Fransa merkezli Saint-Gobain Grubu’nun Saint-Gobain Türkiye Mimari Çözümler Müdürü Kubilay Büyüklü yapı sektöründeki dönüşümü anlattı:

“Yapı sektörü, insanlığın ve gezegenin karşı karşıya olduğu başlıca günümüz sorunlarının merkezinde yer alıyor. Bu sorunların başında iklim krizi, enerji krizi, hızlı kentleşme, halkın konut ihtiyacını gidermekte yaşanan güçlük ve doğal kaynakların gerektiği şekilde korunamaması geliyor. Dolayısı ile yapı sektörü açısından sürdürülebilirlik; çevre dostu, daha az enerji tüketen, daha az CO2 salınımı yapan ve daha az atık üreten binaların tasarımı ve inşasını kapsıyor. Sürdürülebilir bir dünya için çevreye ve doğaya daha az zarar veren, doğal kaynakların daha etkin kullanıldığı, karbon salımının düşük, enerji verimliliğinin yüksek olduğu çevre dostu binalar tasarlanması gerekiyor. Özellikle son dönemde, dünyada ve ülkemizde yapı sektöründe müşteri beklentileri ve taleplerinin hızla değişmesi ve bu taleplerin inşaat maliyetlerini de yükseltmesi sektörün yeni teknolojilere yönelmesini zorunlu hâle getirdi. Yapı sektörünün yeni bir değişimin içinde olduğu ve gelecekte de sektörde rekabet ortamını teknolojik gelişmelerin belirleyeceği aşikâr.
Saint-Gobain olarak mimari çözümlerimiz ile daha sürdürülebilir yapılar kurmaya odaklanıyoruz.
2023 Dünya Ekonomik Forumu Risk Raporu’nda en büyük riskler çevre ve iklim gözüküyor. Saint-Gobain olarak mimari çözümlerimiz ile daha sürdürülebilir yapılar kurmaya odaklanıyoruz. Aslında geleceğin şehirlerini geleceğin binalarına göre inşa edeceğiz. Dolayısı ile ne kadar verimli ve konforlu yapılar tasarlarsak o kadar sürdürülebilir şehirler elde edeceğiz.
Saint-Gobain’in bütün operasyonlarında, bütün inşaat malzeme üretimlerinde 2030 hedefi yüzde 50 su, yüzde 33 karbondioksit azaltımı.
Binaların dirençliliği mimari çözümlerle oluşturuluyor. Ülkemizde çok güzel bir yönetmeliğimiz var. Yeter ki doğru uygulayabilelim. Depreme karşı çok daha sağlam binalar yapmak zorundayız. Bu lüks değil. Olması gereken. Binaların temel yalıtımını düzgün yapmak zorundasınız. En önemli kavramlardan biri de ısı direnci. Saint-Gobain’in bütün operasyonlarında, bütün inşaat malzeme üretimlerinde 2030 hedefi yüzde 50 su, yüzde 33 karbondioksit azaltımı. Aynı zamanda bütün ambalajlarında yüzde 100 geri dönüşüm hedefliyoruz. 2050 hedefimiz ise sıfır karbon emisyonu hedefine ulaşmak.
Bu hedef doğrultusunda sadece üretimimizden kaynaklanan karbon emisyonlarımızın azaltılmasını değil. Sektörün tüm paydaşlarının sürdürülebilirlik dönüşümüne öncü olma görevini de üstleniyoruz. ‘Sürdürülebilir İnşaat için Mimari Çözümler’ serisi ile birlikte sektörde öncelikle farkındalık çalışmalarını ele alıyoruz.”
Saint-Gobain
1665 yılında Fransa’da 25 kraliyet fabrikasından biri olarak kurulan ve Versailles Sarayı’nın camlarını üreten Saint-Gobain Grubu, bugün 358 yıl sonra 75 ülkede 170 bin çalışanıyla inşaat, mobilite ve sanayi pazarlarına yönelik malzemeler ve çözümler tasarlamakta, üretmekte ve dağıtmaktadır.
Türkiye’de İzocam ve Dalsan gibi güçlü ortaklıkları, Weber, Chryso, Vetrotech, Ecophone, Saint-Gobain Glass, PAM, Saint-Gobain Aşındırıcılar gibi bağlı markaları ile faaliyet göstermektedir.
