“Architects, not Architecture.” Sanal Dünya Turu’nun Türkiye Bölümünde Melike Altınışık ve Emre Arolat’ı Ağırladı!

Virtual World Tour (Sanal Dünya Turu) etkinliği, 8 Aralık saat 19:00’da Türkiye’den Melike Altınışık ve Emre Arolat’ın katılımıyla  gerçekleşti. “Architects, not Architecture.” (AnA) tarafından düzenlenen etkinlik dizisi, 13 Ekim’de Hong Kong ile başladığı ikinci sezon bölümlerine devam ediyor. 

Dünyanın dört bir yanından katılımcılarla ünlü mimarları dinlemek, kendilerine özgü hayat yollarını ve deneyimlerini  konuşmak amacıyla “Architects, not Architecture.” tarafından düzenlenen Virtual World Tour etkinlik serisinin her bölümünde farklı bir ülkeye, o ülkeden dünyaca ünlü iki isme ve onların mimar olma hikayelerine yer veriliyor. Mimarların sunumlarında projeleri hakkında konuşmaları yasak; etkinliğin amacı projelerin arkasında yer alan kişilerin hikayelerini, kariyer yollarını ve deneyimlerini öne çıkarmak.

Çevrim içi düzenlenen etkinliğin ikincisinde adres Türkiye oldu. AnA‘nın kurucularından Fermin Tribaldos‘un moderatörlüğünü yaptığı etkinlikte, Melike Altınışık ve Emre Arolat konuşmacı olarak yer aldı. Her mimarın 20 dakikalık sunumunu, Tribaldos‘un konuşmacılarla yaptığı 10 dakikalık sohbet takip etti. Ardından izleyicilerden gelen sorularla devam eden interaktif etkinlik, 20 dakika süren toplu bir soru-cevap bölümüyle sonlandı.

Melike Altınışık sunumuna “learning how to dream” (hayal etmeyi öğrenmek) başlığıyla giriş yaptı. Adapazarı’nda geçen çocukluğunun hayatındaki önemini vurgulayarak büyüdüğü evin hem şehirle hem de doğayla kurduğu ilişkinin bugünkü düşüncelerine etkisi üzerinde durdu.

1999 Marmara depreminin hayatındaki dönüm noktalarından biri olduğunu söyleyen Altınışık: “1999 yılında doğaya farklı bir perspektiften bakmayı öğrendim. İstanbul Teknik Üniversitesi’ndeki mimarlık eğitimime başlamadan 1 ay önce deprem oldu. Etrafındaki insanların ve hatıralarının 45 saniye içinde nasıl silinebileceğine şahit oldum. Bu deneyim, doğayı daha çok sorgulamama neden oldu. Ejderin Kanı Ağacı (Dragon Blood Tree) gibi doğal sistemleri inceleyerek bu sistemlerin yüzyıllar boyu destek olmadan nasıl ayakta durduklarını öğrenmeye yoğunlaştım” dedi.

Altınışık, Architectural Association‘daki yüksek lisans eğitiminin son yılında dönem arkadaşlarıyla tasarladıkları projenin, editörlüğünü Lebbeus Woods‘un yaptığı “Morphê by MRDG adlı kitapta yer almasını “bir rüyanın gerçek olması” şeklinde yorumladı. Ardından Zaha Hadid‘in final jüri sunumlarına gelmesiyle birlikte aldığı iş teklifiyle 6,5 yıl sürecek Zaha Hadid Architects yolculuğuna değindi. “Sadece güzel görseller yaratmaktan çok bu formları oluşturan sistemleri yaratmanın önemini” vurgulayan Altınışık‘ın çalıştığı ilk proje ise İstanbul Kartal Pendik Masterplan olmuş.

Ekip olarak imkansız görevleri imkanlı hale getirmek zorundaydık.

Altınışık, Zaha Hadid Architects‘deki deneyimlerini şöyle aktardı: “O yıllarda çoğu zaman çok kompleks projelere önemli çözümler bulmamız gerekiyordu. Bazen yedek planımız ya da seçeneğimiz olmuyordu ama ekip olarak imkansız görevleri imkanlı hale getirmek zorundaydık. Ofise veda ederken 40 kişilik bir ekibim vardı ve bu insanlar benim için çok önemliydi.” 

2013 yılında ise hayatına yeni bir sayfa açmaya karar veren Altınışık, Melike Altınışık Architects‘in kuruluşundan bahsetti. İstanbul’dan sonra İkinci ofisini Seul’de açan Altınışık, 20 kişiyi aşmadan global bir ekip kurmayı hedeflediğinin de altını çizdi.

Hayal kurmaya, üretmeye, tasarlamaya ve bu tasarımları gündelik hayatımda kullanmaya her zaman devam ediyorum.

