan elde ediliyor. FSC sertifikalı ürünlerimizde kesilen her ağacın yerine yeni bir ağacın dikildiğini temin ediyoruz. Bu önemli belgeye masif ahşap alanında sahip olan ilk şirketiz.

Göksel Yıldız

Yeni projeleriniz ve hedefleriniz neler? Yapı Fuarı’nda hangi ürün ve yeniliklerinizi sunuyorsunuz?

Yapı Fuarı’na her zaman yeni ürünlerimizle çıkıyoruz. Bu sene 2017’ye yönelik yeni tasarım ürünlerimiz mevcut. Mimari ve inşaat firmaları için iç ve dış mekanda ahşaba dair her türlü bilginin bulunabileceği yeni bir katalog çıkarttık. Buna bakarak istedikleri ürünü temin edebilecekler. Bir yandan da 2017’de European Property Awards’a layık görülen merkez binamız ve showroomumuzdan yararlanabiliyorlar.

Sunduğumuz yenilikler arasında, “deck” dediğimiz dış mekan zemin kaplamalarında alışılageldiği gibi düz değil de farklı geometrik şekillerde tasarladığımız ürünler yer alıyor. Bu, şu an dünyada sadece bizde olan bir ürün. Bunun dışında yeni kataloğumuzda da gösterdiğimiz panel cephe ürünlerimiz var.

Novawood Türkiye’de dış mekan ahşapçısı olarak bilinen bir firma olarak başladı. Artık son iki üç yıldır iç mekanda da gücünü gösteriyor. Dış mekanda göstermiş olduğumuz kaliteyi iç mekanda da müşterilerimize sunabilir hale geldik. Böylece müşterilerimizin iç ve dış mekanı beraber çözmeleri mümkün oldu. Hem mimari ofislere hem de projelere ahşaba dair danışmanlık hizmeti de veriyoruz. Ahşabı herkes çok seviyor, ama doğru şekilde ve gerektiği kadar kullanmak gerekiyor. Biz bununla ilgili gerekli her şeyi söylüyoruz.

Göksel Yıldız ve Bilge Erdem

Yapı Fuarı’na kaç yıldır katılıyorsunuz? Sizce fuarlar yapı sektörü için ne önem taşıyor? Bugünlerde düzenlenen fuarların önceki yıllara kıyasla farkları neler?

Kurulduğumuzdan beri, 11 yıldır katılıyoruz. Adı üstünde: yapı sektörü. Türkiye ve çevremizdeki ülkelerin çok rabet gösterdiği bir fuar bu. Her zaman söylediğim gibi, Türkiye dünyanın merkezindeki bir ülke. Özellikle yakın coğrafyamızda birçok önemli ülkenin bulunduğunu düşünecek olursak en değerli Yapı Fuarı bu. Türkiye’de bu kadar büyük ve donanımlı başka bir fuar yapılmıyor. Gittikçe metrekaremizi de artırıp daha büyük alanlarda hizmet vermeye çalışıyoruz.

Yapı Fuarı’nda öncelikle hol ve verilen hizmetlerde değişiklik yapıldı. Yapı Fuarı ekibinin eleştiriye çok açık olmayan bir yapısı var. Yine de en büyük fuar bu olduğu için anlaşmak zorundayız. Pek esneklik göstermiyorlar. Tabii büyük bir organizasyon olması nedeniyle bu anlaşılabilir, mutlaka bir şeylerin net olması gerekiyordur, ancak maddiyata dayanan çok şey var.

Bence bu fuarın iki yılda bir olması gerekiyor, çünkü Avrupa bu tarz fuarları iki yılda bir yapıyor ve doğrusu da bu. Her sene yeni bir ürün çıkartmak mümkün olmuyor ve bir süre sonra ziyaretçilerin her sene gelmesi için bir sebep kalmıyor. İnsanlar “hep aynı şeyler var” diyerek gelmek istemiyorlar. Halbuki iki senede bir olsa hem özlenmiş olur hem de daha çok rabet görür.

Katılımcıları da çok zorluyor. Maddi yükünün yanında zamansal bir yük de getiriyor. Evet, çok önemli bir ticaret merkezi, burada göremezdiğimiz birçok insanı görmüş oluyoruz ama her sene bir haftamız yok oluyor. Bu açıdan ben bunu gerekli toplantılarda öneriyorum ve burada da tekrarlamak isterim.