[Siyah Pijama] – Ferhat Hacıalibeyoğlu: “…projelerin gelişme/olgunlaşma süreçlerinin yavaşladığını söyleyebilirim.”

Güncel çalışma koşullarında mimari üretim süreçlerinin durumunu öğrenmek amacıyla başlattığımız “Siyah Pijama” isimli araştırma bölümümüzde İkiartıbir Mimarlık’tan Ferhat Hacıalibeyoğlu sorularımızı cevapladı.

Bu yeni süreçle baş etmek için neler yapıyorsunuz?

Ev ve iş yaşantısının birbirine karıştığı bu dönemde, açıkçası öncelikle sakin ve sağlıklı kalmaya çalışıyorum. İş anlamında çok verimli bir süreç geçirdiğimi söyleyemem ancak elbette yapılması gereken işler var. Çalışabilmek adına alışık olduğumuz gece mesailerine başvurduğumu söyleyebilirim. Bu şekilde ev ve iş yaşantısına dair gereklilikleri büyük ölçüde gece gündüz ayrımı üzerinden yoluna koymaya gayret ediyorum.

Uzaktan çalışmaya hangi noktada karar verdiniz? Sizi bu kararı almaya yönlendiren ne oldu?

Her geçen gün yeni bir önlemin açıklandığı ve riskin arttığı belirsiz ve tedirgin edici süreçte, herkesin sağlığını gözeterek, 17 Mart akşamı ofis olarak uzaktan çalışma kararı aldık. Üniversitede ise 16 Mart tarihi itibarıyla eğitime ara vererek 23 Mart itibarıyla da uzaktan eğitime başladık.

Uzaktan çalışırken hangi araçları kullanıyorsunuz?

İki farklı kanaldan uzaktan çalışmaya devam ediyorum. Ofis işleri ile ilgili iletişimimizi e-posta, telefon, Whatsapp gibi alışık olduğumuz ortamlar üzerinden sürdürmeye devam ediyoruz. Diğer taraftan üniversitedeki görevim ile ilgili olarak projeler dışındaki derslerimi Microsoft Teams ve Sakai platformları üzerinden eş zamanlı olarak sürdürüyorum.

Sizin için uzaktan çalışmanın dezavantajları ve avantajları neler?

Doğal etkileşim ortamlarının eksikliği, bir arada olmanın sağladığı enerjiden uzak kalmak, motivasyon düşüklüğü, odaklanma ve yoğunlaşma zorluğu bu sürecin kendi adıma başlıca olumsuz yönleri olarak sıralanabilir. Diğer taraftan olumlu yönler ise pratik olması, erişebilirlik olanaklarının artması, mesafeleri aşarken kaybettiğimiz zamanın farkına varmak ve bu zamanı olumlu anlamda geri kazanabilmenin yollarını aramak olarak ifade edilebilir.

Elinizde ne tür projeler (şantiye, fikir, yarışma) vardı? Projelere göre çalışma organizasyonunda nasıl değişiklikler oldu?

Elimizde yarışma projeleri var, onları geliştirmeye çalışıyoruz. Özellikle karar ve arayış aşamalarında bir arada olmanın, birlikte tartışarak düşünebilmenin doğallığından ve avantajlarından yoksun kalıyoruz ne yazık ki. Bu anlamda genel olarak projelerin gelişme/olgunlaşma süreçlerinin yavaşladığını söyleyebilirim. Şehir dışında devam eden bir şantiyemiz var ancak bu süreçte rutin ziyaretleri gerçekleştiremiyoruz. Uzaktan kontrol ve destek hizmetlerimizi sürdürmeye çalışıyoruz.

Şehir dışı ya da yurt dışı projeleriniz var mı? Bunlar nasıl etkilendi?

Yurt dışında projemiz yok. Yarışma projelerinden şehir dışında olan var. Çalışma sürecinde eksikliğini duyduğumuz verilere ilişkin desteği o şehirde yaşayan dostlarımızın iletebildiği görseller ve kayıtlar ile gidermeye çalışıyoruz şimdilik.

Sizce bu salgının yapı malzemeleri ve tasarım kararları üzerinde dönüştürücü bir etkisi olacak mı?

Birçok alanda çok fazla şey anlamını yitirdi. Bu süreç üretmeye ve tüketmeye dönük alışkanlıklarımız ile tekrar eden ezberlerimiz adına durup yeniden düşünme fırsatı olabilir aslında. Bu anlamda kendi adımıza ölçü, ölçek, büyüklük, hız, hırs ve temas meseleleri ilk aklıma gelenler…