(Hilti) Depreme Karşı Savaşıyor!

İnşaat ve el aletleri sektörünün global jenerik markası Hilti, 17 Ağustos depreminin 17. yıldönümünde yapı elemanlarını sabitleyen dübellerin ve taşıyıcı sistemlerin yapı güvenliği konusunda ne kadar önemli ve belirleyici olduğunun altını çiziyor. Hilti Türkiye Pazarlama Direktörü Banu Çetinkol, deprem ülkesi Türkiye’de C2 sismik onaylı dübel kullanımının yasal zorunluluk olması gerektiğini vurguluyor.

Yüzölçümünün yüzde 92’si deprem kuşağında yer alan Türkiye’de, binaların depreme karşı güvenli olması kritik önem taşıyor. Olası risklerin ve yaralanmaların önlenmesi için binanın sağlamlığı kadar elektrik tesisatı, asansör, dış cephe gibi yapı elemanlarını sabitleyen dübellerin ve taşıyıcı sistemlerin sağlamlığı da oldukça mühim. Bu alandaki inovatif ve ileri teknoloji çözümleriyle global inşaat sektörüne yön veren ve Türkiye’de de depremle bağlantılı ürün ve hizmetlerinin yanı sıra üniversiteler ve STK’lar ile gerçekleştirdiği çalışmalarla dikkat çeken Hilti, 17 Ağustos depreminin 17. yıldönümünde binaların güvenliği için hayati derecede önem arz eden konuların altını çiziyor.

Banu Çetinkol
Banu Çetinkol

Türkiye’de yapı ve bağlantı elemanlarının güvenliği konusunda kalite standartlarının yükseltilmesinin önemini vurgulayan Hilti Türkiye Pazarlama Direktörü Banu Çetinkol, can kayıplarının yüzde 10’unun yapısal olmayan nedenlerden kaynaklandığını belirtti. Hilti olarak ilk C2 sismik onaylı bazı dübellerin üretimini gerçekleştiren, bu sistemin öncü firmalarından biri olduklarını ifade eden Çetinkol, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Türkiye gibi bir deprem ülkesinde ortaya çıkacak kayıp ve hasarların giderilmesi açısından doğru dübel kullanımı kritik düzeyde önemli. Ülkemizde yapılan profesyonel ankraj uygulamalarının büyük bir kısmı standartlarda belirtilen testlere tabi tutulmamış ve ilgili onaylara sahip olmayan ürünler kullanılarak gerçekleştiriliyor. Bu duruma en önemli sebep ise maalesef standart, yönetmelik ve şartnamelerde ankrajlara ait bölümlerin bulunmaması ve sahada ankraj uygulamalarının kontrolünün zayıf olması. Bu sebeple hali hazırda “sembol” olarak tanımlanan büyük projeler dışında çok fazla dikkate alınmayan doğru ankraj tasarımı ve uygulaması bilincinin ülkemizdeki tüm yapılarda oluşmasını sağlamayı amaçlıyoruz. Çünkü ankrajların öneminin göz ardı edilmesi durumunda, deprem sırasında bina içinde gerçekleşen bir kaza, domino taşı etkisiyle maalesef pek çok kazayı beraberinde getiriyor.”

Hilti, depremle ilgili çalışmalara destek oluyor

Deprem ülkesi Türkiye’de C2 sismik onaylı dübel kullanımının yasal zorunluluk olması gerektiğini vurgulayan Çetinkol, “Deprem anında binalardaki beton elemanlarda çatlaklar oluşur. Beton elemanlara sabitlenen dübeller ise herhangi bir çatlak oluşsa bile sabitlenen elemanları taşımaya devam etmelidir. C2 sismik bölgesinde yer alan Türkiye’deki binalarda, sabitlenecek elemanların bağlantı performanslarının C2 sismik bölgesinde öngörülen koşullar altında test edilmesi çok önemlidir” dedi.

