[söyleşi]: “Biz mimarlık öğrencileriyiz, mimarlarız. Bir sözümüz var.”

Mimarlar Ne Der +?”in kuruluşu, çalışmaları ve geleceğe yönelik planları üzerine Birliktelik Ekibi’nden Ali Furkan Kiracı, Ekin Sıla Şahin, Oğuzhan Koral, Sabit Engin, Sinem Celen ve Sümeyye Yıldız ile konuştuk.

 

Önce sizi tanıyalım. “Mimarlar Ne Der +?” nedir, nasıl ortaya çıktı? Birliktelik Ekibi kimlerden oluşuyor ve ne yapar?

Mimarlar Ne Der +? bir Belink Studio ürünüdür. Belink Studio, 2015 Haziran ayında Ali Furkan Kiracı, Furkan Filiz, Macit Aslan, Oğuzhan Koral ve Sabit Engin tarafından kurulmuş bir atölyedir. Mimarlığa dair bir şeyler yapmak isteyen 5 İTÜ’lü mimarlık öğrencisinin serbest bir çalışma grubu da diyebiliriz. Stüdyo olarak mimarlığa dair neler yapabileceğimizi ve kendimizi nasıl geliştirebileceğimizi düşünürken önce kendimizi daha iyi geliştirmemiz gerektiği kanısına vardık ve böylece mimarları, mimarlık ofislerini konuştuğumuz, anlamaya çalıştığımız tartışma serileri düzenlemeye başladık. Böylece Ekim 2015’te stüdyoda başlatılan bir organizasyon olan “Mimarlar Ne Der + ?”, daha sonra ayrı bir organizasyon olarak devam etmeye başladı. Süreç içinde katılımcılar arttı. İlk başta bu toplantılar sadece İTÜ’de düzenlenirken sonrasında başka okullara da yayılmaya başladı. Önce Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi, ardından Haliç Üniversitesi, Trakya Üniversitesi, Mimar Sinan Üniversitesi, Namık Kemal Üniversitesi, Maltepe Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi ve Medipol Üniversitesi… Birliktelik Ekibi de aslında yeni okul ekipleriyle birlikte hareket etmeyi sağlayan ekip gibi düşünülebilir.

Ekip üyeleri sadece buradaki isimler mi, yoksa diğer okullarla iletişim kurduğunuz zaman onlardan da ekibe üye olanlar oluyor mu?

Bu bir gönüllülük işi olduğu için diğer okullardan da zaman zaman tabii ki bu ekibe dahil olanlar var. Farklı bir yapılanmaya girmiş olduk Birliktelik Ekibi ile. Okul sayısı artınca; toplantı gezi, forum-seminer organizasyonu yapmak, kahvaltı gibi bazı sosyal faaliyetleri düzenlemek de Birliktelik Ekibi’nin işi oldu. Ama bir yerde Birliktelik Ekibi’nin bu işleri yeni dönemlere bırakması gerekiyor. Bir devinim oluşturması gerekiyor. O yüzden biz toplantıyı organize eden değil, ona katılan bir ekip olmaya başladık zamanla.

Kaldı ki mimarlık sadece bir disiplin değil, disiplinlerarası bağlantı kurma hedefi olan bir meslektir.

Mimarlar Ne Yer+ Etkinliği, 30 Eylül 2017

Web sitenizi incelediğimizde manifestonuzu görüyoruz. İyi tasarlanmış kentlerin ve fiziksel çevrenin ne kadar önemli olduğundan ve bunda mimarların ve mimarlık öğrencilerinin de önemli bir misyonu olduğundan bahsediyorsunuz özetle. Burada söz konusu öznenin sadece mimar olması dikkat çekiyor. Bunu neden sadece mimarlarla sınırlı tuttunuz? Bununla ilgili kendi aranızda “Acaba diğer disiplinleri de dahil etsek mi?” gibi tartışmalar oldu mu?

Biz mimarlık öğrencileriyiz, mimarlarız. Bir sözümüz var. “Mimarlar Ne Der +?”, hakkında konuştuğumuz mimarların ne dediği anlamına da gelebilir, bizim mimarlık öğrencileri ve geleceğin mimarları olarak ne söyleyeceğimiz anlamına da gelebilir. Kaldı ki mimarlık sadece bir disiplin değil, disiplinlerarası bağlantı kurma hedefi olan bir meslektir. Bu yüzden iyi tasarlanmış kentler sadece mimarın söylemiyle değil bütün herkesle kurulabilir.

