(Arter)’de Yeni Sergi: “Göründüğü Gibi”

Şakir Gökçebağ, Göründüğü Gibi, Sergiden görünüm, Küratör: Emre Baykal, Arter, 2024. Fotoğraf: flufoto (Barış Aras & Elif Çakırlar)

Şakir Gökçebağ’ın farklı zaman aralıklarında ürettiği yerleştirme, heykel ve fotoğraflarından oluşan “Göründüğü Gibi” adlı sergisi, 4 Nisan – 10 Kasım 2024 tarihleri arasında Arter’de sanatseverlerle buluşuyor. Gökçebağ’ın sıradan nesneleri ve tanıdık görüntüleri biçimsel manipülasyonlar yoluyla sıradışı hâle getirme yöntemlerine toplu bir bakış sunan sergi, sanatçının eserlerini Arter’in 2. kat galerisine uyarlayarak bir araya getiriyor.


“Göründüğü Gibi”
Sergi

Sanatçı: Şakir Gökçebağ
Tarih: 4 Nisan – 10 Kasım 2024
Yer: Arter, 2. Kat, Dolapdere, Beyoğlu / İstanbul


Şakir Gökçebağ’ın “Göründüğü Gibi” başlıklı kişisel sergisi, sanatçının daha önce farklı bağlamlarda sergiledikten sonra Arter’deki galeri mekânı için yeniden boyutlandırıp yorumladığı eserlerini geniş bir malzeme çeşitliliği içinde bir arada sunuyor.

Hatıralar, 2019 [2024], Elekler, Değişken boyutlar
“Göründüğü Gibi”, sergi tanıtım metninde şöyle açıklanıyor:

“Gündelik yaşam içinde sıkça karşılaştığımız nesnelerin zihninde yarattığı çağrışımlardan ya da uyandırdıkları biçimsel benzerlikler ve zıtlıklardan yola çıkan sanatçı, onları yapıbozumcu bir tavırla parçalarına ayırarak, yineleyip çoğaltarak, birbirlerine iliştirerek yeniden düzenler. Ortaya çıkan yapıt, bir bütünün müdahale edilmiş veya ayrıştırılmış parçaları olmanın ötesine geçerek nesneleri bildik bağlamlarından uzaklaştırır, dünyayı ve şeyleri algılamamıza yönelik yeni ve şaşırtıcı imkânlar sunar. İzleyiciye tuhaf bir şekilde daha ilk bakışta tanıdık gelen ve orijinal formlarına hâlen soyut bir göbek bağıyla bağlı olan öğelerle kurguladığı yerleştirmelerinde gösterişsiz ve alelâde olanı yaratıcı ve oyunbaz kompozisyonlar aracılığıyla tekrar yorumlayan Gökçebağ, şeylerin birincil niteliklerinden ve işlevselliklerinden özgürleştiği şiirsel bir dünya kurar.

Tek Kişilik Gösteri, 2023, Gömlek, 150 x 157 x 4 cm

Her nesnenin içinde yaratıcılığımızı kışkırtan bir potansiyel olduğunu ve en güçlü söylemlerin en basit şeylerle dile getirilebileceğini düşünen Şakir Gökçebağ, pratiğini yalınlık, evrensellik ve ulaşılabilirlik gibi ilkeler üzerinde temellendirir. Sanatçının yapıtlarında sıklıkla yer verdiği şemsiye, bahçe hortumu, giysi askısı, kemer, mandal, gömlek, su terazisi, katlanır metre, halı, hatta tuvalet kâğıdı ruloları ve mercimek taneleri gibi unsurlar, üçboyutlu bulmacalara ve dikkat çekici bir mekânsal etkiye sahip geometrik formlara dönüşürler.

Nesneyi sanatsal temsilin dayatmacı birer referans noktası olmaktan çıkaran bu yaklaşım, formu özerkleştirerek kendine özgü bir ikna gücüne sahip, zarif ve eğlenceli bir evren yaratır. Eksiltme-çoğaltma, boşaltma-doldurma, kesme-birleştirme, uzatma-kısaltma gibi karşıtlık içeren müdahaleler ve oyuncul jestler yoluyla başkalaşan nesneler, kendilerini izleyicinin yeni yorumlarına olanak tanıyacak bir şekilde, beklenmedik biçimlerde gösterirler.”