Çağdaş sanat alanında bilgi üretimini ve paylaşımını odağına alarak tartışmaları beslemeyi ve teşvik etmeyi amaçlayan Arter Yayınları, 100. kitabını çıkardı. Hera Büyüktaşcıyan’ın Nilüfer Şaşmazer küratörlüğündeki Hayalet Kuartet başlıklı kişisel sergisine eşlik etmek üzere Türkçe ve İngilizce iki ayrı edisyon hâlinde yayımlandı.
“Hera Büyüktaşcıyan: Hayalet Kuartet”
Kitap
Hazırlayanlar: Nilüfer Şaşmazer ve Süreyyya Evren
Katkıda Bulunanlar: Anne Barlow, Aykan Safoğlu, Katerina Gregos, Murat Germen
Tasarım: Utku Lomlu
Yayınevi: Arter Yayınları
Basım Tarihi: Aralık 2025
Sayfa Sayısı: 144
Boyut: 18 x 24,5 cm
Hayalet Kuartet sergisinin küratörü Nilüfer Şaşmazer’in Hera Büyüktaşcıyan’la gerçekleştirdiği kapsamlı söyleşi ile açılan yayında, sanatçının kişisel hafızasıyla kentin tarihsel kırılmaları arasındaki ilişki “hayalet”, “tersten perspektif”, “yüzey gerilimi” gibi çeşitli biçimsel ve düşünsel araçlarla inceleniyor. Aykan Safoğlu’nun “Zamanın Kabuk Hâlinde” başlıklı yazısı, sanatçının Kurtuluş’tan Tarlabaşı’na uzanan geçmişini ve bu geçmişin üretimindeki yansımalarını bir yürüyüş anlatısı içinde yeniden kurgularken; Anne Barlow’un “Manzara İçinde Manzara” başlıklı metni, Büyüktaşcıyan’ın uluslararası sergilerinde ortaya koyduğu zamansal ve mekânsal duyarlılıkları geniş bir bağlamda değerlendiriyor. Katerina Gregos’un “Huzursuz Zemin” başlıklı yazısı ise, sanatçının kimlik ve yerinden edilme temalarına odaklanan çok katmanlı pratiğini, bastırılmış tarihleri görünür kılan şiirsel bir arkeoloji olarak değerlendiriyor. Tasarımını Utku Lomlu’nun üstlendiği kitapta, Murat Germen’in çektiği fotoğrafların yanı sıra sanatçının defterlerinden taranmış görseller ile arşiv fotoğrafları da bulunuyor.
Arter’in 3. kat galerisinde düzenlenen Hayalet Kuartet, sanatçının bu sergi bağlamında ürettiği yeni eserlerini, bir bölümü Arter Koleksiyonu’nda yer alan daha erken tarihli yapıtlarıyla buluşturuyor. Kaybın ardından süren varlık hissini tanımlayan ve aslen tıp alanında kullanılan “hayalet uzuv” terimine gönderme yapan Hayalet Kuartet, dış mekânı galeri içine taşıyan Nekropol, Avlu, Cadde ve Bakış adlı dört bölümden oluşuyor. Bu dörtlü yapı, eserlere farklı biçimlerde sızan ateş, hava, su ve toprak elementleri üzerinden yankılanıyor. Geçmiş, bugün, gelecek ve araf olmak üzere dört ayrı zamansallığı da birbirine dokuyan sergi; nesne, form, yüzey, ses ve renk gibi öğelerin içlerinde saklı hayaletlerin belirdiği bir duyumsama alanı yaratıyor.
Ayrıntılı bilgi için: www.arter.org.tr
Hera Büyüktaşcıyan
İstanbul’da yaşayan ve çalışan Büyüktaşcıyan, disiplinlerarası pratiğinde belleğin, mekânın, zamanın ve bilginin; tarihin derinlere kök salmış fakat sürekli değişip dönüşen dalgaları ve kırılmaları tarafından nasıl şekillendiğini inceler. Çalışmalarında doğa, arkeoloji ve ikonografi ile beraber mimari yapılara da sıklıkla referans veren sanatçı, bu yapıların ortaya çıkış süreçlerini ve zaman içinde nasıl evrildiklerini gözlemler. Büyüktaşcıyan mekâna özgü müdahaleleri, heykelleri, desenleri ve videoları ile örtülü anlatıların ve zamansal düzlemlerin izini sürerek, tekinsiz mekânların maddi belleğini ve üst üste biriken izlerin melez doğasını açığa çıkaran bir yeryüzü tahayyülünün derinliklerine dalar.
Nilüfer Şaşmazer
Yüksek lisans eğitimini Fransa’daki Lumière Lyon 2 Üniversitesi’nde Kültürel ve Sanatsal Proje Yönetimi alanında tamamladı. 2012–2016 yılları arasında sanat yazarlığı yaptı. 2016’dan itibaren birçok sergi yayınının, sanatçı kitabının ve monografinin editörlüğünü üstlendi. Sanat kurumlarında ve bağımsız mekânlarda gerçekleştirilen sergilerde küratör olarak görev aldı. Açık hava sanat platformu Yanköşe’nin sergilerinin 2017–2019 yılları arasında koordinatörlüğünü üstlendi. Sergilere eşlik eden yayınlar için kaleme aldığı metinlerin yanı sıra çeşitli basılı ve dijital mecralarda çağdaş sanat üzerine makaleleri yayımlandı. Şubat 2024’te Arter’in küratoryal ekibine katılan Şaşmazer, Arter’de düzenlenen Nuri Kuzucan: Pasaj (2023), Maaria Wirkkala: Karaya Çıkmak Yasaktır (2024–2025), Angelica Mesiti: Gelecek Zamanın Süregelen Hikâyesi (2025) ve Basınç Altında Suyun Üstünde (2025–2026) sergilerinin küratörlüğünü üstlendi.