Deprem konusunda üniversiteler ve STK’lar ile ortak çalışmalara da imza attıklarını söyleyen Çetinkol, “Bugüne kadar Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) koordinasyonu ile yürütülen yeni deprem yönetmeliği çalışmasında kendi alanımız ile ilgili katkıları sağladık. Bundan sonra da hem üniversiteler hem de İnşaat Teknik Değerlendirme ve Bilimsel Araştırma Kurumu’nun (İTBAK) bu alanda yapacağı çalışmalarda yer alarak elimizden gelen desteğin en iyisini vermeye devam edeceğiz” diye konuştu.

C2 sismik onaylı Hilti dübeller

Hilti, sismik konusu ile ilgili AR-GE çalışmalarına, henüz Avrupa’da bile bu konu hakkında yeterli standartlar yokken, 2000 yılında başladı. Dübellere sismik konulu şartlar getirilmesi ve onay mekanizmasının oluşturulması aşamasından itibaren bu konunun içerisinde olan Hilti, böylece dübeli sadece üretmekle kalmadı, aynı zamanda onay mekanizmasını da geliştirdi. İlk C2 sismik onaylı dübelini 15 Mart 2013 yılında alan Hilti, 2013 yılından bu yana Türkiye pazarına da C2 sismik onaylı ürünlerini sunuyor. Şu anda HST, HY 200+HIT-Z ve HDA dübelleriyle C2 sismik onayına sahip olan Hilti, yeni dübellerin eklenmesi için test çalışmalarına devam ediyor.

Kentsel dönüşümde bina analizi Hilti’ye emanet

Kentsel dönüşümde bina analizi sürecini daha hızlı ve güvenli gerçekleştirmeye olanak sağlayan Hilti Donatı Tarama Sistemi, Türkiye’deki tüm Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri’nde kullanılarak tüm illerde binaları analiz ediyor. Betonarme üzerinde kırıma gerek kalmadan gerçekleştirilen analiz sonuçlarını Türkçe yazılım ile raporlayan Hilti Donatı Tarama Sistemi, bu sayede zaten güçsüz durumda olan bir yapıda tahribatsız deprem muayenesi yapabiliyor.


Hilti ve Hilti Türkiye Hakkında

Bundan tam 75 sene önce 1941 yılında, dünyanın en küçük ülkelerinden biri olan yaklaşık 35 bin nüfuslu Lihtenştayn Prensliği’nde doğup, bugün 23 bin 385 çalışanı ile global jenerik marka haline gelen Hilti, 6 kıtada 120’den fazla ülkede faaliyet gösteriyor. 2015 yılı cirosu 4,4 milyar İsviçre Frangı (yaklaşık 12,9 milyar TL*) olarak gerçekleşen Hilti, 1982 yılından itibaren 34 yıldır Türkiye’de. Hilti Türkiye, son yıllarda göstermiş olduğu gelişimle 2011 yılı başından bu yana 10 ülkenin (Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Moğolistan, Kırgızistan, Ermenistan, Gürcistan, Tacikistan, Moldova ve Kuzey Irak) bağlı olduğu bir bölgesel üs konumunda. 2015 yılında yüzde 31 büyüme gösteren Hilti Türkiye, başarısını bilgi, birikim ve inovasyon ile sürdürülebilir değer yaratan bir marka olmaya borçlu. Merkez ofisi İstanbul’da bulunan Hilti Türkiye, 250’ye yakın çalışanı ile faaliyetlerini sürdürüyor. Ekonomiye yarattığı katma değer dışında İnsan Kaynakları alanında çalışmalarıyla da öne çıkan Hilti Türkiye, Great Place to Work Enstitüsü tarafından belirlenen, “Türkiye’nin En İyi İşverenleri 2016” listesinde 4. sırada yer aldı. 2015 yılında aynı ödül kategorisinde 3. sırada yer alan Hilti Türkiye, Yaşam Boyu Öğrenme alanında Özel Ödül’e de layık görülmüştü.

*Merkez Bankası’nın 30 Aralık 2015’te ilan ettiği döviz kurundan hesaplanmıştır.

Detaylı bilgi için hilti.com.tr