Yavuz Sezer Anma Konuşmaları’nın İkincisine “İstanbul’un Ötesinde Kitapseverlik” Sunumuyla Konrad Hirschler Konuk Oluyor!

İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, mimarlık tarihçisi Yavuz Sezer anısına düzenlediği konuşma serisinin ikincisinde Konrad Hirschler’i konuk ediyor. “İstanbul’un Ötesinde Kitapseverlik: Cezzâr’ın On Sekizinci Yüzyıl Akka Kütüphanesi” başlıklı konuşma, 2 Aralık Cuma günü saat 18.00’de ANAMED Oditoryumu’nda gerçekleşecek.


“Yavuz Sezer Anma Konuşmaları”
İstanbul’un Ötesinde Kitapseverlik: Cezzâr’ın On Sekizinci Yüzyıl Akka Kütüphanesi

Konuşmacı: Konrad Hirschler
Moderatör: Akif Ercihan Yerlioğlu
Katılım:
Ücretsiz
Dil: İngilizce (Türkçe simultane çeviri)
Tarih: 2 Aralık 2022 Cuma | saat: 18.00
Yer: ANAMED Oditoryumu


Yavuz Sezer Anma Konuşmaları, genç yaşta aramızdan ayrılan tarihçi ve akademisyen Yavuz Sezer’in düşünsel mirasını yaşatmak amacıyla Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (ANAMED), Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü ve Yavuz Sezer’in arkadaşları tarafından 2021 yılında başlatıldı. Tarihe tutkuyla bağlı olan genç akademisyenin mekânlar, insanlar ve düşünceleri bir araya getiren çok katmanlı bakışını sürdürmeyi amaçlayan Yavuz Sezer Anma Konuşmaları, her yıl mimarlık tarihi, şehir tarihi veya kitap tarihi alanlarına önemli katkılar yapmış bir tarihçiyi konuk ediyor.

Konrad Hirschler

Konuşma serisinin ikinci konuğu, okumanın tarihi, kitap ve kütüphaneler üzerine çalışmalar yapan Konrad Hirschler olacak. Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Dr. Akif Ercihan Yerlioğlu’nun moderatörlüğünü üstlendiği “İstanbul’un Ötesinde Kitapseverlik: Cezzâr’ın On Sekizinci Yüzyıl Akka Kütüphanesi” başlıklı konuşma, 2 Aralık Cuma günü saat 18.00’de ANAMED Oditoryumu’nda gerçekleşecek.

Konrad Hirschler, Yavuz Sezer anısına yapacağı konuşmada, İbnü’n-Nedîm’in kaynakça çalışması el-Fihrist’in en önemli nüshası dahil 1800’den fazla antik el yazması eser içeren; ancak şu ana kadar yeterince araştırılmayan Cezzâr Kütüphanesi’ne ilişkin yeni bilgiler paylaşacak.

Napolyon’un ordularını mağlup etmesi ve Akka’nın kentsel topografyasını değiştirecek devasa inşaat projeleri ile tanınan Osmanlı Saida Valisi Cezzâr Ahmed Paşa tarafından kurulan Cezzâr Kütüphanesi, Osmanlı’nın kültürel merkezinde yer almamasına rağmen etkileyici bir kitap koleksiyonuna sahipti. Vilayetin ekonomik ve idari merkezinde, cami ve medrese külliyesi olarak dikkat çeken kitap koleksiyonu, Cezzâr Ahmed Paşa’nın uzun süren yönetiminin en belirgin parçasıydı.

Cezzar Ahmed Paşa Camii

Kütüphaneye ait el yazması eserlerin uzun yıllar Chester Beatty, Princeton ve Berlin gibi dünyanın belli başlı kütüphanelerinde korunduğu biliniyor. Ankara Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde de 1801 kütüphane envanterinin yakın zamanda ortaya çıkması, Osmanlı vilayetlerinde o dönemde gerçekleşen en önemli kültür projelerinden birinin incelenmesine önayak oldu. Bölgenin siyasi ve entelektüel tarihinin önemli kesişme noktalarında bulunan Cezzâr Kütüphanesi, Hirschler’e göre, 18. ve 19. yüzyılların kitap ve bilgi ekonomileri dünyasında gerçekleşen süreklilik ve değişimleri temsil ediyor.