Mimarlar Ne Der +? kurulduğu zamanlarda mimarları ve yapılarını tartışarak, bunları irdeleyerek kendimize eğitim ortamı oluşturabilme amacımız vardı. Ama geliştiği dönemde başka disiplinlere de açıldı. Mesela Gazi Üniversitesi’nde bunun bir prototipi deneniyor: Hukukçular ne der? Ama biz şu anda “Mimarlar Ne Der +?”in organizmasını kurmaya çaba gösteriyoruz. Ona yoğunlaşmış durumdayız.

İsmin sonundaki “+” da geleceğe dönük farklılıklara yönelik bir mesaj verirken “?” ise hep sorgulayacak bir şeylerimizin olması gerektiğine işaret ediyor.

“Mimarlar Ne Der +?” İTÜ Rem Koolhas Buluşması, 7 Ekim 2017

Mimarların ne yaptıklarından daha çok ne dedikleri ile ilgilendiğinizi söyleyebilir miyiz isimden yola çıkarak? Mimarların daha çok teorik çalışmalarına mı odaklanıyorsunuz?

Çoğunlukla teorik ama yaptıkları işler de bize bir şey söyleyebilir. Başladığımız zaman daha ikinci sınıf öğrencisiydik ve “Mimarlar Ne Der + ?”; “Bize bu mimarlar ne diyor?” gibi algılanıyordu; daha sonra ise bu mimarlar bizmişiz gibi algılanmaya başlandı. Demek ki bir şeyler yolunda gitmiş ki isim hep aynı kalsa da anlamı değişmiş. Aslında ismin sonundaki “+” da geleceğe dönük farklılıklara yönelik bir mesaj verirken “?” ise hep sorgulayacak bir şeylerimizin olması gerektiğine işaret ediyor. Bu yüzden odaklandığımız konuların bir çizgisi yok, masanın etrafına oturan 12 kişi isterse teoriğe isterse pratiğe odaklanıyor.

Karşılaşılan organizasyonlar genelde senede 2 veya 3 kez düzenlenen etkinliklerden oluşurken, “Mimarlar Ne Der +?” her hafta üniversitelerde gündem oluşturuyor.

Kendi üniversiteniz içinde ya da yurt dışında size bu etkinliği başlatmanızda ve süreç içinde ilham veren bir organizasyon oldu mu?

Biz nasıl daha iyi mimarlık öğrencisi olabiliriz diye sorgulayarak başladık bu projeye. Sunum yapma kabiliyetimizi geliştirmek ve bir şeyler öğrenmek için birbirimize sunumlar yapıyorduk. Daha sonra neden daha fazla kişiyi dahil etmiyoruz, neden bunu buluşma haline getirmiyoruz, neden farklı üniversitelere, şehirlere yayılmıyoruz diye konuşmaya başladık. Derken yayıldık. Şimdi de zaman zaman neden farklı ülkelerde yapılmasın diye soruyoruz birbirimize. Ama adımlarımızı emin atmak istiyoruz, acelemiz yok. Daha önce Mimarlar Ne Der +? formatında bir organizasyon ile karşılaşmadık. Karşılaşılan organizasyonlar genelde senede 2 veya 3 kez düzenlenen etkinliklerden oluşurken, “Mimarlar Ne Der +?” her hafta üniversitelerde gündem oluşturuyor. Bu organizasyonları araştırdık ve süreç içinde de araştırmaya devam ettik ama bizim konsepte tam olarak uyan, sürekliliği olan öğrenci merkezli bir tartışma grubu örneği bulamadık.

 

Öğrenci organizasyonu olması nedeniyle süreç biraz deneysel ilerliyor.

Peki, bu etkinlikler tam olarak nasıl işliyor? Kaç kişi katılıyor? Ne kadar arayla yapıyorsunuz toplantılarınızı? Nasıl duyuruyorsunuz? Katılmak isteyen herkesi dahil edebiliyor musunuz?

