(Pera Müzesi) Bizans Dönemini Ele Alan İki Sergiyi Ağırlıyor!

İstanbul’dan Bizans’a, Ayasofya’da bir restoratör

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi ile İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, Bizans’la ilgili iki sergiyi eş zamanlı olarak sanatseverlerin beğenisine sunuyor. Bizans eserlerini odağına alan bu sergilerden ilki “İstanbul’dan Bizans’a: Yeniden Keşfin Yolları, 1800–1955”, Bizans araştırmalarının İstanbul’daki gelişimine ışık tutuyor. Bizans’ın popüler kültürdeki temsillerini ele alan ikinci sergi ise “İstanbul’da Bu Ne Bizantinizm?”: Popüler Kültürde Bizans adıyla Pera Müzesi’nde ziyaretçilerle buluşuyor.


“İstanbul’dan Bizans’a: Yeniden Keşfin Yolları, 1800–1955”
Küratör: Brigitte Pitarakis

“İstanbul’da Bu Ne Bizantinizm?” Popüler Kültürde Bizans
Küratör: Emir Alışık

Tarih: 23 Kasım 2021 Salı – 6 Mart 2022 Pazar
Ziyaret: Salı- Cuma, 11:00 – 18:00
Yer: Pera Müzesi


İstanbul’dan Bizans’a sergisi, Pera Müzesi ve İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nün ortak çalışmasıyla, Bizans sanatı uzmanı Brigitte Pitarakis’in küratörlüğünde hazırlandı. Osmanlı başkentinin, Bizans araştırmalarının şekillenmesindeki merkezi rolünü irdeleyen sergi, bugüne kadar yeterince çalışılmamış bir alana mercek tutarken, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin Bizans koleksiyonları başta olmak üzere Suna ve İnan Kıraç Vakfı Koleksiyonu’na ait zengin fotoğraf ve kitap seçkisine, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi, Alman Arkeoloji Enstitüsü, Ömer Koç, Serap Kayhan, Dr. Safder Tarim, Büke Uras koleksiyonlarından ve Birmingham Üniveristesi Doğu Akdeniz Arşivi, Dumbarton Oaks Araştırma Kütüphanesi, Fransa Milli Kütüphanesi, Collège de France Bizans Kütüphanesi Fonds Whittemore, Paris EPHE, Photothèque Gabriel Millet arşivlerinden derlenen kitap, baskı, harita, fotoğraf, belge ve resimler eşlik ediyor.

Nejad Melih Devrim
ve Fikret Mualla’nın Bizans’tan esinlenen resimleri, bu mirasın modern sanat üzerindeki etkisini sergide ortaya koyarken, A. Tayfun Öner’in İstanbullu gökbilimci Eugène Antoniadi’nin kariyerini ele alan üç boyutlu animasyonu Bizans’a bilim kurgu merceğinden bakıyor.

Bizans mirasının geniş bir ilgi alanına dönüşmesinin ilk kez bu sergide irdelendiğine dikkat çeken Pitarakis, “Berlin-Bağdat demiryolunun inşası ve Süveyş Kanalı’nın açılmasıyla 19. yüzyıl sonlarında modern taşımacılık ağının temelleri atıldı. Bu gelişmeyle coğrafi ufuklar genişlemeye başlarken, teknolojideki gelişmelerle birlikte geçmiş uygarlıklara ve bugün ‘öteki’ diye adlandırılan insanlara yönelik merak arttı. Artan bu merak geçmiş uygarlıklar ve özellikle Bizans hakkında araştırmalar yapılmasına vesile oldu. İstanbul’dan Bizans’a sergisi, 1800’lü yıllardan 1955’e kadar Bizans’a dair bilgi birikiminin gelişimini ve Bizans araştırmalarının bir disipline dönüşme sürecini ziyaretçilerle paylaşırken, bu farkındalığın oluşmasında İstanbul’un merkezi rolünü inceliyor. Sergi, karmaşık bir konu olan modern tarihte Bizans mirasına, dönemin siyasal, ekonomik ve kültürel aktörlerinin perspektifinden bakarak ışık tutuyor” dedi.

