“Sergei Tchoban: Zaman Katmanları Arasında” Sergisi (Enerji Müzesi)’nde Açıldı!

"Sergei Tchoban: Zaman Katmanları Arasında"

İstanbul Bilgi Üniversitesi, 30. Yıl etkinlikleri kapsamında çağdaş mimarlığın önde gelen isimlerinden Sergei Tchoban’ın “Zaman Katmanları Arasında” sergisine ev sahipliği yapıyor. Sanatçının katılımıyla santralistanbul Kampüsü Enerji Müzesi’nde açılan sergi, 28 Mart’a kadar sanatseverlerle buluşacak.


“Zaman Katmanları Arasında”
Sergi

Sanatçı: Sergei Tchoban
Tarih: 27 Şubat 2026 Cuma – 28 Mart 2026 Cumartesi
Yer: İstanbul Bilgi Üniversitesi, santralistanbul Kampüsü Enerji Müzesi


“Sergei Tchoban: Zaman Katmanları Arasında”

İstanbul Bilgi Üniversitesi, kentsel mekânda zamanın tarihsel ve çağdaş katmanları arasında kurulan diyaloğu odağına alan “Sergei Tchoban: Zaman Katmanları Arasında” sergisine ev sahipliği yapıyor. Uluslararası alanda tanınan çağdaş mimar ve sanatçı Sergei Tchoban’ın katılımıyla santralistanbul Kampüsü Enerji Müzesi’nde açılan sergi, sanatçının eserlerini eski Silahtarağa Elektrik Santrali’nin çok katmanlı mekânsal ve tarihsel bağlamı içinde izleyiciyle buluşturuyor.

Serginin açılış konuşmasını gerçekleştiren Sergei Tchoban, çalışmaları üzerinden kentlerin tarihsel katmanlarını korumanın önemine değindi. Çalışmalarında yoğun şehir dokusu ile heykelsi mimari objeler arasında bir karşıtlık kurmaya çalıştığını belirten Tchoban, “Şehir dokusunu seviyorum. Ama aynı zamanda onunla kontrast oluşturan yapılar üretmeyi de seviyorum. Çünkü çağdaş mimarlığın dili zaten böyle bir karşıtlık içeriyor” dedi.

“Sergei Tchoban: Zaman Katmanları Arasında”

Mimarlığın geçmişle kurduğu bağın mimari üretim açısından belirleyici olduğuna dikkat çeken Tchoban, “Bir kent her 30 yılda tamamen değişirse o kentin geçmişini ve zamanla kendi tarihimizi unuturuz. Farklı dönemlere ait katmanların bir arada kalması, kentin tarihini anlamamıza ve geleceğe aktarmamıza yardımcı olur” diye konuştu.

Mimarlık ile sanat arasındaki ilişkiye de değinen Tchoban, “Mimar, kamusal alanların yaratıcısı olarak düşünüldüğünde, elbette bir ölçüde sanatçıdır. Ben bu anlamda bilim insanından çok sanatçıya yakınım. Ama açık olmak gerekirse, sanatçı olmak anıtsallıkla ilgili bir şey değildir. Anıtsallıkta asıl mesele, yapı ile insan arasındaki ölçeği ve ilişkiyi doğru kurabilmektir” dedi.

“Sergei Tchoban: Zaman Katmanları Arasında”

Eserlerinde kullandığı teknik ve malzeme üzerine de konuşan Tchoban, “Ben 18. yüzyıl ustalarının çizim geleneğiyle ilişki kuruyorum. Sulu boya ve sepya mürekkep kullanarak çağdaş mimarileri çizdiğimde, eski ile yeni arasında ilginç bir karşıtlık ortaya çıkıyor. 18. yüzyıldan biri zaman içinde bir saatliğine günümüze gelse ve bizim inşa ettiklerimizi çizse, ortaya nasıl bir sonuç çıkardı? Çizimlerimi bu düşünceden yola çıkarak yapıyorum” dedi. 

Daha önce Uluslararası Antalya Mimarlık Bienali 2025 kapsamında sergilenen seçki, tarihsel mimarlık ile çağdaş mimarlık arasındaki karşıtlıkları ve etkileşimleri görünür kılıyor. Kenti mimari katmanlarıyla birlikte okunabilen bir tarih kitabı olarak ele alan Tchoban, çizimleri ve projeleri aracılığıyla geçmiş ile bugün arasındaki ilişkiyi yeniden düşünmeye davet ediyor.

“Sergei Tchoban: Zaman Katmanları Arasında”

Sergi, sanatçının mimari düşünme sürecinde önemli bir yer tutan çizimlerinin yanı sıra farklı kentlerde hayata geçirilmiş projelerin fotoğraflarını da içeriyor. Seçki, çağdaş mimarlık ile tarihsel çevre arasındaki gerilim ve diyaloğu; ikonik mimari ile arka plan mimarisi arasındaki ilişkiyi sorgulayan proje ve mimari fantezilerden oluşuyor. Sergide, 18. Yüzyıl mimarlık düşüncesinin önemli isimlerinden Giovanni Battista Piranesi’ye ait üç özgün gravür de yer alıyor. Bu gravürlerin üzerine eklenen çağdaş katmanlar, bir başyapıtın dönüşümüyle çağdaş mimarlığın tarihsel mirasla kurduğu ilişkiyi tartışmaya açıyor. Sergide yer alan fotoğraflar ise yer aldıkları tarihsel bağlamlarla kimi zaman tartışmalı ilişkiler kuran projelere odaklanıyor.

Ayrıntılı bilgi için: www.bilgi.edu.tr


İstanbul Bilgi Üniversitesi
1996 yılında “Okul için değil, yaşam için öğrenmeli” mottosuyla Türkiye’de üniversite yaşamına yeni bir soluk getirmek amacıyla kurulmuştur. Bugün 20.000’in üzerinde öğrencisi ve 70.000’i aşkın mezunu bulunmaktadır. İstanbul Bilgi Üniversitesi; Hukuk, İletişim, İşletme, Mimarlık, Mühendislik ve Doğa Bilimleri, Uygulamalı Bilimler, Sağlık Bilimleri ile Sosyal ve Beşerî Bilimler fakültelerinin yanı sıra Bilişim Teknolojisi Yüksekokulu, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Meslek Yüksekokulu, Lisansüstü Programlar Enstitüsü, Avrupa Birliği Enstitüsü ve Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü çatısı altında 150’yi aşkın önlisans, lisans ve lisansüstü program sunmaktadır. Üniversitenin İstanbul’un merkezinde, santralistanbul, Dolapdere ve Kuştepe olmak üzere üç kampüsü bulunmaktadır.