Altınışık sunumunda, gündelik hayatta birçok farklı malzeme ve teknikle ürettiği tasarımları paylaştı. Eskizlerden, seramik işlerine; artırılmış gerçeklikten, 3 boyut baskıya birçok farklı üretim tekniğiyle deneysel tasarımlar yapan Altınışık “Hayal kurmaya, üretmeye, tasarlamaya ve bu tasarımları gündelik hayatımda kullanmaya her zaman devam ediyorum. Tasarladığım mücevher ve çantaları günlük hayatta severek kullanıyorum” dedi. Seramik tasarımını ve dijital ortamda tasarladığı modeli artırılmış gerçeklikle bir araya getirdiği videoyu fiziksel ve dijitalin kavgası olarak sunuma dahil eden Altınışık, dijital ve fiziksel ortamların birlikteliğini sürekli sorguladığını da belirtti.

“Know-how ile herkesin önünde durup sabırla ve adım adım karşılaştığımız engellerle baş ediyoruz” diyen Altınışık, farklı malzeme ve yöntemler bulmanın, cesaretli olmanın, doğayı yok etmeden yeni çözümler ve uygulama yolları üzerine araştırma yürütmenin öneminin altını çizerek, “hafif yapılar tasarlamak için yeni tasarım metodolojileri ve malzemeler geliştirmek ve farklı perspektiflerden bakmanın yollarını bulmamız gerekiyor” dedi. Altınışık sunumunu, “you are what surrounds you with” (Sen, seni çevreleyen şeysin) sözüyle kapatırken etrafımızdaki kişilerin hayatımızdaki önemini vurguladı. 

Emre Arolat ise sunumunun açılışını, “Coğrafya kaderdir” cümlesiyle yaptı. Konuşma boyunca “Coğrafya gerçekten kader midir? Hangi yönlerden kaderdir ya da değildir?” soruları üzerinde duran Arolat, Türkiye’yi siyasi ve kültürel olarak derinden etkileyen birçok tarihsel olay üzerinde durdu.

Sunumunda Ankara’da geçen çocukluk yıllarından ve Galatasaray Lisesi zamanlarından bakış açısını etkileyen birçok kişisel anıya yer veren Arolat, “profesyonel bir araba yarışçısı olmak isterken kendini istanbul’da mimarlık okulunda bulduğunu” söyledi.

Arolat Mimarlık benim için ikinci bir üniversiteydi; neyin nasıl yapılması ve  yapılmaması gerektiğini orada öğrendim.

Anne ve babasının hayata ve mesleğe bakış açısındaki rollerini ise şu şekilde açıkladı: “Anne ve babam  üniversiteden önce bile rol modellerimdi. Arolat Mimarlık benim için ikinci bir üniversiteydi; neyin nasıl yapılması ve  yapılmaması gerektiğini orada öğrendim. Anne ve babamdan çok şey öğrendim ve hala öğreniyorum.”

Çok proje yaptığınızda insanlar gelen hiçbir projeyi reddetmediğinizi düşünebiliyorlar ama ofise gelen projelerin yaklaşık yüzde 80’ini reddediyoruz.

Arolat iş dünyasında  sosyal değerlerden ödün vermediğinizden nasıl emin olabilirsiniz?” sorusuna ise şöyle yanıt verdi:

“Çok proje yaptığınızda insanlar gelen hiçbir projeyi reddetmediğinizi düşünebiliyorlar ama ofise gelen projelerin yaklaşık yüzde 80’ini reddediyoruz. Kendime ait bir ahlaki çerçevem var ve o çerçeveden çıkmıyorum. (…) Yeterli iş olması ofisin ekonomik olarak sıkıntı çekmemesi için iyi bir şey. (…) Bu bir denge meselesi ve bunu öğreniyorsunuz.”

Pandemi sebebiyle Temmuz 2020’den beri çevrim içi düzenlenen etkinliğe kişiselleştirilmiş bir Avatar ile dahil olup diğer katılımcılarla etkileşime geçmek de mümkün. Web sitesinin canlı yayın linkinden bu sanal etkinlik alanına ulaşılabiliyor.

Etkinlik, 19 0cak 2022‘de Çin’den mimarların katılımıyla devam edecek. Ardından seri, Portekiz ve Kanada ile devam edecek. Virtual World Tour etkinliğinin medya sponsorluğunu ise ArchDailyParametric ArchitectureArkiteraVBenzeri ve Architizer üstleniyor.

8 Aralık saat 19:00‘da gerçekleşen canlı etkinliğin kaydına buradan ulaşılabilir. Etkinlik hakkında detaylı bilgi, ücretsiz kayıt ve gelecek etkinlik takvimi için AnA web sitesi ziyaret edilebilir. Etkinliğin önceki bölüm kayıtlarına AnA‘nı Youtube kanalı üzerinden ulaşılabilir.


Haber: Aslı Erdem