Son Dönemin Büyük Projelerinden ŞEHİR HASTANELERİ Ankara’da Tartışıldı!

Türk Serbest Mimarlar Derneği (TSMD) tarafından düzenlenen Türkiye Projeleri panel serisinin dördüncüsü Seranit Grup sponsorluğunda, “Sağlık Yapıları” teması ile 26 Mayıs 2016 tarihinde TSMD Mimarlık Merkezi’nde düzenlendi.

Türkiye Projeleri panel serisi ile farklı yapı türlerinin mimarı, işvereni, mühendisi, kamu ve yüklenici tarafı ile farklı açılardan ele alınması hedefleniyor. Basılı ve görsel medyada ulaşabildiğimiz yapının tasarım, yapım sürecindeki deneyim ve serüvenleri ile izleyiciye aktarılarak, genel çerçevede bir farkındalık yaratmak amaçlanıyor.

Serinin konusu Sağlık Yapıları olarak belirlenen  dördüncü ayağında, Türkiye’nin son dönemdeki en önemli yatırımları arasında yer alan ve inşa çalışmaları devam eden Şehir Hastaneleri projelerinin süreçlerini aktarmak üzere projelerin mimarları, işverenleri ve yüklenicileri bir araya geldi. Etkinlikte fiziksel çevreyi, kamuyu , kullanıcıyı, yapı sektörünün tüm paydaşlarından finans sektörüne kadar geniş bir kitleyi  ilgilendiren sağlık yapıları, çok boyutlu olarak masaya yatırıldı.

Etkinlik öncesinde Ankara Çayyolu’nda yeni faaliyete geçen Güven Hastanesi Sağlık Kampüsü, basın ekibi ve kampüsün mimarları Ven Mimarlık ile gezildi. En başta ticari amaçla inşa edilen yerleşimin zaman içerisinde planlamanın dışında kullanımı ve mimari ofisin de desteği ile bir sağlık kampüsüne dönüşümü konusunda Ven Mimarlık’tan Mimar Fatih Erduman’dan bilgi alındı. Alışagelmiş sağlık komplekslerinden farklı bir yapıya sahip olan Güven Hastanesi Sağlık Kampüsü’nde avlu mekanı ve terasları ile kamusal odaklı bir tasarım ortaya konmuş.

 

İki oturumdan oluşan panelin ilk oturumu, Seranit Grup Genel Müdür Yardımcısı Banu Uçak’ın moderatörlüğünde, Sağlık Bakanlığı Proje Daire Başkanlığı’ndan Selin Nevrim, Sağlık Bakanlığı Etüd, Proje ve Emlak Yönetim Daire Başkanlığı’ndan Serpil Cömert, Rönesans İnşaat Mimari Direktörü Derya Çavuş, YDA İnşaat PPP Projeleri Genel Koordinatörü Necip Atay ve ApcoMeg Proje Müşavirlik’ten Köksal Eren’in katılımıyla gerçekleştirildi.

İkinci oturumda ise A.N Yatman Mimarlar’dan Nesrin Yatman’ın moderatörlüğünde, projelerin mimarları Kerem Yazgan (Yazgan Mimarlık), İlhan Kesmez (Hayalgücü Tasarım), Selda Gümüşdoğrayan (Selda Gümüşdoğrayan Mimarlık) ve Burak Peri (Mavi Peri Mimarlık) bu projelere yaklaşımlarını aktardı.DSCF3624

Verilen ihtiyaç programları belirlenen arazilere sığmayabiliyor

Birinci oturumda konuşma yapan Rönesans İnşaat Mimari Direktörü Derya Çavuş üç yıl önce Sağlık Bakanlığı tarafından verilen avan projelere birebir uyulması beklentisinin getirdiği zorlukların artık aşıldığını belirtirken, “Bize medikal anlamda ciddi detaylar içeren ihtiyaç programları veriliyor; fakat bu programlarda belli katsayılarla sirkülasyon alanları ve teknik hacimler oluşturuluyor. Bunlar birebir çalışılmaya başlandığı zaman alanların yetersiz olduğunu ve kapalı hacimlerimizin çok daha büyüdüğünü görüyoruz. Bu da projelerin verilen arazilere oturtulması sorunu doğuruyor” diyerek Adana Entegre Sağlık Kampüsü’nün ilk ve son vaziyet şemaları üzerinden arazi gelişimlerini anlattı.

