bi_özet YAPI SEKTÖRÜNDE İLETİŞİM TOPLANTILARI’nın ilki ‘KARİYER’ 39. Yapı Fuarı – Turkeybuild kapsamında gerçekleştirildi!

P
azarlama iletişimini mimar, mühendis, müteahhit, işveren, yatırımcı, akademisyen, yapı malzemesi üreticileri ve bu alanda çalışan iletişim, reklam, medya planlama ve dijital hizmet ajanslarları ile birlikte tartışarak sektörün beklentilerine cevap arayan bi_özet.com, birinci yaşını, sektördeki özneleri bir araya getirerek, birikimlerini paylaşacakları bir toplantı dizisinin ilki olan Kariyer etkinliği ile kutladı.

39.Yapı Fuarı’nın 4. gününde düzenlenen, bi_özet Yapı Sektöründe İletişim Toplantıları Dizisi‘nin ilk etkinliği ‘Kariyer‘de mimarlık bölümünden mezun olduktan sonra kendilerine farklı yollar çizen Burcu Başer, Banu Uçak, Cemal Emden, Burçin Yıldırım, Pınar Gökbayrak ve Emre Gündoğdu, Neslihan Şık moderatörlüğünde kariyer serüvenlerini dinleyenlere aktardılar. Çoğunlukla genç mimarlar ve öğrencilerin izlediği toplantıda kişisel deneyimler samimi bir ortamda paylaşıldı.

ITE Turkey ve YEM Fuarcılık Genel Müdürü Burcu Başer, “Yapı malzemesi kökenli biri olarak öğrencilikte hangi malzemelerle temas edilirse ileride de en çok onların kullanıldığını görüyorum. Dolayısıyla öğrencilikte edinilen bilgiler çok önemli. Bu anlamda sadece Yapı Fuarlarını değil, geleceğin meslek adamları olarak her türlü etkinliği takip ediyor olmanız size çok büyük katkı sağlayacaktır; çünkü çalışmaya başladıktan sonra bunlara vakit bulabilen gerçekten çok az… Geleceğin mimarları olarak bilmenizi isterim ki hiçbir şeyin acelesi yok: evlenmek, çocuk sahibi olmak, ofis kurmak, vs. Tabi ki hayatımızın gerçeği yaşamak için çalışmak zorunda olmamız; ama kendinize biraz zaman tanımanızda fayda var. Bu nedenle mimar olarak gezin ve görün. Bu çok düşük bütçelerle gerçekleştirilebilecek bir şey; ama mimar gözüyle gezin, gittiğiniz yerlerin önemli noktalarına gidin, fotoğraf çekin, eskiz yapın… Ayrıca Türkiye’de kadın istihdamının hep çok az olduğundan bahsediyoruz. Kadınların daha sürdürülebilir kariyerler için daha geniş perspektiften düşünmesi gerektiğini savunuyorum” diyerek öğrencilere tavsiyelerde bulundu.

Burcu Başer
Burcu Başer

‘Herkes İçin Mimarlık’ derneği üyesi Emre Gündoğdu “Dernek olmasaydı ben ne doktora yapardım ne de mimarlıkla ilgilenirdim. Benim mimarlıkla bağımı kuran şey aslında dernek. Böyle işlere girmek istiyorsanız biraz sorumluluk almak, okulun size verdikleriyle yetinmemek lazım. Hiçbir eğitim aslında yeterli olmuyor. Okulda çok değerli hocalardan ders alabilirsiniz, ama biraz da sizin talep etmeniz lazım.” diyerek piyasada yaptığı işlerle tatmin olmayıp yarı zamanlı olarak derneğe katkıda bulunan insanlar olduğunun altını çizdi.

Emre Gündoğdu
Emre Gündoğdu

Seranit Grup’un Proje ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Banu Uçak “Bence iş hayatının özü izan. İzan sahibi bir insanın iş hayatında başarısız olmasını çok zor buluyorum. Mimarlık size o izanı metodolojik olarak verebilen bir eğitim. İş hayatında olayı bir bütün olarak görebilme, sadece yaptığınız şeye odaklanmama, bir şeyi sıfırdan alıp tüme vardırma, sonra yaptığınız şeye aşık olmadan oradan geri gelebilme konusunda mimarlık insana gerçekten bir terbiye kazandırıyor.” diyerek çalıştığı farklı alanlarda izan sahibi olmanın kendisine katkısından bahsetti. Yapı-Endüstri Merkezi’nde çalıştığı yılların kendisine katkısından bahsederken “Çıkarabileceğim en önemli sonuç: yer değişikliğinden korkmamak lazım. Ben YEM’de 15 yıl boyunca sektörün bütün oyuncularıyla ilişki içinde, üretilen hemen hemen her şeyi dökümante eden bir kurum içinde yetiştim, büyüdüm. Yeni işime başladığım zaman çok kısa zaman içinde aslında her işin – ne kadar farklı görünürse görünsün – mimarlıktaki gibi bir model kurmak, olmazsa bir daha kurmak ve bir sonuca varmak üzerine kurulu olduğunu anladım.” dedi.