Sosyal medya üzerinden ve üniversitelere asılan afişlerle duyuruyoruz etkinlikleri. Facebook ve web sitemiz üzerinden başvuru yapılabiliyor. Net sınırlar yok aslında ama herkesin tartışmaya katılabilmesi için uygun bir ortam olmasını hedefliyoruz. İlk başladığımızda her hafta yapıyorduk; sonra 2 haftada bir yapmaya başladık toplantıları. FSMVÜ her hafta yapmaya devam ediyor ama gününü değiştirdiler.

Öğrenci organizasyonu olması nedeniyle süreç biraz deneysel ilerliyor. İlk önce duyuru ile başvurular açılıyor. Toplantılar öncesinde daha önce yapılan çalışmalara göre bir kaynakça belirleniyor. Katılımcılar, o mimarı ya da mimarlık ofisini anlatan kaynakçalarla hazırlanıp geliyor toplantıya.

Biz sadece ana sistemi söylüyoruz; diğer ekipler kendilerine göre bunu değiştirebiliyorlar. Mesela Trakya Üniversitesi 25-30 kişi ile yapabiliyor. Bizim toplantılarımız 1,5 saat oluyor, onlar ise 4-5 saat konuşuyorlarmış. Daha verimli olabilmek için masa etrafında, birbirleri ile bir etkileşim içinde bulunabilecekleri bir alan yaratmaları, dahil olan ekiplere bir tavsiyemiz.

“Mimarlar Ne Der +?” Haliç Üniversitesi Frank Gehry Buluşması, 6 Mart 2017

O hafta hangi mimarın konuşulacağını nasıl belirliyorsunuz?

Kendi içimizde buluşup tartışıyoruz hangi mimarları konuşmalıyız diye. Bazen internet üzerinden anket yapabiliyoruz. Amaç mimarlık öğrencileri olarak kendimizi geliştirmek olduğu için diğer okulların mimar isimlerini biz belirlemiyoruz. Bunun bir nedeni de onların fikirlerini değerli gördükleri bir mimarı tartışmak isteyebilmeleri.

Çünkü çözümler zamana ve duruma göre değişebilir fakat yaklaşımlar her zaman devam etmektedir.

“Mimarlar Ne Der +?” İTÜ Rem Koolhaas Buluşması, 7 Ekim 2017

Önceden kaynak topluyoruz dediniz. Özellikle bazı mimarlar hakkında çok fazla kaynak var ve tartışma süreleriniz de oldukça sınırlı. Bu kaynakları nasıl eliyorsunuz?

Genel olarak moderatör inisiyatifinde diyebiliriz. Moderatör toplantıda neyin üzerinde durmak istiyorsa ona yönelik kaynaklar getiriyor. Bir moderatör, bir mimarın felsefesini konuşmayı tercih ederek sadece onun üzerine kaynaklar seçebilir ama başka birisi mesela binaları ve planları üzerine konuşacağız diyebilir. Tam bir kural yok. Kaynaklar herkesin ulaşabileceği şekilde çevrimiçi oluyor ya da okul içinde, kütüphanede rahatlıkla bulunabilecek kitaplardan oluşuyor. Bu toplantılarda 1 saatte o mimarı anlamak ya da tartışmak imkansız bir durum; ama en ufak bir başlangıcı, çıktısı bile çok değerli bizim için. Buluşmanın ardından doğru sorular zihinlerde kalabilirse o bile yeterli bir çıktıya dönüşebilir zaman içerisinde. Çünkü çözümler zamana ve duruma göre değişebilir fakat yaklaşımlar her zaman devam etmektedir. Bu minvalde doğru soruları herkes kendine sorabilirse buluşmanın istifadesi de o ölçüde artmış demektir.

Bilginin yayılmasını çok önemsiyoruz ve diğer okullarla da paylaşıyoruz.

“Mimarlar Ne Der +?” Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Buluşması, 22 Mart 2017

Toplantılarda bir raportör olduğundan bahsettiniz. Arşiv çalışmasını nasıl yürütüyorsunuz. Sonunda nasıl değerlendireceğini öngörüyor musunuz?

Raporlamak belki de en önemsediğimiz işlerden biri. Çalışmamız somut bir ürüne dönüştüğü zaman bizim için çok değerli oluyor. Her toplantıyı deneme metni olarak sunuyoruz. Bu toplantıları yapmamızın 3-4 sebebi var: Kendi kendine eğit-öğren, tartış, modere et ve deneme yaz. Yani biz mezun olmadan hem makale-deneme yazabilecek yetide olalım hem de 12 kişiye ufak da olsa moderasyon yaptırabilelim istiyoruz. Bu yüzden sonucunda çıkacak olan deneme yazısı da çok değerli. Bu denemenin kalitesini nasıl artırırız diye farklı toplantı tipleri deniyoruz.

