(Proje Odası)’ndan Yeni Sergi: “Hayal Et… Khalkedon”

El yapımı defterleriyle pek çok kişinin beğenisini kazanan Melimelo ve özgün tasarımlarıyla dikkat çeken İşlik Kadıköy’ün yaratıcıları Meltem Aybar ve Evren Kıvançer’in geçtiğimiz sene kurdukları Proje Odası, ikinci sergisi “Hayal Et… Khalkedon” ile yepyeni üretimlerini meraklılarıyla buluşturuyor.


Hayal Et… Khalkedon
Tarih: 
19 Ocak 2019 – 21 Nisan 2019 Her cumartesi, pazar
Yer: Proje Odası


İlk sergileri İmal ile üretim biçimleri ve yaratım süreçlerini meraklılarıyla buluşturan Meltem Aybar ve Evren Kıvançer, geçmişi yaklaşık 180 yıl öncesine dayanan bir baskı tekniği olan Cyanotype ile ürettikleri çalışmalarından oluşturdukları yeni sergileri “Hayal Et… Khalkedon”da Kadıköy’ün tarih kokan sokaklarında geziyor, geçmişin kırık dökük kalıntılarına iade-i itibar ederek, onları birer hatıraya dönüştürüyorlar. Sergi Kadıköy’de yer alan Proje Odası’nda Haftasonu Sergisi olarak 19 Ocak 2019 tarihinde açılacak ve 21 Nisan 2019 tarihine kadar her Cumartesi ve Pazar gezilebilecek.

Sergi Tanıtım Metninden:

“Gölgeler İndi Suya”

Bir zamanların Kadıköy’ünden kimler geldi geçti sizce? O kabarık etekler, o şapkalar, zarif beyefendiler. Tüm ihtişamıyla zevkin ve inceliğin timsali olan o kapılardan geçip nerelere gittiler? Ya o Jacques Pervititch’in haritalarındaki bahçelere ne demeli? O bahçelerdeki çiçekler kimlerin başını döndürdü? Dileğini, duasını, günahını bir mumun alevinde tutuşturanlar kimlerdi? Sahi, Khalkedonya nasıl bir yerdi?

Bugün yanından öylece geçip gittiğimiz bir yıkıntıyı, varlığı silinmeye yüz tutmuş o çeşmeyi,  o eski apartmanı, bahçeleri ve dereyi… Bir an durup, yeniden tamamlayıp, yeniden renklendirmek…  Meltem Aybar ve Evren Kıvançer’in yaptıkları da tam da bu aslında… Tüm o kalıntıların içinden bambaşka bir bakış açısıyla geçtiklerinde, Khalkedonya’nın bugün hala Kadıköy’ün ruhunda yaşadığını fark ettiler ve geçmişin kırık dökük izlerini sürerken, geçtikleri yollardan masmavi birer hatıra getirdiler bugüne.

“Gün Işığı Fotokopisi: Beyaz Gölge, Mavi Işık”

Cyanotype, gün ışığı ve gölge ile çalışan, istenilen görüntünün adeta an be an canlanması ile gerçekleştirilen ve basılan işlerin monoprint olduğu alternatif bir baskı tekniği. Hazırlanan solüsyon, görüntünün sabitleneceği zemine (kumaş, ahşap, kağıt) sürülür. Sonra, kopyalanmak istenilen desen, obje, figür bu zeminin üzerine yerleştirilir ve sabitlenir. Buradan sonra ihtiyaç duyulan tek şey gün ışığıdır. Solüsyon kurudukça, renkler canlanmaya başlar. Işık alan yerler mavi ve tonları, gölgede kalan figür altı ise bembeyaz ışıldar. Bu, gölgede canlanan hayaletlerden başkası olamaz!


Mavi Sergi:
Blueprint adıyla da bilinen Cyanotype cihazsız, teknik aracısız gerçek anlamda el işi bir baskı tekniği. Tekniği bu derece el emeği olmasının haricinde ilginç kılan başka farklı özellikleri de var. Bunlardan biri, ortaya çıkan her baskının monoprint yani tek, özgün ve eşsiz oluşu diğeriyse baskı renklerinin sadece mavi ve tonları olarak çıkması.

