(x-ist)’in Keşif Serisi KESİŞME’nin 6. Edisyonu Ziyarete Açılıyor!

Metin Alper Kurt, "İsimsiz", 2021

x-ist’in genç yetenekleri bir araya getirdiği keşif serisi “Kesişme”, 6. edisyonunu 22 Nisan-12 Haziran 2021 tarihleri arasında izleyiciyle buluşturuyor.

x-ist’in 2004 yılında kuruluş amacı olan, genç sanatçıların evrensel fikre dayalı eser üretimini destekleme misyonu gelenekselleşen “Kesişme” serisiyle temelleniyor. Birçok başarılı sanatçının kariyerine ivme kazandıran Kesişme, bu edisyonunda Burak Dak, Gökhan Gökseven ve Metin Alper Kurt’un sergiye özel hazırladıkları yapıtlarına yer veriyor.

Burak Dak, “Kesişme VI”da yer alan eserlerindeki metaforik söylemi birçok imgenin bir araya gelerek yeni bir form yaratması üzerine kurguluyor. Sanatçının mitlerden ve folklardan yola çıkarak kullandığı semboller amorf bedenlere dönüşürken, ilhamını yarı insan, yarı hayvan mitolojik karakterlerden alıyor. Geçmişiyle ve kendi gerçekliğiyle yüzleşemeyen insanların iç huzuru arayışında yöneldikleri maneviyatın çözüm arayışında en temel engel olmasını konu alan resimlerinde Dak, kağıt üzerine kurşun kalem, akrilik, guaj, toz pastel ve kuru boya kullanıyor. Sanatçının kompozisyonun fonunda ise gerçeküstü dekorlar bulunuyor.

Gökhan Gökseven’in x-ist’te izleyiciyle buluşan eserleri, isimsiz ve belirsiz hikayeler içeren bir serinin parçalarından oluşuyor. Sessiz resimler yaratma fikrinden yola çıkan sanatçı, girdiği bu karanlık yolda kompozisyonlarının belirleyicisi olarak gizem, ürperti, kaybolan, özlem, teslimiyet, yok oluş ve sıcaklık gibi anahtar kelimelerden faydalanıyor. Gökseven’in anlamını dinginlikte arayan  yağlıboyalarına guaj ve mürekkep kullandığı desenler eşlik ediyor.

Metin Alper Kurt; işlevsel nesnelerin deformasyonlara açık yapılarını ve işlevinden bir anda kopmaya açık hallerini dondurarak başka bir dönüşümün önüne geçmeyi hedeflediği serisini x-ist’in galeri mekanına taşıyor. Sanatçının zamanı ve formu anda sabitlemek adına kullandığı malzeme olan mermerin içini boşaltması ona, odağına aldığı objenin işlevsel yapısını tamamen ortadan kaldırarak varlığını yeni bir temel üzerinden sürdürme imkanı da tanıyor.