Süreci beraber yaşayacağız

Şehir hastanelerinin büyüklüğü ve doğrabileceği altyapı, trafik ve personel sorunlarına yönelik sorular alan Sağlık Bakanlığı Proje Daire Başkanlığı’ndan Selin Nevrim, “Bakanlığın politikası hastaneleri kompleks haline getirirken hizmeti kolaylaştırmak ve kadroyu toplu olarak kullanarak verimlilik elde etmek. Elbette altyapı ve trafik konularında büyük bir yoğunluğun getireceği ve yerel belediyelerle çözülmesi gereken sorunlarla karşılaşılıyor. Bunun için tüm kurumlarda farkındalık gerekiyor. Hazırlanan fizibilite raporlarına göre Halk Sağlığı Kurumu’na bağlı olan sağlık kuruşlarının kapatılmayacak olmasının yanında, şehir hastanelerinin kurulacağı bölgelerde kapatılacak olan hastaneler belirlenmiştir. Tüm bunların getireceği süreci beraber yaşayacağız” diye konuştu.DSCF3641

Sağlık yatırımlarına batıyı örnek alma reflekslerinden vazgeçmeliyiz

Şehir hastaneleri projeleri yapılırken bunlarda görev alan mimarların sadece batıda değil, doğuda da yapılan projelerden haberdar olduklarını ve bunlar hakkında sürekli bilgi topladıklarını vurgulayan Hayalgücü Tasarım’dan Mimar İlhan Kesmez, ”Batı demografik olarak hızlı ilerleyişini durdurmuş ve yaşlanmakta olan bir toplum. Bu toplumların sağlık ihtiyaçları bizimkilerle örtüşmüyor. Altyapı ve üstyapılarını zaten tamamlamış olduklarından ellerinde olanları yeniliyorlar. Bu boyutta hastaneler yapmıyorlar; çünkü hızlıca altyapılarını tamamlamak gibi bir ihtiyaçları yok. Batı her zaman bizim için en iyi örnek değil” diyerek önceki oturumda yöneltilen bazı sorulara cevap verdi. Bu projelerde bulunan mimarların yaptıkları işlere inandığını belirten Kesmez, Türkiye’nin örnek alacağı çok ülke olmadığına da dikkat çekti.

”Projelerin büyüklüğü beni ürkütmüyor”

On senedir sadece sağlık yapıları tasarladıklarını belirten ve şehir hastaneleri yapmaya başladıklarından beri farklı bir görgü ve bilgi birikimi edindiklerini açıklayan Selda Gümüşdoğrayan, “Yaklaşık 330.000 metrekare eden bin yataklı bir sağlık kampüsüne günde yaklaşık 48.300 kişi geliyor. Bunların 10.000’i hasta olarak gelirken, Türk insanı yanında ortalama 1.5 kişi refakatçi ile geliyor. Bence buradaki en büyük problem, mekansal büyüklüklerden çok, bu akışların nasıl sağlanacağı. Bu kadar kişiyi binaya nasıl sokacağınız bile kendi başına ciddi bir tasarım problemi” diye konuştu. Tüm zaman kısıtlamalarına rağmen bu tarz bir iş içerisinde olmaktan mutlu olduğunu belirten Gümüşdoğrayan, ”Bu projelerin büyüklüğü beni ürkütmüyor. Biz mimarlar olarak bu büyüklükte hastaneler tasarlayabiliyorsak, Türkiye’de bunları işletebilecek birçok firma da var. Danışmanlarla konuştuğumuzda anlıyoruz ki bunların birçoğunun kurgusuna bizden çok daha fazla hakimler” diyerek de projelere olan inancını vurguladı.

“Türkiye Projeleri Panel Serisi” önümüzdeki aylarda farklı konu ve projeler ile devam edecek.