Konstantinopolis / İstanbul hem tarihsel hem de coğrafi açıdan Bizantinizm’in yuvasıdır.

“İstanbul’da Bu Ne Bizantinizm?” adlı ikinci sergi, adını Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Panorama adlı romanından alıyor. Türkiye’nin yakın tarihinden bir dönemi, İkinci Dünya Savaşı sonrası yılların toplumsal ve siyasal karmaşasını konu edinen romanda “Bu Ne Bizantinizm?” İfadesini romanın başkarakteri kullanıyor ve yazar, kendi karakterinin ağzından çıkan bu sözle, genç cumhuriyetin vatandaşları arasındaki kültürel ayrışmanın giderek keskinleşmesini, kimlik bunalımını ve çare olarak kör inançlara tutunmasını dile getiriyor. Sergi, Bizans’ı simgeleyen ya da ona atfedilen sembollerin ve değerlerin farklı sanat mecrâlarında nasıl yer bulduklarını ortaya koyuyor.

Serginin küratörü Emir Alışık serginin arka planını şu sözlerle özetliyor:

“Bizans’ın on dokuzuncu yüzyılda ve yirminci yüzyılın başında akademik ve arkeolojik ‘yeniden keşfi’ birçok sanatsal ifadede; resim, mimari, tiyatro, müzik, edebiyat vb. geniş bir yankı uyandırdı ve Bizans merakı zamanla büyüyerek yeni ufuklara, alışılmadık literatür ve müzik türlerinden resim ve film yapım tekniklerine, tekstile ve hatta grafik romanlar gibi yeni anlatım araçlarına ulaştı. Bizans tarihi bazen tarihsel bilginin manipülasyonu yoluyla düşmanlığın uyandırılmasına alet edilse de Bizans mirası karmaşık sosyopolitik meseleleri yansıtmak için de sık sık kullanılır oldu. Bu sergi Bizantinizm’in onu aramadığımız yerlerde bile karşımıza çıkan, etki alanı geniş bir olgu olduğunu ortaya koyuyor.”

“İstanbul’da Bu Ne Bizantinizm?” sergisi, Bizans kiliselerinde ana mekân ile yalnızca din adamlarının girebildiği bölümü birbirinden ayıran bir ikonostasis ile açılıyor. Geleneksel olarak, kutsal kitabı betimleyen resimlerle kaplı duvar, Bizans ikonalarının günümüzdeki ikonik karakterleri ve süper kahramanları üzerindeki etkilerini sergiliyor.

Sergide dijital illüstrasyonları ile yer alan Max Bedulenko, Aluísio Cervalle Santos ve Yurii Nikolaiko Bizans şehri ile şehrin anıtsal mimarisine yeni perspektifler getiriyorlar. Jonathan Godoy, Stelios Faitakis, Taha Alkan, Xanthe P. Russell kutsal kitaptan alınan sahneleri dönüştürürken Peter Tirpak bir pop-art ikonunu, Aleksandar Todorovic ise Facebook’un kurucusunu birer aziz olarak betimliyor. Sıra dışı portreleri ile tanınan Scadarts bu kez Iphone aracılığıyla İmparatoriçe Irene mozaiği ile oynuyor. Moda tasarımcısı Özgür Masur “Bizans’20” adını verdiği koleksiyonu, Ayşe ve Ece Ege’den oluşan Dice Kayek ise Victoria&Albert Müzesi ödüllü “Ayasofya” tasarımı ile Bizans ikonografisinin moda alanındaki yansımalarını işaret ediyorlar. Marco D’Amico’nun Vogue İtalya için çektiği fotoğraflar yine Bizans imgesini öne çıkarırken bu ikonografinin çizgi roman dünyasındaki yansımalarını Romain Sardou’nun yazdığı, Carlos Rafael Duarte’nin resimlediği tarihi macera temsil ediyor.

