(İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi) Prof. EZRİ TARAZİ’yi Ağırladı…

Prof. Ezri Tarazi

İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nin 15.yıldönümü kapsamında düzenlenen etkinliğe katılan Prof. Ezri Tarazi, doğa merkezli tasarım projeleriyle ilgili bilgi verdi. Küresel ısınma nedeniyle yok olan mercan resiflerindeki canlı yaşamını üç boyutlu yazıcılarla üretilen resif modelleri ile devam ettirmeyi amaçlayan Prof. Tarazi, bilim ve tasarımı bir araya getirmenin önemini vurguladı

İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, 15. yıldönümü kapsamında düzenlenen etkinlikte, Technion (İsrail Teknoloji Enstitüsü) Profesörü, t-Hub Başkanı ve aynı zamanda inovasyon ve girişimcilik merkezi Design-Tech Lab’in Başkanı Ezri Tarazi’yi ağırladı. Prof. Tarazi, doğa merkezli tasarım süreçleri ve projeleri üzerine önemli bilgiler verdi. İklim krizi nedeniyle yok olan mercan resifleriyle ilgili geliştirdiği projeyi paylaşan Prof. Tarazi, bilim ve tasarımı nasıl bir araya getirdiğini anlattı.

Tasarım çözüm üretme sürecidir

Prof. Tarazi denizlerin sığ kısımlarında biriken mercan kalıntılarıyla oluşan ve okyanustaki karbon döngüsünü sağlayan mercan resiflerinin yok olduğuna vurgu yaptı. Tasarımın çözüm üretme süreci olduğuna dikkat çeken Prof. Tarazi şu ifadeleri kullandı; “Tasarımın sınırları olmaz, bilim, tasarım, doğa, sanat gibi birçok alanın sınırlarını zorlamalıyız. Bu motivasyonla gözümü okyanuslara çevirdim. Fark ettim ki resifler büyük okyanus dalgalarına ve gel-gitlere karşı doğal bir set oluşturmakla birlikte, okyanusun akciğeri olarak da görev yapıyor. Ne yazık ki yok olma sürecindeler. Biz tasarım ile bilimi birleştirerek önce resifleri bilgisayar ile taradık. Sonrasında ise bitkisel yağlar, mısır nişastası vb. biyokütle kaynaklardan üretilen biyoplastikleri kullanarak 3D yazıcılarla ölen resiflerin yerine yenilerini ürettik.”

Okyanus ortamına uyum sağlayan resiflerin mikroorganizmaların yanı sıra balıklara da ev sahipliği yapmaya başladığını belirten Prof. Tarazi, “Balıklar ölü resifler yerine 3D yazıcılar tarafından üretilen resifleri tercih etti. Bununla da kalmayarak buraya yumurtalarını bırakmaya başladılar” dedi.

Tasarım süreci ele alındı

Prof. Tarazi’nin sunumunun ardından “Çevre Sorunlarıyla Mücadelede Disiplinlerarası/Disiplin Perspektifleri” başlığıyla bir panel düzenlendi. Bilgi Mimarlık Fakültesi Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özlem Er’in moderatörlüğünü üstlendiği panelde, Bilgi Mimarlık Bölümü öğretim üyeleri Doç. Dr. Tuğrul Yazar, Dr. Öğr. Üyesi Fulya Akipek ve Dr. Öğr. Üyesi Elif Kendir Beraha, tasarımcıların çevresel zorluklar karşısında üstlenmeleri gereken rolleri ve aynı zamanda eğitimcilerin ve eğitim kurumlarının bu konuyu ele alma yollarını tartıştı.


İstanbul Bilgi Üniversitesi:
İstanbul Bilgi Üniversitesi, 1996 yılında Türkiye’de üniversite yaşamına yeni bir soluk getirmek amacıyla “Okul için değil yaşam için öğrenmeliyiz” ilkesiyle yola çıkarak kurulmuştur. Yaklaşık 1500 kişilik bir öğretim kadrosuna sahip olan üniversitenin 25.000’i aşkın öğrencisi ve 40.000’i aşkın mezunu vardır. İstanbul Bilgi Üniversitesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler, Hukuk, İşletme, İletişim, Sağlık Bilimleri, Mimarlık ile Mühendislik ve Doğa Bilimleri fakültelerinin yanı sıra yüksekokulları, meslek yüksekokulları ve enstitüleri çatısı altında 150’yi aşkın ön lisans, lisans ve doktora programı sunmaktadır. Kurulduğu günden bu yana öğrencilerine uluslararası gelişim fırsatları sunan İstanbul Bilgi Üniversitesi, Yükseköğretim Derecelendirme Kuruluşu QS’in 2020 yılı “Gelişmekte olan Avrupa Ülkeleri ve Orta Asya Üniversiteleri Sıralaması”nda en iyi 130 üniversite arasında yer almaktadır. İstanbul’un merkezinde, santralistanbul, Dolapdere, Kuştepe ve Kozyatağı olmak üzere dört kampüsü bulunmaktadır. İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında ayrıntılı bilgiye www.bilgi.edu.tr adresinden ulaşılabilir.