(Galeri Siyah Beyaz)’da: “Benden Güçlü”

Aslı Işıksal, Siyah Serisi 2, 2018

Galeri Siyah Beyaz sezonu bir grup sergisi ile kapatıyor. İlk kez bir araya gelen beş sanatçıdan oluşan grup, “Benden Güçlü” sergisi ile izleyici karşısına çıkacak. Sergi 08.06.2018-09.07.2018 tarihleri arasında Galeri Siyah Beyaz’da izlenebilecek.


Benden Güçlü
Tarih: 08.06.2017 – 09.07.2017
Yer: Galeri Siyah Beyaz
Açılış: 08.06.2017, cuma 18:00


“Benden Güçlü” farklı sanat disiplinlerinden Ozan Bilginer, Aslı Işıksal, Seval Şener, Havva Altun ve Funda Susamoğlu’nun yaklaşık iki yıllık bir araya gelme, diyalog ve görüş paylaşımının sonucunda oluşmuştur. Bu sergide “benden güçlü” bir durum olarak kavranmaktadır. Hazırlıksız yakalandığımız, zihnin durakladığı, kişinin kendinden ibaret olmayan dünyayla çarpıştığı anlar toplamıdır. Nadiren iyi şeylere neden olan, ancak çoğunlukla bizi köşeye sıkıştıran bu durum, her beklenmedik olay gibi, kişiyi yeniden konum almaya zorlar.

Funda Susamoğlu, Yarı Canlı, 2018

Hayatta kalma pratiği kendimizi bir kenara bırakmaya, artık kahramanların sahneyi terk ettiği , “yarı canlı” bir hale sürükler. Sergi, avlanırken av olunan,  planların çöktüğü,  dürtülerin aklın önüne geçtiği bireysel bir çöküşe sahne olurken, durumu baş edilebilir hale getirmekle uğraşır. Topluca şahit olduğumuz sahnede, güçlü veya güçsüz tek bir konumda kalınamayacağı fikri akılda tutulmaktadır.

Havva Altun, Unutma Beni, 2018

Uzaktan baktığınızda gördüğünüz peyzaj, yaklaştıkça doğal bir felaketi görünür kılar. Havva Altun’un bir geceyi tekrar tekrar resmettiği çoklu düzenlemesi, felaket veya mucize beklentimizi imgeler. Ozan Bilginer’in etkileşime açık çalışmaları, hareket alanına girdiğinizde size sessizce tepki veren, hayat belirtisi gösteren imajlardan oluşur. Funda Susamoğlu’nun bir kürk üzerinden “ölü mü canlı mı?” sorusu etrafında kurguladığı sahne; yapay deri nesneler, seramik heykeller ve video yerleştirmesinden oluşmaktadır. Aslı Işıksal, resim ve heykel birlikteliğinden oluşan düzenlemesinde, hareketin en uç noktası ile durağanlığı birleştirerek, boşlukta kalma halini irdeler. Seval Şener’in yarı karanlıkta hassas bir dengede salınan arkaik terazisi ile bugünün tekinsiz sanal verilerinin çarpıştırılmasından oluşan “Sabaha kadar” isimli yerleştirmesi zihnimizi askıda tutar.