“ArchDaily 2026 Yılın Binası Ödülleri”nde Oy Kullanmak için Son Gün 19 Şubat!

Fotoğraf: Oral Göktaş

ArchDaily’nin site ziyaretçilerinin oylarıyla yılın en dikkat çekici projelerini belirlediği “Yılın Binası Ödülleri”nin 2026 sürecinde sona yaklaşıldı. Final aşamasında Türkiye’den de iki ofis yer alıyor: Kültürel Projeler kategorisinde Yalın Mimarlık, Küçük Ölçekli & Enstalasyonlar kategorisinde ise SO? Mimarlık ve Fikriyat. Oy kullanmak için son gün 19 Şubat 2026 Cuma.


“ArchDaily 2026 Yılın Binası Ödülleri”

Oylama: ArchDaily
Oy Vermek için Son Gün: 19 Şubat 2026 Cuma | Saat: 02.00
Kazananların Açıklanması: 19 Şubat 2026 Cuma


ArchDaily’nin her yıl okuyucu oylarıyla belirlediği “Yılın Binası Ödülleri”nin 2026 edisyonunda finalistler duyuruldu. İki haftalık aday gösterim sürecinde 85.000’in üzerinde proje önerilirken, bu sürecin sonunda 46 ülkeden 75 proje finale kaldı. Konut, kültür, eğitim, ofis, iç mekân, küçük ölçekli yapılar ve kamusal projeler gibi farklı kategorilerde değerlendirilen finalistler, güncel mimarlık üretiminin coğrafi dağılımına ve tipolojik çeşitliliğine de dikkat çekiyor.

Fotoğraf: Oral Göktaş

Aday gösterimlerinin tamamlanması sonrasında Türkiye’den SO? Mimarlık ve Fikriyat’ın 2024 yılında Suseong-gu’da düzenlenen Suseong International Biennale için tasarladığı kalıcı yerleştirme “SUPRA” ile Küçük Ölçekli / Enstalasyon kategorisinde finale kaldı. Bienalin “Relational Field” teması çerçevesinde geliştirilen proje, “infra”nın karşıtı olarak “yukarıda olan”a işaret eden kavramsal çerçevesi üzerinden, yoğun kent dokusu ile doğanın döngüsel varlığı arasındaki ilişkiyi görünür kılmayı amaçlıyor; yüksek yoğunluklu yapılaşma, otoyollar, su yüzeyleri ve yeşil alanların kesiştiği bağlamda insan-doğa etkileşimini mekânsal bir kurgu aracılığıyla yeniden tartışmaya açıyor.

Fotoğraf: Hacer Bozkurt

Türkiye merkezli bir diğer finalist ise Yalın Mimarlık oldu. Ofis, Kültürel Projeler kategorisinde Manisa Kurtuluş Müzesi projesiyle finale kaldı. 1918–1923 yılları arasında Manisa’da merkezi otoriteden bağımsız gelişen sivil direniş hareketini aktarmak üzere bir hafıza mekânı olarak tasarlanan yapı, yangın sonrası ayakta kalan yığma taş ve tuğla izlerini kentin arkaik dönemlere uzanan tuğla geleneğiyle birlikte ele alıyor. Taşıyıcı tuğla sistemle inşa edilen ve tarihsel kırılma anlarına karşılık gelen 14 bağımsız mekân, kemer, tonoz ve kubbe formlarıyla şekillenerek ziyaretçiye karanlık–aydınlık, dar–geniş ve alçak–yüksek gibi mekânsal karşıtlıklar üzerinden ilerleyen duyusal bir deneyim sunuyor.

Ayrıntılı bilgi için: www.archdaily.com