[söyleşi]: “‘Kentsel’ Değil ‘Evsel’ Dönüşüm Yapılıyor”

Göksen Yedigüller

Ege Seramik Genel Müdürü Göksen Yedigüller ile yapı sektöründe denetim eksikliğini ve kentsel dönüşümü konuştuk.

Yapı sektörünün bugünkü durumunu kısaca değerlendirebilir misiniz? Size göre sektörde acil çözüm bekleyen sorunlar nedir? Sektörün kısa ve orta vadedeki vizyonunu çizebilir misiniz?

Binalar temellerden itibaren çürüyor; ama kimse bunun farkında değil.

Yapı sektöründeki en önemli sorunlardan bir tanesi bence kalifiye eleman bulma sıkıntısı. Detaylarla ilgili inşaat kalitesinin artırılması ve verimliliği artırıcı önlemlerin oluşturulması gerekiyor. Türkiye’de kalifiye eleman yok, olmadığı için de yapılan inşaatlara baktığımızda Sıfır aldığınız bir binada bile her şey yeniden dizayn ediliyor. Bu da aslında milli servetin harcanması demek. Daha uzman kuruluşlar ve belirli alanlarda uzmanlaşmış ekipler tarafından belgelemelerle inşaatların yapılması gerekiyor. Müteahhitlik kavramında da buna benzer şekilde gereken belgeleri almış, işinin ehli insanların inşaat yapması daha doğru. Şimdi yapı denetimleri geldi; ama bunlar da halihazırda biraz yüzeysel işliyor benim gözlemlediğim. Layığıyla pek yapılmıyor. İnşaat sektörünün gelişmesiyle ilgili modern materyallerin kullanılması, özellikle son zamanlarda inşaat sektörüne giren pek çok yeni malzemenin kullanılması, izolasyon unsurlarının yeterli şekilde kullanılması gerekiyor. Tabi şimdi izolasyon deyince herkesin aklına dış cephedeki ısı izolasyonu geliyor, halbuki izolasyonda yangına, suya, rutubete karşı, temelleri koruyan izolasyonlara da dikkat edilmesi lazım. Binalar temellerden itibaren çürüyor; ama kimse bunun farkında değil.

Yeni imar kanunlarında tabi ki bunlar ön planda tutuluyor; ama Türkiye’de kentsel dönüşümün de hızlı şekilde yapılması gerekiyor. Kentsel dönüşüm İstanbul çerçevesinde bakıldığında, belediye önderliğinde güzel bir şekilde yapılabiliyor; çünkü komple yıkılan mahallelerde yollar, yeşil alanlar ve kat yükseltisi verilen binalarla  yapılıyor. Negatif bir örnek buna malesef İzmir. Ben buna ‘evsel’ veya ‘yersel’ dönüşüm diyorum; çünkü aynı yerde yıkılan aynı bina yeni teknolojiyle yapılıyor, ama yeşil alan, otopark olmadan, yol genişletmeden. Bu çerçevede ‘kentsel’ bir dönüşüm gerçekleşmiyor. Bu yanlış bir yaklaşım.

Firmanızın sektördeki konumu hakkında bilgi verir misiniz? Sektörde sizi farklı kılan özellikleriniz nedir?

Bir yandan modayı yaratmaya çalışıyoruz, bir yandan da modanın kendi içinde gelişmesini sağlamaya çalışıyoruz.

Biz sektörde dijital teknolojiyi 2009 yılında ilk defa Türkiye’ye getirerek, özellikle seramikte doğa kadar gerçek ürünler yaparak, doğada gereksiz yere ağaç katlıyamını engellemeye çalıştık. Ağaç dokusunda ve görüntüsünde seramikler yaptık. Bu da yer kaplamalarında ağaç yerine seramik kullanılmasını teşvik etti. Ağacın hem bakımı zor veya bir su baskınında komple yenilenmesi gerekiyor; ama seramik olduğunda bunların hiç biri sorun olmuyor. Bunun yanında doğada varolan, ama soyu tükenmeye yüz tutan mermerler dokusunda üreterek onların da yaşamalarını sağlıyoruz. Bir yandan modayı yaratmaya çalışıyoruz, bir yandan da modanın kendi içinde gelişmesini sağlamaya çalışıyoruz. Modayı yaratırken kreasyon gibi bakıyoruz; nasıl tekstilde moda mevsimlerle alakalıysa biz de katıldığımız dört fuara göre ürünlerimizi düzenleyip gösteriyoruz.DSCN8725copy

Yeni projeleriniz ve hedefleriniz neler? Yapı Fuarı’nda hangi ürün ve yeniliklerinizi sunuyorsunuz?

Burada şu anda doğadan mermer, ağaç ve tekstil efektinde olan ürünler üzerinde duruyoruz. Buna ek olarak bazı beton efektler ve doğal taş görünümleri ve ‘brick’ tarzında malzemelerle ürünlerimizi tanıtıyoruz.

Yapı Fuarı hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Sizce fuarlar yapı sektörü için ne önem taşıyor? Bugünlerde düzenlenen fuarların önceki yıllara kıyasla farkları neler?

Yapı Fuarı bana göre her sene gelişiyor ve oldukça teknolojik ürünlerin kurulduğu, en son çıkan birçok materyalin bulunabildiği bir platform. Bir mimar veya mühedislik kurumu işlerinin arasında çok fazla dolaşma fırsatını bulamıyor, internetten bakıyor; ama dokunmak farklı bir şey. Buraya geldiğinde ürünü görüyor, dokunuyor veya hayal edip de bulamadığı ürünleri burada buluyor, ya da “yenisi yapılmış” diyor. Böylece onu kullanma veya fikirlerini geliştirme şansına sahip oluyor.