VEKAM “Vehbi Koç Ticaret Evi” Üzerinden Cumhuriyet’in Dönüşümünü Anlatan Sergiye Ev Sahipliği Yapıyor!

Koç Üniversitesi Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (VEKAM), Koç Topluluğu’nun 100. Yılı vesilesiyle Erken Cumhuriyet döneminin iktisadi, toplumsal ve kültürel dönüşümünü merkezine alan kapsamlı bir sergiye ev sahipliği yapıyor. “Vehbi Koç Ticaret Evi: Muasır Medeniyet Yolunda Bir Terakki Hamlesi” başlıklı sergi, Vehbi Koç Ticaret Evi’nin doğuş hikâyesini Cumhuriyet’in kalkınma ve modernleşme idealiyle buluşturarak, Türkiye’nin terakki yolculuğuna çok katmanlı bir perspektif sunuyor.


“Vehbi Koç Ticaret Evi: Muasır Medeniyet Yolunda Bir Terakki Hamlesi”
Sergi

Küratörler: Alev Ayaokur ve İrem Alpay
Açılış Tarihi: 5 Haziran 2026 Cuma
Yer: VEKAM, Hacıbayram Mahallesi, Anafartalar Caddesi, Büyük Apartman, Altındağ/Ankara


Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, Yönetim Kurulu Üyesi Semahat Arsel, Yönetim Kurulu Üyesi Caroline N. Koç, Yönetim Kurulu Üyesi İpek Kıraç, Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, Vehbi Koç Vakfı Genel Müdürü Oğuz Toprakoğlu, Koç Üniversitesi Rektörü Metin Sitti ve Koç Topluluğu üst düzey yöneticileri, açılış öncesi sergiyi ziyaret etti. Alev Ayaokur ve İrem Alpay’ın küratörlüğünü üstlendiği sergi, 5 Haziran 2026 tarihinden itibaren VEKAM’da ücretsiz olarak sanatseverlerle buluşuyor.

Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte şekillenen yeni ekonomik politikalar, sanayi yatırımları, altyapı hamleleri, ticaret ağları ve modern kentleşme anlayışı, genç Türkiye’nin yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel olarak da yeniden inşa edildiği dönüşüm sürecini oluşturuyor. Bu dönüşümün merkezine yerleşen sergi, Ankara’nın tarihsel rolünü ve Vehbi Koç’un girişimcilik vizyonunu aynı anlatı ekseninde buluşturuyor.

İlk çağlardan itibaren önemli bir ticaret kavşağı olan Ankara’nın, Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte yalnızca yeni başkent değil, aynı zamanda modernleşme idealinin uygulama sahası hâline gelişini görünür kılan sergi demiryolunun yarattığı dönüşümden planlı kentleşme politikalarına, sanayi hamlelerinden savaş ekonomisinin yarattığı koşullara kadar uzanan geniş bir tarihsel çerçeve sunuyor. Cumhuriyet’in genç başkenti Ankara, bu anlatıda yalnızca bir şehir değil; yeni bir ülkenin ekonomik, toplumsal ve kültürel tahayyülünün laboratuvarı olarak konumlanıyor.

Sergide yer alan nadir fotoğraflar, arşiv belgeleri ve dönemin tanığı objeler aracılığıyla, işgalin ve savaşın yıktığı bir ülkeden genç Cumhuriyet’in nasıl ayağa kalktığını anıtsal bir sadelikle görünür kılınıyor. Elektriğin, sanayinin, çimentonun yeni bir ülke inşa etme kararlılığıyla birer yapı taşı hâline geldiği bu sürecin başkentin yalnızca fiziksel yerini değil, ulusun kaderini de dönüştürdüğüne dikkat çekiliyor.

Serginin merkezinde ise Karaoğlan Çarşısı’ndaki mütevazı bir dükkânda başlayan Vehbi Koç’un girişimcilik hikâyesi yer alıyor. Koçzade Ahmed Vehbi Ticarethanesi’nin kuruluşundan anonim şirket yapısına uzanan süreç modern işletmecilik anlayışı, kurumsallaşma adımları ve uluslararası işbirlikleri üzerinden ele alınıyor. Ford, Firestone, General Electric, U.S. Royal, Burroughs ve Standard Oil gibi dönemin küresel markalarıyla kurulan temsilcilikler, Türkiye’nin mekanizasyon, enerji, ulaşım ve teknoloji alanındaki dönüşümünün erken örnekleri olarak sergide önemli bir yer tutuyor.

Vehbi Koç’un girişimcilik yaklaşımı, sergide yalnızca bireysel bir başarı hikâyesi olarak değil, Cumhuriyet’in “muasır medeniyet” ülküsüyle paralel ilerleyen bir terakki hamlesi olarak değerlendiriliyor. İnşaat faaliyetlerinden enerji tedarik zincirine, demiryolu projelerinden tarımsal mekanizasyona kadar uzanan geniş faaliyet alanı, Türkiye’nin modern ekonomik altyapısının oluşumunda özel sektörün üstlendiği rolü görünür kılıyor.

Sergi aynı zamanda Vehbi Koç’un toplumsal kalkınma anlayışını da tarihsel bir bağlam içerisinde ele alıyor. Eğitim, sağlık ve kültür alanlarında şekillenen hayırseverlik yaklaşımı, “Devletim ve ülkem var oldukça ben de varım, demokrasi varsa hepimiz varız” anlayışının somut bir yansıması olarak ziyaretçilerle buluşuyor. Böylece Vehbi Koç’un mirası, yalnızca ekonomik başarılarla değil, toplumsal fayda, kamusal sorumluluk ve sürdürülebilir kalkınma yaklaşımıyla birlikte değerlendiriliyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün muasır medeniyet vizyonu ile Vehbi Koç’un girişimcilik anlayışı aynı tarihsel düzlemde buluşturan sergi, ilerleme fikrinin toplumsal bir dönüşüm projesine nasıl dönüştüğünü görünür kılıyor.

Ayrıntılı bilgi için: vekam.ku.edu.tr