⌈söyleşi⌋: (BİEN) YAPI ÜRÜNLERİ TASARIM MÜDÜRÜ TOLGA BERKAY: “Dünyanın Kendisi De Seramik, Dünyayı Tasarım Kurtaracak”

Fotoğraf, sanatçının web sitesinden alınmıştır.

Tolga Berkay, son yıllarda tasarımlarıyla uluslararası alanda ses getiren ve birbiri ardına ödüller  kazanan sıradışı bir tasarımcı. Ercan Şirketler Topluluğuna bağlı Bien Yapı Ürünleri’nde tasarım müdürü olarak görev yapan Berkay, dünyanın geleceğini tasarımın kurtaracağına inanıyor. Tasarım dünyasının Oscar’ı olarak kabul edilen Reddot Design Award’ı da ödül portföyüne dahil eden Tolga Berkay’la arkadaşımız Zafer Özer görüştü.


 

Zafer ÖZER: Aldığınız ödüller ve sıradışı tasarımlarınızla sektör ve tasarım dünyası tarafından yakından tanınıyorsunuz. Size alanınızda dünyanın 2 numarası olma onurunu kazandıran süreci anlatabilir misiniz?

Tolga BERKAY: Sanat yaşantım 1992’de Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Cam Ana Sanat Dalı bölümüne öğrenci olarak girişimle başladı.  Öğrenciliğimin ilk yılarında yarışmalara katılmaya başladım. 1. Sınıfta Türk ve Hollandalı sanatçıların katıldığı Çağdaş Lale Vazo Tasarımı yarışmasında plaka tekniğiyle yaptığım çalışmam Topkapı Sarayı’nda gösterime değer bulundu. Bu başarının verdiği motivasyonla çalışmalarıma hız verdim.  İzmir Rotary Kulübü’nün Altın Testi Seramik Yarışması, Bozüyük’te Sinter Seramik Yarışması ve Türk Seramik Derneği’nin düzenlediği yarışmalarda ödüller kazandım. Yani ödüller öğrencilik yıllarımdan başladı.  Öğrencilik yıllarımı boş geçirmedim.

1996’da bölümümden 2.likle mezun oldum.  Mezuniyetin ardından Eczacıbaşı Vitra’da çalışmaya başladım. 12 yıl Vitra’da tasarım hayatım oldu. Tasarımın yanı sıra teknik lise makine bölümü mezunu olduğum için işin hem tasarım hem mühendislik alanında  çalıştım. Vitra’da  ilk bilgisayar destekli  tasarım ve imalat (cad-cam) bölümü kurulmuştu. Orada ciddi kalıp tasarımları çalışmalarım oldu. Bu arada Şile’de kendi atölyemi kurdum. Heykel, duvar panosu gibi sanatsal çalışmalar yaptım. Daha sonra Fransa’da Kohler firmasında Cad-Cam üzerine çalışmalarım, projelerim oldu. İsrail’le seramik sağlık gereçleri üzerine ortak projeler yaptık.

2011’de Bien Seramik’te tasarım müdürü olarak çalışmaya başladım. Halen o görevdeyim. Orada ilk olarak 2011’de seramik sağlık gereçleri fabrikasını kurduk, son 1.5 yıldır da karo üzerine sorumluluk aldım. Şu anda karo, vitrifiye tasarım müdürü ve Ür-Ge sorumlusuyum.

İşin sırrı tasarım.  Günümüzün teknolojisini, hammaddesini, işçiliğini hemen her firma kullanıyor. Burada tek bir farkımız var tasarım.

Z.Ö: Son yıllarda birbiri ardına gelen uluslararası ödüllerle kendinizi, Bien’i ve ülkemizi dünya tasarım liginde üst sıralara taşıdınız. Bu ödülleri konuşalım biraz.

T.B.: 2011-2016 arasında birçok uluslararası ödül aldım. 2012 ‘de İtalyanların verdiği A Design Award’da Lotus banyo takımıyla bu kategorinin en büyük ödülü olan platin tasarım ödülü aldım. Aynı yarışmada Fracture adlı tasarımım da altın tasarım ödülü kazandı. Yani aynı kategorinin birincisi ve ikincisi oldum. Tasarımın beşiği İtalya’da kazandığım bu başarı Avrupa’da büyük ses getirdi.