Banu Uçak
Banu Uçak

Mimari fotoğrafçı Cemal Emden “Gerçekten mimari fotoğrafın ne olduğunu öğrenmem üniversite yıllarında mümkün oldu. Üniversiteye gelen dergiler ve özellikle ilgimi çeken JA (Japanese Architecture) Dergisi şiir diyebileceğimiz nitelikte mimari fotoğraflar içeriyordu. Bunları çeken Suzuki isimli Japon mimari fotoğrafçının mimari fotoğrafın ne olduğunu anlamamda çok etkisi oldu. Üniversiteyi bitirdikten sonra 10 yıl kadar mimari hayatıma devam ettim; fakat üniversite yıllarındaki mimarlık tarihi öğrenme hevesi, bir şeyleri keşfetme arzusu ve içimdeki mimarinin ne olduğunu anlama isteği nedeniyle, bir büroya girip sabahtan akşama çalışmak yerine çok farklı noktalarda çok farklı bilgiler edinmek beni daha çok cezbediyordu.” diye konuşarak arzu etmenin, zevk almanın ve peşini bırakmamanın seneler içerisinde birikim edinmekteki önemini vurguladı.

Cemal Emden
Cemal Emden

PAB Mimarlık’ın kurucularından Burçin Yıldırım “Biz okulun ilk günü tanıştık ve bugünkü ofisimizi şekillendiren birçok şey belki o ilk dört senede oluştu diyebilirim. Birlikte workshoplar, sergiler, geziler düzenledik ve birlikte bir heyecan oluşturduk. İlk hedefim akademisyen olmak olsa da mezuniyet yaklaştıkça bu fikir bana soğuk gelmeye başladı. Sonraki hedefim kendi ofisimi ortaklarımla kurmak oldu. Ortaklık mimarlıkta evlenmek gibi bir birliktelik: proje üretmek, birlikte tasarlamak, tartışmak, kimi zaman kavga etmek, birlikte öğrenmek bana çok keyif veren bir şey. Kafamda böyle bir yaklaşım olduğu için erken de denebilecek bir yaşta ofisimizi açtık.” diyerek PAB’ın kuruluş sürecini anlattı.

Pınar Gökbayrak, Burçin Yıldırım
Pınar Gökbayrak, Burçin Yıldırım

 

PAB Mimarlık’ın kurucularından Pınar Gökbayrak “Ortaklık zor bir mesele aslında. Biz çok yakın arkadaştık aynı zamanda, bu daha da zor bir mesele. Bizim için kendiliğinden evrildi, bir karar aşaması olmadı. Birbirimizin dilini iyi bildiğimiz, birlikte daha üretken olduğumuzu düşündüğümüz için PAB Mimarlık’ı kurduk… Ben küçüklüğümden beri mimar olmak istiyordum. Genellikte beklentilerle sonra bulduklarınız örtüşmeyebiliyor, benim öyle olmadı, aşağı yukarı beklediğim şeyleri buldum. Kafamdaki “mimarlık yapmak sadece yapı üretmek mi” sorusuna “hayır” dedikten sonra PAB’ı ‘sadece mimarlık üretmeyen, alternatif üretimler yapan’ bir ofis olarak tanımladık.” diyerek farkında olduğu ve yürüttüğü yayıncılık, etkinlik düzenleme, akademisyenlik gibi opsiyonlardan ve ofis kurmanın bunlar için katkısından bahsetti.

Binat İletişim & Danışmanlık’tan Neslihan Şık, “Kariyerinizde de tıpkı proje sürecindeki gibi bir şeyleri yıkıp yeniden başlamaktan korkmamak gerekiyor. Açıkçası 20’li yaşlarınızı seçtiğiniz mesleğin ne olduğunu anlamaya çalışarak geçiriyorsunuz ve bu meslekte ne yapmak istediğiniz kararını aslında 30’larınızda veriyorsunuz. Dolayısıyla mezun olduktan sonra kendinize denemek için de süre vermenizde fayda var… Yolun daha çok başındasınız, umarız size hayal kurmak için biraz cesaret vermişizdir” diyerek konuşmaları toparladı.