Pera Müzesi, kuruluşunun 20. yılını sanatseverleri yeni sergilerle buluşturarak kutluyor. Müzenin Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kütahya Çini ve Seramikleri Koleksiyonu’ndan derlenen eserlerle hazırladığı yeni sergisi “Sıradışı Minas: Kütahya Çini ve Seramiklerinde Esin ve Yeniliğin Hikâyesi” 28 Mayıs’tan itibaren Pera Müzesi’nin 1.katında ziyaret edilebilir.
“Sıradışı Minas: Kütahya Çini ve Seramiklerinde Esin ve Yeniliğin Hikâyesi”
Sergi
Açılış Tarihi: 28 Mayıs 2025 Çarşamba
Yer: Pera Müzesi, Asmalı Mescit, Meşrutiyet Cd. No:65, Beyoğlu/İstanbul

Sıradışı Minas, Kütahya çini üretimindeki dönüşüm sürecini bir usta ve onun eser grubu üzerinden mercek altına alıyor. Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kütahya Çini ve Seramikleri Koleksiyonu’ndan 37 eser ilk kez ziyaretçilerin karşısına çıkıyor. Ayrıca, Ocak 2025’te Suna ve İnan Kıraç Vakfı‘na bağışlanan Sotiris Christidis’in taşbaskıları ile Minas Avramidis’in bu seriden ilhamla yaptığı Genovefa Hikâyesi tasvirli seramik tabak serisi, ilk kez bir arada sergileniyor. Sergi; usta-çırak ilişkisini, gelenek ve yenilik, seri üretim ve zanaat kavramlarını irdeleyerek Kütahya’dan Atina, Selanik ve Kudüs’e uzanan ustalık mirasına da ışık tutuyor.
Müzenin 20. kuruluş yılında sanatseverlerle buluşacak olan sergi, kahvenin Osmanlı topraklarındaki yolculuğunu Kütahya’daki çini ve seramik üretimi ekseninde ele alan Kahve Molası isimli kalıcı koleksiyon sergisinin ardından, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kütahya Çini ve Seramikleri Koleksiyonu’nu farklı bir hikâye ve yeni bir bakış açısıyla ele alıyor.
Ayrıntılı bilgi için: www.peramuzesi.org.tr
Minas Avramidis
1877-1954 yılları arasında yaşamış olan Minas Avramidis, çini üretiminin köklü merkezi Kütahya’nın en özgün ustalarından biri oldu. Çiniciliğin her alanında ustalaşan Minas, merakı ve hayal gücü sayesinde kendine özgü üretimler gerçekleştirdi. Minas’ın üretimindeki en çarpıcı örneklerden biri, 1910’lu yıllarda gerçekleştirdiği Genovefa Hikâyesi tasvirli seramik tabak serisi oldu. Sadakat ve inanç gibi evrensel temaları işleyen bu seri, Minas’ın bir yandan 19. yüzyıl sonlarında Karamanlıca yayımlanan bir tefrikadan, diğer yandan Sotiris Christidis’in taşbaskılarından esinlenerek çok katmanlı bir anlatı sundu. Kütahya çini geleneğinin renk, bezeme ve formlarını kendi özgün üslubuyla harmanlayan Minas, gelenek ile yeniliği ustalıkla bir araya getirerek Kütahya çini ve seramiklerine kendine has bir ifade kazandırdı.