Aynı yıl Lotus tasarımım Elle Decoration Award’da 25 ülke editörünün seçimiyle yılın banyo tasarımı seçildi. Daha sonra 2014’de  Albatros adlı seramik takımıyla İtalya’da Gümüş tasarım ödülü, 2015’te  kas ve iskelet sistemlerinden yararlanarak tasarladığım  Organic adlı çalışmamla üç uluslararası ödül aldım. Bunlardan biri tasarımın Oscar’ı kabul edilen Reddot Design Award. Bu da Almanların verdiği tasarım ödülü. İtalya’dan A Design Award’dan gümüş tasarım ödülü. ve Elle Design Award’da yılın banyo tasarımı ödülü. Böylece Lotus ve Organic tasarımlarımla üçer ödül kazandım.

Aldığım bu ödüllerin kazandırdığı puanlarla şu anda seramik sağlık gereçleri ve banyo tasarımcıları arasında 2010-2016 döneminde dünyada ikinci sıradayım. 6 yılın istatistikleri ve ortalamasıyla ikinciliğim devam ediyor. Tüm tasarım klasmanları arasında da 27. sıradayım. Türkiye de tasarımda dünyada tüm klasmanlarda ABD’den sonra 2. sırada. İtalyanlar 4. sırada. Tasarımın beşiği olan İtalya’yı geçtik.

Türkiye’nin tasarım ligindeki başarısı benim diğer Türk tasarımcılarının aldığı tasarım ödüllerinin averajları ortalamasının sonucudur. Bunu şampiyonlar ligi gibi düşünün. Alınan ödüllerin her birinin bir puanı var. Örneğin; platin 7 puan, altın 5 puan. Bunlar hem size puan oluyor hem ülke puanına ekleniyor. Bu tasarımcılarımız arasında otomobil, mobilya, seramik gibi her alanda başarılı isimler var. Bu isimler ülkemizi genel klasmanda 2. sıraya taşıdı.

Tolga Berkay
Tolga Berkay

Z.Ö.: Tasarımı, özellikle seramik sektöründe farklılığın, öne geçmenin, pazar payını artırmanın olmazsa olmazı kabul ettiğinizi söylüyorsunuz. Bunu açabilir misiniz?

T.B.: İşin sırrı tasarım.  Günümüzün teknolojisini, hammaddesini, işçiliğini hemen her firma kullanıyor. Burada tek bir farkımız var tasarım. Tasarımınız iyiyse o zaman ön plana çıkıyorsunuz.

Bu nedenle alanımızda dünyada farklıyız. Önümüzde sadece bir Çin gerçeği var. Çok ucuz oldukları için tercih edilebiliyorlar. Buna rağmen Türkiye seramik sektöründe ilk üçün içinde. Avrupa’da artık ciddi boyutta seramik üretilmiyor. Avrupa seramik üretim teknolojisini üretiyor, seramik üretimi ise Türkiye’ye kaydı. Bunun nedeni de tasarım ve kalite. Tasarım ve kalite Türkiye’de paralel geliştiği için Türk ürünleri tercih sıralamasında sürekli yükseliyor.

Bir de seramik alanındaki başarımızın genlerimizde olduğunu düşünüyorum. Anadolu bir kültür mozaiği. Hitit, Frig, Bizans pekçok uygarlığın beşiği. İnsanlık Anadolu’dan doğmuş buradan da göçlerle dünyaya yayılmış. Tabii ki bu uygarlıklar birden bire buhar olup gitmedi. Türk tasarımcılar olarak tüm bu kültür mozağinin genlerini taşıyoruz. Türk sanayisinin gelişmesi de tuzu biberi.

Ayrıca tasarıma dayalı ödüller prestij kazandırıyor,  Reklamlarda ödüllü tasarım deniyor fiyatı da ona göre belirleniyor.

Geleceğin ürünleri mutlaka su tasarrufu sağlamakla birlikte akıllı banyolar olacak. Benim hayalimde her şeyiyle dört dörtlük bir akıllı banyo tasarım modeli mevcut.

Z:Ö.: Sizin tasarımlarınızı ele alırsak tasarımlarınızda önem verdiğiniz unsurlar neler?