Etkinlik ücretsizdir ve kayıt gerekmemektedir. Etkinlik dili İngilizcedir, Türkçeye simultane tercüme yapılacaktır.

Ayrıntılı bilgi için: www.iae.org.tr/


Yavuz Sezer
13 Eylül 1979’da Bakırköy’de doğdu. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarını İstanbul’un Kocamustafapaşa semtinde geçiren Sezer, 1997 yılında Vefa Lisesi’nden mezun oldu. Lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’nde yaptı, 2005 yılında aynı bölümde yüksek lisansını tamamladı. Doktora çalışmalarına 2008 yılında Massachusetts Institute of Technology (MIT)’nin Sanat ve Mimarlık Tarihi ve Eleştirisi programında başladı. Bu programı 2016 yılında “The Architecture of Bibliophilia: Eighteenth-Century Ottoman Libraries” (Kitapseverliğin Mimarisi: Onsekizinci Yüzyıl Osmanlı Kütüphaneleri) başlıklı teziyle tamamladı. Bu başarılı çalışmanın kitap olarak yayınlanması yönündeki hazırlıklar devam etmektedir.

Yavuz Sezer’in Covid-19 nedeniyle 24 Mart 2021 günü aramızdan ayrılması yalnızca yakınları için değil, öğrencileri, meslektaşları ve tarih disiplini için de büyük bir kayıp olmuştur. 2013-2021 yılları arasında İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nin öğretim kadrosunda yer alan Sezer, şehir, kültür ve mimarlık tarihi alanlarında binlerce öğrenciye eğitim vermiştir. Doktora tezine konu olan Osmanlı mimarisi dışında geniş bir ilgi alanına sahip olan Sezer, okuma tarihi ve düşünce tarihi, şehir tarihi (özellikle İstanbul tarihi) alanlarındaki yazı ve konuşmalarıyla da bilinmekteydi.

Konrad Hirschler
Universität Hamburg’da (Centre for the Study of Manuscript Cultures) Orta Doğu tarihi profesörüdür. Daha önce de SOAS (Londra) ve Freie Universität Berlin’de Orta Doğu tarihi profesörü olarak görev yaptı. Son yıllarda da öncelikle okumanın tarihi, kitap ve kütüphaneler konularında, maddi kültüre odaklanarak çalıştı. A Monument to Medieval Syrian Book Culture, Medieval Damascus: Plurality and Diversity in an Arabic Library, The Written Word in the Medieval Arabic Lands ve Medieval Arabic Historiography gibi ödüllü kitapların yazarı, Owning Books and Preserving Documents in Medieval Jerusalem ve Muʾallafat Yūsuf b. Ḥasan Ibn ʿAbd al-Hādī ’nin eş yazarı ve The Damascus Fragments ve Manuscript Notes as Documentary Sources eserinin editörlerinden biridir.

Akif Ercihan Yerlioğlu
Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’nde doktor öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Doktorasını Harvard Üniversitesi’nin Orta Doğu Çalışmaları ve Tarih  programında tamamlamıştır. Ayrıca Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji bölümünden lisans ve Klinik Psikoloji bölümünden yüksek lisans derecelerine sahiptir. Yerlioğlu, araştırmalarında on yedinci ve on sekizinci yüzyıl Osmanlı tıp söylemlerine, özellikle de tıbb-ı cedid (yeni tıp) olarak adlandırılmış olan yeni fikir ve uygulamalara odaklanmakta, erken modern Osmanlı alimlerinin tıp metinlerini ve tıp piyasasında devlet ile hekimler arasındaki etkileşimleri analiz eden kapsamlı bir yaklaşım izlemektedir. Yerlioğlu’nun araştırmaları daha önce Mahindra Humanities Center, Gerda Henkel Stiftung, American Research Institute in Turkey (ARIT) ve Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi gibi prestijli kurumlar tarafından desteklenmiştir.