[Siyah Pijama] – Ali Derya Dostoğlu: “Elbette bu deneyimin beklenmedik birtakım avantajları da oldu”

Ali Derya Dostoğlu'nun evdeki çalışma mekanından

Güncel çalışma koşullarında mimari üretim süreçlerinin durumunu öğrenmek amacıyla başlattığımız  “Siyah Pijama” isimli araştırma bölümümüzde Studio Per Se’den Ali Derya Dostoğlu sorularımızı cevapladı.

Bu yeni süreçle baş etmek için neler yapıyorsunuz?

Günler, kendimi yeni düzene adapte etmekle, bunu yaparken de bedenen ve ruhen iyi olmaya çalışmakla geçiyor. Daha çok dizi ve film seyrediyor, her gün bir miktar egzersiz yapıyorum. Gündemi takip etmeyi, ancak bir yandan da içinde kaybolmamayı deniyorum. Bir de ailemle daha sık haberleşmeye, yanlarına gidemesem de, en azından durumlarından haberdar olmaya çalışıyorum.

Uzaktan çalışmaya hangi noktada karar verdiniz? Sizi bu kararı almaya yönlendiren ne oldu?

Uzaktan çalışmaya 13 Mart günü karar verdik. İlk vakanın açıklanması üzerinden henüz üç gün geçmişti; ancak tedirginlik, özellikle de hepimizin kullandığı toplu taşıma vasıtalarında kendini gösteriyordu. Biz de bu kararı almayı ertelemenin bir işe yaramayacağını, bir an önce harekete geçmemiz gerektiğini düşündük. Başlangıçta ortağım Uğur ve ben sabah buluşup arabayla ofise gideriz, Canberk’le Gizem ise evde kalırlar demiştik. Ancak birkaç günlük denemeden sonra, gidişatın da etkisiyle biz de evden çalışmaya başladık. Kararı aldığımız akşam, Galeri Nev İstanbul’daki İnci Eviner sergisi açılışına gitmiştim. Bugün geriye dönüp baktığımda, hem çok yakın, hem de çok uzak…

Uzaktan çalışırken hangi araçları kullanıyorsunuz?

Bu soruya hazırlıklıyım, çünkü evden çalışmaya daha yeni başlamışken, ofisçe nasıl bir yol izlemeyi planladığımızı anlatan bir sosyal medya paylaşımı yapmıştım. Bunu yaparken iki amacım vardı: Hem başkaları açısından da kullanışlı olduğunu düşündüğüm bir yöntem önerisi getirmek hem de çevremdekileri teşvik etmek…

Öncelikle masa üstü bilgisayarlarımızı evlerimize taşıdık. Bu her anlamda oldukça işimize yaradı diyebilirim. Serverımıza bulut ya da web sayfası üzerinden erişebiliyoruz. Böylece dosyalara görece rahat bir şekilde erişim sağlayabiliyoruz. Birbirimizle iletişime geçmek için Zoom üzerinden videokonferans yapıyor ya da telekonferans yoluyla konuşuyoruz. Ekran paylaşımı ve paylaşılan ekran üzerinde işaretleme yapabilmek, oldukça kullanışlı.

Sizin için uzaktan çalışmanın dezavantajları ve avantajları neler?

İtiraf etmeliyim ki evden çalışmayı becerebilen bir insan değil(d)im. Bir şekilde, o atmosferden çıkıp “başka” bir atmosfere girmeye alışmışım. Belki evdeki dikkat dağıtıcı unsurlardan, belki de ortaokul ve lise boyunca yatılı olmaktan… Benim için başka bir zorluksa ofistekilerle birebir çalışmaya duyduğum yatkınlık. Laflamadan, fikir alıp vermeden kolay olmuyor…

Ancak bu sürecin, çoğu kişi için olduğu gibi benim için de evden çalışma anlamında öğretici olduğunu düşünüyorum. Günlük rutin yavaş yavaş da olsa oturdu diyebilirim. Hafta içi her sabah 10:00’da ekipçe yaptığımız videokonferanslar hem bu rutini pekiştirdi, hem de dağılmamızın önüne geçti.

Elbette bu deneyimin beklenmedik birtakım avantajları da oldu. Yolda kaybedilen vaktin değerlenmesi, bunlardan ilk aklıma geleni…

Elinizde ne tür projeler (şantiye, fikir, yarışma) vardı? Projelere göre çalışma organizasyonunda nasıl değişiklikler oldu?

Evden çalışmaya başlamamız, elimizdeki işlerin oldukça farklı aşamalarda olduğu bir döneme denk geldi. Yeni tamamlanmış ya da devam eden, bizim de kontrolörlük yaptığımız şantiyeler de vardı; kimisi fikir aşamasında kimisiyse ruhsat başvurusu ya da Koruma Kurulu onay süreçlerinde projeler de. Dolayısıyla her birinin ayrı şekillerde etkilendiğini söyleyebilirim. Yine de genel olarak gözüken, bir süre inşaatların yavaşlayacağı/erteleneceği, kurumlarla birlikte yürütülen süreçlerin uzayacağı, eldeki projelerinse devam edeceği. Ancak bu sürenin ne olacağı ve yeni projeler üzerinde ne zaman çalışmaya başlayabileceğimiz oldukça belirsiz.

Şehir dışı ya da yurt dışı projeleriniz var mı? Bunlar nasıl etkilendi?

Yukarıda söz ettiğim projelerin çoğu İstanbul dışında. Tasarım aşamasında olanları videokonferans yoluyla yürütmek mümkünse de şantiye kontrolörlükleriyle kurum görüşmelerini beklemeye aldık diyebilirim.

Sizce bu salgının yapı malzemeleri ve tasarım kararları üzerinde dönüştürücü bir etkisi olacak mı?

Bu soruya cevap verebilmek için henüz erken diye düşünüyorum. Ancak bir noktada mutlaka bir arayışa geçilecekse soruyu iki bağlamda ele almak gerekecek: Salgın nedeniyle ortaya çıkan sosyal mesafe ve hijyen ihtiyacından kaynaklanan yeni mekan ve malzeme ihtiyacının ne olacağı ile hızlanmış, daha doğrusu erkene çekilmiş dijitalleşme sürecinden kaynaklanan değişimin neler getireceği…