Cyanotype ile ortaya çıkan mavi tonlarına özel olarak hazırlanan kartelada, 50’den fazla mavi bulmak mümkün.

Melimelo:
Meltem Aybar yaratıcısı olduğu Melimelo defterleri ile gününüzü mutlulukla kaplamak için 9 yıl önce yola çıktı. Uluslararası bir otomotiv firmasındaki kurumsal iletişim görevinden ayrıldıktan sonra kız kardeşine doğum günü hediyesi olarak hazırladığı ilk el yapımı defteri yaratım sürecinin başlangıcı oldu.

Çeşitli dikiş tekniklerini kullanarak ürettiği defterlerde, sayfalarında birikenlerin nesillerden nesillere aktarılması en büyük ilham kaynağıdır. Kurgularını tasarıma aktarırken seçtiği her materyalin her rengin her dokunun birbiri ile kurduğu ilişki ve kendine bıraktığı duygunun izini sürerek üretmektedir.

Kimi zaman ruhuna, yüreğine dokunan duygularla tasarlar. Kimi zaman kişiye özel tasarımlar hazırlar, kimi zaman da müzelere sergi ve kurumlara projeler yapar.

Meltem Aybar, teknoloji ile içi içe yaşadığımız bu yüzyılda kalem ve kağıttan vazgeçemeyenler için el yapımı defterler tasarlarken,  çalışmalarında tecrübe ettiği malzeme bilgisini ve kullandığı dikiş tekniklerini, Melimelo el yapımı defter atölyelerinde merak edenlerle paylaşır.

“Defter aşkı bambaşka” diyerek yola çıkan Aybar insanların yazmak, saklamak, yıllar sonra hatırlamak istedikleri her bir ‘an’ için üretmeye devam etmektedir.

Tasarladığı defterlerin ham maddesi olan kağıdı, ait olduğu doğaya geri kazandırmak için düzenli olarak fidan bağışı yapmaktadır.

İşlik:
“Üretmek mutluluktur” diyerek hayatı kucaklayan Evren Kıvançer Kadıköy’de sevdiği işleri yapmak ve dünya için güzel ‘şeyler’ hayal eden insanlarla buluşmak üzere 2013 yılında İşlik’i kurdu.

İşlik Kadıköy, zanaat ile sanatı buluşturan, gelenekselle bugünün ilişkisini üretimlerine yansıtan, disiplinler arası gidiş gelişleri yaratım sürecinin parçası haline getiren bir üretim alanı.

Konularını günlük hayattan seçerek yarattığı tasarımlarda, konuya göre malzeme seçme eğilimi sebebiyle işleri, gümüşten bronza, iplikten kumaşa uzanan bir malzeme çeşitliliğine sahip.

Çocukluğunun öğle uykularına daldığı annesinin atölyesindeki rengarenk kumaşlar ve iplik makaraları yetişkin yaşlarında tasarımlarına çok renkli dikiş teğelleri olarak yansıyor.

Evren Kıvançer için kuyumculuk tekniklerini öğrenmek, uygulamak ve sindirmek yaratım sürecinin ilham veren parçası… Farklı materyaller deneyimlemeyi seven İşlik Kadıköy’ün yaratıcısı, asıl mesleği olan sanat eserlerinin restorasyonu ve konservasyonunun kendisine kattığı sabır, hassasiyet, detaycılık, mikro alanda makro emek gibi özelliklerini özgün, el yapımı takı tasarımı alanında ısrarla hayata geçirmeye niyetli bir üreticidir.

Proje Odası:
Evren Kıvançer ve Meltem Aybar bireysel üretimlerini, yıllar içinde ortak projelerle olgunlaştırmış ve Proje Odası’nı kurmuşlardır.

Proje Odası, ısrarla yolunu el yapımından sanattan zanaattan, özgün üretimden geçiren iki üreticinin buluştuğu, ürettiği, yol arkadaşı olduğu, 16 metrekarelik bir alandır.

Disiplinlerarası etkileşimlere vesile olmak, farklı üreticilerle buluşmak, üreterek paylaşmak, üretirken olabildiğince doğaya yakın kalmak onların en büyük isteğidir.

Bu odada onlar tasarlar, üretir, sergiler, atölyeler düzenler ve öğrendiklerini paylaşırlar.