Necdet Yılmaz, Seraphim Gli, 2020

İllüstratör-tasarımcı Necdet Yılmaz sergideki işinde geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Ayasofya’nın ünlü kedisi Gli’yi bir göksel varlık olarak canlandırıyor. Tefrikaları ile tanınan gazeteci ve romancı Murat Sertoğlu’nun 1948 yılında yayınlanan romanı “Bizansın Aşk İlahesi Teodora” kitabının kapağı ve Kartal Tibet’in canlandırdığı “Tarkan” karakterinin yer aldığı “Bizans Çöküyor” filminin afişi ise Bizans’ı neredeyse her alanda bir antitez olarak kullanan, milliyetçi söylemlerle yüklü tarih yazımının sorunlarına ışık tutuyor.

Sergiye eşlik eden katalog ise sanatın çeşitli alanlarındaki tüm bu temsilleri ayrı ayrı, derinlemesine inceleyen ve yorumlayan 10 tarih araştırmacısının makalelerini bir araya getiriyor. Popüler kültürün birçok alanında karşımıza çıkan “Bizantinizm”leri tartışan ve sınıflandıran makaleler, Roland Betancourt, Felice Lifshitz, Brigitte Pitarakis, Sinan Ekim, Yağmur Karakaya, Elif Demirtiken, Jeremy J. Swist, Marco Fasolio, Haris Theodorelis-Rigas ve Emir Alışık’ın imzasını taşıyor.

“İstanbul’dan Bizans’a: Yeniden Keşfin Yolları ve “İstanbul’da Bu Ne Bizantinizm?”: Popüler Kültürde Bizans sergileri, Pera Müzesi’nde 6 Mart 2022 tarihine kadar Salı’dan Cumartesi’ye 10:00-19:00 saatleri arasında gezilebilir.

Müze cuma günleri 18:00-22:00 arası tüm ziyaretçiler tarafından, çarşamba günleri ise Genç Çarşamba kapsamında tüm öğrenciler tarafından ücretsiz ziyaret edilebilir. Sergi hakkında ayrıntılı bilgi için Pera Müzesi’nin web sitesi incelenebilir.


Brigitte Pitarakis
Brigitte Pitarakis, Paris’te, CNRS’in (Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi), “Bizans Dünyası” ekibinde 2002’den bu yana araştırmacı kadrosundadır. 1992-1997 yılları arasında Paris 1- Sorbonne Üniversitesi Bizans Sanatı Tarihi ve Arkeolojisi bölümünde öğretim görevlisi olarak çalışmıştır. Uzmanlık alanı olan Bizans’ta maden sanatından yola çıkarak Bizans’ta zanaatın toplumdaki yerine ilişkin, günlük yaşam objeleri, dini uygulamalar, sağlık, din ve büyü gibi geniş bir yelpazede araştırmalarını sürdürmektedir. Diğer bir araştırma alanı Bizans çalışmaları tarih yazımıdır. 2007’de kuruluşundan bu yana Suna ve İnan Kıraç Vakfı, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde Bilim Kurulu Üyesi’dir. Bu kapsamda, Pera Müzesi’ndeki Bizans temalı sergilerin küratörlüğünü üstlenmiş, çeşitli sözel etkinlikler düzenlemiş ve yayınlar yapmıştır. École Pratique des Hautes Études (EPHE), Paris Sciences et Lettres Üniversitesi’nden “Habilitation à diriger des recherches” (Doktora yönetme yetkisi) almaya hak kazanmıştır.

Emir Alışık
Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Bizans Araştırmaları Bölümü’nde Proje Yöneticisi ve YILLIK: Annual of Istanbul Studies Yayın Kurulu üyesi olan Emir Alışık, yüksek lisans eğitimini Central European University Karşılaştırmalı Tarih: Disiplinlerarası Orta Çağ Tarihi bölümünde geç Bizans dönemi siyasi düşüncesi üzerine hazırladığı teziyle tamamladı. Hâlen doktora çalışmalarını İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi bölümünde Bizans düşüncesinin İtalyan Rönesans sanatındaki görünümleri hakkındaki teziyle sürdürürken Bizans’ın çeşitli sanat mecralarıyla spekülatif kurgudaki tezahürleri üzerine araştırmalarını da devam ettirmektedir.