Kar için Değil, İnsanlar için Kentsel Gelişim

15 yıllık bir mücadele sonucunda, Kuzey Londra’da yerel halkın yoğun olarak kullandığı bir bölgenin yatırımcılar eliyle dönüştürülmesinden vazgeçildi.

Pandemi sonrasında kentlerin en yoğun bölgeleri olan anacaddeler ve merkezleri nasıl tasarlayıp kullanacağımız acil olarak çözümler geliştirmemiz gereken konular. Kentsel dönüşüm deyince genellikle izlenen şema olan yıkarak yeniden inşaat ile yerel topluluklar çoğunlukla yerinden ediliyor. Sürdürülebilir ve kapsayıcı bir ekonomi için bu modelden uzaklaşmamız gerektiği çok açık. Londra’nın kuzeyindeki Tottenham’da, bir alternatif olabilecek öncü bir çözüm hayata geçirilecek.

Bölgede, içinde tescilli bir yapı olan Edward Wards Binası’nın da yer aldığı bir yapı bloğu 2002 yılında yenileme alanı olarak belirlendikten sonra proje 2004 yılında Brtianya’nın en büyük inşaat yatırım şirketlerinden olan Grainger’a verilmişti. Grainger’ın planlarına göre Edward Wards Binası ve Seven Sisters kapalı pazarı da dahil olmak üzere tüm bloğun yıkılması ve yerine hiçbiri düşük gelirlilere hitap etmeyen 190 özel konut ve zincir mağazalara kiralanacak alanlar öngörülmüştü.  Oysa Latin Mahallesi ya da Pueblito Paisa olarak bilinen pazar alanı, Londra’nın Latin Amerikalı toplulukları için önemli bir merkez.

Bu modası geçmiş plan, pandeminin perakande krizini hızlandırmasından önce, başka bir çağda tasarlanmıştı. Nihayet Grainger’ın pazardaki canlılık endişelerini ve değişen ekonomik manzarayı gerekçe göstererek projeden çekilmesi, kentsel gelişimi kar için değil, insanlar için  isteyenlerin zaferi oldu.

Yerel halkın toplantılar ve atölyelerle katılımı sağlanarak onların oylarıyla şekillenen yeni bir plana göre pazar korunacak ve tarihi Ward binası da restore edilecek. Mimarlık ofisi Unit 38 tarafından geliştirilen planda 3,000 metrekarelik pazar alanına ek olarak ucuza kiralanabilir çalışma alanları ve kreş gibi çevre halkın kullanımına açık işlevler öngörülüyor. Sürdürülebilir bir ekonomik modele sahip olması beklenen kompleksin yönetiminin yerel halka devredilmesi amaçlanıyor.

Pandeminin ardından iklim krizinin yakıcı gerçekliği ile yüzleştikçe nasıl bir kentsel kalkınmayı kimin için istediğimiz sorularına vereceğimiz yanıtlar, sürdürülebilir ve adil bir ekonomi inşa etmek için kritik öneme sahip olacaktır!

*Bu metin, Carlos Burgos, Victoria Alvarez ve Myfanwy Taylor imzasıyla “The Guardian”da yayınlanan bir makaleden kısaltılarak çevrilmiştir. Makalenin İngilizce orijinali için buraya tıklayabilirsiniz.