T.B.: Ben çevreye duyarlı bir tasarımcıyım. Fonksiyonel, ergonomik, kullanıcıyla dost tasarımlar ortaya koymaya çalışıyorum. En ekonomik üründen en pahalı ürüne kadar su tasarrufu sağlayacak şekilde tasarım yapıyorum. Tasarımlarımda fonksiyonu ön planda tutuyorum. Su tasarrufu olmazsa olmaz. Bana göre başarılı bir tasarım; dünya kaynaklarını iyi kullanabilen, geri dönüşümü en  iyi şekilde sağlayabilen, ergonomik, kullanıcıyla duygusal bağ kurabilen tasarımdır. Günümüzde petrol savaşları var yakında su savaşları başlayacak,  petrol bitecek, kaynaklar tükeniyor. Halen dünyadaki su kaynaklarının sadece yüzde birini kullanıyoruz. Yüzde 1 çok az bir oran.

Tasarımlarımla 4 kişilik çekirdek bir aileye yılda 36 ton su kazandırıyorum. Fonksiyonel bir tasarımla ciddi bir kaynağı geri  kazandırmış oluyorsunuz.

Zaten insanlar bilinçlendi su tasarrufu var mı diye soruyorlar. Her kesim soruyor. Su tasarrufu da piyasada bir rekabet avantajı oluşturuyor, ödül kazanmak gibi.

Z.Ö: Üzerinde çalıştığınız tasarımlarınız, biten veya bitme aşamasına gelen projeleriniz olduğunu biliyoruz. Bunlardan söz eder misiniz?

T.B.: Geleceğin ürünleri mutlaka su tasarrufu sağlamakla birlikte akıllı banyolar olacak. Benim hayalimde her şeyiyle dört dörtlük bir akıllı banyo tasarım modeli mevcut. Projemde de o var. Önümüzdeki yıllarda akıllı banyo tasarımlarım çıkacak. Küçük örnekler vereyim; aynanın karşına geçtiğinizde sizin kilonuzu söyleyebilecek, sizle ilgili sağlık bilgileri verebilecek, sağlık analizleri yapabilecek ürünlerle desteklenecek akıllı banyolar. Bu projelerle ilgili çalışmalarım devam ediyor. Yakın gelecekte bunlarla da yarışmalara katılacağım. Projelerin bazıları hazır, bitmek üzere. Şu an gerçek anlamda akıllı banyo dünyada yok. Japonlar benzer ürünler yapıyorlar ama benim tasarladığım seviyede değil. Banyonun genelini düşündüğümüz zaman onlar sadece klozet ünitesindeler. Ben banyonun genelini tasarlıyorum.  Bir banyoya girince her şeyin akıllı olduğu bir sistem tasarlıyorum yakında gelecek. Ama fazla detay vermek istemiyorum. Çünkü uzun yıllardır üzerinde çalışıyorum. Bu ürünler de Bien üretimi olacak. Yeri, zamanı şu an belli değil. Akıllı banyonun yanısıra duvar karosunda da insana yönelik insan duygusuna yönelik tasarımlar düşünüyorum. Kullanıcıyla duygusal bağ kuracak ürünler üzerinde çalışıyorum.

Tolga Berkay ve Zafer Özer
Tolga Berkay ve Zafer Özer

Z.Ö.: Size Bien’in beyni dersek sanırım yanlış olmaz.

T.B.: Bien,  Ercan Şirketler Topluluğunun bir şirketi. Ercan Seramik 2006’ya kadar devam ediyor. 2006’da Bien seramik markasıyla kurumsallaşma ve dünya markası olma adına isim değişikliğine gidiyor. 10 yıldır Bien markasıyla yer ve duvar kaplamaları üretimi yapıyor.

Son 5 yıldır seramik sağlık gereçleri fabrikası da var. İlk beş yıl sadece yer ve duvar karosu üretimi varken  ikinci beş yıllık dilimde seramik sağlık gereçleri üretimine başladık.

Bien, tasarıma önem veren bir firma. Ür- Ge çalışmalarımıza da ağırlık veriyoruz. Dışa bağımlı olmamak adına kendimizde geliştirmeler yapmaya başladık. Bu çalışmalarımız gayet başarılı oldu. 2016 Unicera  bizim için bu nedenle başarılı ve ilgi çekici geçti.

Yer karosu ve seramik sağlık gereçleri fabrikası Bozüyük’te. Duvar ve yer karosu fabrikası Bilecik’te. Toplam 3 fabrikası mevcut.

Birçok firma yabancı tasarımcılarla çalışıyor. Bien sadece yerli tasarımcılarla çalışıyor. Şirket bize güvendiği için yerli tasarımcı olarak epey söz sahibi olduk. Şirketin tasarımcıya destek vermesi çok önemli. Bu destek sayesinde tasarımcı da şirket de bir yere geliyor.

