Göztepe İzmir’de yer alan, Sadrazam Kamil Paşa tarafından 19. yüzyılda yaptırılan ve köşkün son sakinleri Ayşe ve Seniha Mayda ile özdeşleşen tarihi yapı, mimar Seda Özen tarafından gerçekleştirilen restorasyon süreciyle yeniden işlevlendirilerek “Arkas Sanat Göztepe” adıyla sanatseverlerle buluştu.
Köşk, Arkas Holding’in restorasyonunu üstlenerek sanat merkezine dönüştürdüğü dördüncü tarihi yapı oldu. Bu merkezle birlikte, Arkas Sanat bünyesinde faaliyet gösteren altıncı sanat merkezi sanatseverlerle buluştu. Arkas Sanat Göztepe, daimi Türk Ressamları sergisi, öğrenme programları ve kamuya açık etkinlikleriyle İzmir’in kültür haritasına yeni bir katkı sağlamayı hedefliyor.
Arkas Sanat Göztepe’de yer alan koleksiyon, geç Osmanlı Dönemi’nden 20. yüzyılın ikinci yarısına kadar uzanan bir seçkiyi sanatseverlerle buluşturuyor. Hoca Ali Rıza, Halil Paşa, Nazmi Ziya, İbrahim Çallı ve Şevket Dağ gibi sanat tarihinin önemli isimlerinin eserlerinin yanı sıra, modern dönemin temsilcilerinden Nejad Devrim, Eren Eyüboğlu, Nurullah Berk, Nuri İyem ve Burhan Doğançay çalışmaları da koleksiyonda yer alıyor. Bu sergiyle birlikte Arkas Koleksiyonu’ndaki Türk ressamların eserleri, 200’ü aşkın resim seçkisiyle ilk kez bu kadar kapsamlı bir şekilde ele alınıyor.

Yalnızca daimi sergi alanı değil, çocuk ve yetişkin atölye alanları, mağaza, bahçe alanlarıyla yaşayan bir yapı olarak kurgulanan Arkas Sanat Göztepe, sanatın sadece izlendiği değil üretildiği bir mekân anlayışını benimsiyor. Restorasyon süreci, yapının mimari mirasını koruyarak çağdaş sergi standartlarını sağlayacak biçimde, mimar Seda Özen tarafından gerçekleştirildi.
Açılışta konuşan Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, “Sanat merkezlerimizin ziyaretçilerinin yüzde 45’i gençlerden oluşuyor. Bu merkezlerde tohum ekiyoruz. Ben inanıyorum ki gençlerin ruhlarına yerleşen bu sanat sevgisi tohumları gelecekte onların kültür dünyasını, bakış açılarını geliştirecek. Ben algıyı değiştirmeye çalışıyorum. Bir sanat değeri, anlayışı olması için çalışıyorum. Sanatın ayrı bir değeri var…” şeklinde konuştu.

Sanatın paylaştıkça değer kazandığına dikkat çeken Arkas, sanat eserlerini uygun yapılarda sergilemenin önemine de değindi: “…Eski köşkler eserlerin ruhunu çok iyi yansıtıyor. 1800’lerde inşa edilmiş Alsancak’ta bulunan Arkas Sanat Merkezi, Bornova Deniz Tarihi Müzesi de aynı döneme ait. Yine Bornova’da bulunan Arkas Mattheys Köşkü biraz daha eski, 1700’lerde inşa edilmiş. Bunun yanında Arkas Sanat Urla gibi yeni yapılarda da sergilediğimiz eserlerin ruhunu yaşatabilmeyi amaçlıyoruz. Urla’daki müzemiz ödüllü, bir benzerini aynı hassasiyetle Alaçatı’da hayata geçirdik. Tüm bu binaları sanat merkezleri olarak İzmir’e kazandırmaktan dolayı çok mutluyum” dedi.

Arkas Kültür & Sanat Direktörü Müjde Unustası ise, mekânda yer alacak süresiz koleksiyon sergisiyle Türk resmine önemli bir kapı aralandığına dikkat çekti. Arkas Koleksiyonu’nun zenginliğinin altını çizen Unustası, serginin Türk resim sanatının geçmişten günümüze uzanan yolculuğuna dair bütüncül bir bakış sunduğunu belirterek, “Ayşe & Seniha Mayda Köşkü, İzmir’in sosyal, kültürel ve tarihsel dokusuna işlemiş bir hafıza mekânı. Geç Osmanlı döneminden Cumhuriyet’e ve modernleşme sürecine uzanan geniş bir dönemi kapsayan sergi, yalnızca eserlerle değil, bu mekanla da çok katmanlı bir diyalog kuruyor. Tıpkı Türk resim sanatının dönüşümü gibi; bu köşk de zaman içinde farklı kimlikler kazanmış, değişimlere tanıklık etmiş bir yapı. Bu sergi, umuyoruz ki sanatı keşfetmek isteyen herkese ilham verecek bir durak olur” diye konuştu.

Arkas Holding kültür-sanat odaklı yapı dönüşümlerine devam ediyor. 2026 yılında açılması planlanan bir sonraki sanat merkezi, İzmir Bayraklı’da yer alan Mistral binasında olacak. Centre Pompidou iş birliğiyle hazırlanmakta olan Lucien Arkas Sanat Merkezi, Türkiye’de bir ilk olarak Centre Pompidou koleksiyonundan dünyaca ünlü modern ve çağdaş sanat eserlerinin sergileneceği bir alan olarak tasarlanıyor.
Ayrıntılı bilgi için: arkassanatgoztepe.com