Bien, 60 ülkeye ihracat yapıyor. Seramik sağlık gereçleri pazarında beş yıldır varız. Kupon ürün şeklinde bir tarzımız var. Orta ve üst segment ürünlerle isim yapmayı, marka olmayı hedefleyen bir firma. Çevreyle dost. Tasarıma, tasarımcıya önem veren bir firma. Tasarımlarımız ve üretim kalitemizle iyi bir isim yaptık. Aile şirketi ama kurumsallık yolunda hızlı adımlar atmaya devam ediyor.

Evet dünyanın kendisi de seramiktir bana göre. Hava, su, ateş, toprak. Dünya bunlardan oluşuyor. Seramik de öyle değil mi?

Z.Ö.: Tasarımın sadece estetik olarak algılanmasından rahatsızlık duyuyorsunuz. Sizce tasarımın bileşenleri nedir?

T.B.: Tasarımda malzeme bilgisi çok önemli. Hangi sektörü temsil ediyorsanız o sektörü iyi tanımak zorundasınız. Tasarım sırf estetik değil. Tasarım üretilebilir olmalı. Tasarımcı malzeme biliminden iyi anlayacak. Ben yaptım oldu olmaz. Yabancı tasarımcılarla çalışırken bunun acısını çok hissettik. Yerli tasarımcılar olarak yabancı tasarımcıların üretilemez tasarımlarını üretilebilir hale getirmekle uğraştık yıllarca. Bu şekilde geliştirdik kendimizi. Şimdi fonksiyonda estetikte üretilebilirlikte kaygımız yok. Kullanıcıyla dost hepsini birarada çözerek tasarım yapıyoruz. Günümüzde sanayi daha da bilinçlendi. Bundan önce bir teknik ressam yeter, tasarımcıya neden o kadar para verelim diye düşünülüyordu. Böyle düşünenler hala var ama eskisi kadar değil. Ehliyeti olmayan alaylı kesim diye bahsettiğimiz kişiler de kendilerine tasarımcı diyebiliyor. Bu da kopya tasarımı ortaya çıkarıyor. Ben yaptığım tüm tasarımların tescilleri ile de uğraşıyorum. Sadece tasarım yaparak sorumluluğumuz bitmiyor. Tasarım tescilinin alınması da önemi. Kopyalanmaması açısından.

Z.Ö.: Sizin bir sloganınız var: “Dünyanın kendisi de seramiktir” diyorsunuz. Nedir bu?

T.B.: Evet dünyanın kendisi de seramiktir bana göre. Hava, su, ateş, toprak. Dünya bunlardan oluşuyor. Seramik de öyle değil mi? Her ikisi de bunlardan oluştuğu için benim sloganım bu.  Bu anlamda seramikte yaratıcılığın sınırı yok insanoğlunun ilk kabı bulmasından bugüne, toprağın ateşle buluşmasından itibaren sürekli gelişen bir meslek, bir süreç seramik.

Z.Ö.: Hep seramik ürünler mi tasarlıyorsunuz başka alanlarda tasarımlarınız var mı? Bir de son olarak deneyimlerinizi kitaplaştırmayı veya eğitim vermeyi düşünüyor musunuz?

T.B.: Tabii ki sadece seramik ürünler tasarlamıyorum. Çok farklı alanlarda tasarımlarım var. Örneğin güvercinden yola çıkıp bir uçak tasarladım. Üretime hazır. Gerektiğinde görünmez olabilen bir uçak tasarımı. Ben günde en az 12 saat çalışıyorum. Bir yerlere geldim ama çalışarak geldim.

Birikimlerimi bir kitap haline getirmeyi düşünüyorum ancak buna zaman ayıramadım. Tasarım adına bir kitap yazmak istiyorum. Gelecek yıl Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde bilgisayar destekli üç boyutlu tasarım dersleri vereceğim. Çeşitli üniversitelerden seminer talepleri oluyor onlara katılıyorum. Mimarlık öğrencileri ve mimarlarla çalışmalar yapıyorum bunu daha da geliştirmeyi düşünüyorum. Çünkü mimarlarla bizim çalışmalarımızın paralel gitmesi gerekiyor. Etkilendiğim mimarlar da var. Zahar Hadid’in tarzından çok etkileniyorum, o da organik dokular üzerine araştırmalar yapmış, organik tasarımlardan yola çıkarak yapılar çizmiş. Mimarlar da bizden etkileniyorlar. Etkileşim içindeyiz diğer disiplinlerle.