Bilginin yayılmasını çok önemsiyoruz ve diğer okullarla da paylaşıyoruz. İleride bu denemeler bir öğrenci grubunun o mimar hakkındaki düşüncelerini görebildiği kümülatif bir dökümana dönüşebilir. Bu nedenle internet üzerinde de arşivliyoruz. Hatta geçen senelerde yaptığımız toplantıların çıktısını aldığımız küçük bir kitapçık denemesi oldu.

Bu denemeleri şöyle de düşünebiliriz: Trakya Üniversitesi’nde bir mimar konuşuluyor ve biz 3 ay sonra o mimarı İTÜ’de konuşuyoruz. Daha sonra ikisinden de bir deneme çıktısı alıyoruz. O denemelerde farklı okulların aynı mimar üzerine fikirlerini/tartışmalarını görebiliyor, kıyaslayabiliyoruz. Şu anda toplantı notları direkt yayınlanıyor ama amacımız bu kaynağı daha da ilerletmek. Bu kaynakların üzerinden çevrimiçi tartışmaların döndüğü bir platform oluşturma hedefimiz de var. Bunun belki de daha profesyonel olarak ele alınması gerekiyor.

“Mimarlar Ne Der +?” + Forumu, 24 Mayıs 2017

Sizin başka üniversitedeki öğrenciler ile bir araya geldiğiniz buluşmalar oluyor mu ya da toplantılar dışarıdan öğrencilere açık mı?

Bütün buluşmalarımız dışarıya tamamen açık. Sadece öğrenciye de değil her yaştan her sektörden insana açık. Örneğin Trakya’daki arkadaşlarla görüşme imkanımız, ara ara kendi aramızda yaptığımız küçük organizasyonlarda oluyor. Bunun yanı sıra geçen dönemi küçük bir forum ile kapattık. Orada da pek çok üniversiteden öğrenci ve akademisyen ile bir araya gelme imkanımız oldu. Ayrıca geçtiğimiz yaz düzenlediğimiz gezide, “Mimarlar Ne Der +?”i devam ettiren Trakya Üniversitesi’nden, Uludağ Üniversitesi’nden öğrenciler de vardı.

Bu süreçte okuldan maddi/manevi destek aldınız mı? Bir taraftan da şimdi gezi, seminer de düzenliyorsunuz. Bunlar bütçe de gerektiren etkinlikler. Bu anlamda destekçileriniz var mı?

Akademisyenlerin bireysel destekleri oldu. Bazen toplantılarımıza katıldılar. Başlangıçta çok istemiyorduk akademisyenlerin toplantılara gelmesini çünkü amacımız bir masa etrafına oturan herkesin konuşmasıydı. Bir ortama akademisyen girdiği zaman genelde anlatıcı odur ve diğerleri dinler; biz bu ortamı istemiyorduk.

Bugüne kadar sponsor bulma derdine hiç düşmedik; poster vs. imece usulü halledildi. Sadece son gezimizde bir firma bize sponsor olmak istedi. Biz de tüm ekipler olarak etraflıca düşünüp değerlendirdik.

Gönüllülük, rastgelelik içeriyor ama bizi disipline eden bu çalışmalar motivasyonu besleyebilir.

Bundan sonrası için neler planlıyorsunuz? Artık mezun oluyorsunuz. Siz bu görevlerinizi başkalarına mı devredeceksiniz, yoksa yine bu ekipte kalıp yeni isimler eklemeye devam mı edeceksiniz?

Bu işin sürdürülebilirliği nasıl olacak, nasıl devinecek, biterse nasıl bitecek bunları yeni yeni düşünmeye başladık. Biz artık 20’den fazla toplantıya katıldık; az çok deneme yazmayı da öğrendik modere etmeyi de, araştırmayı da. Biz bırakalım başkaları yapsın diyoruz. Biz buradan aldığımız bilgi ile mezun olacağız ama Birliktelik Ekibi olarak bunu devam ettiremezsek bizden sonra gelenler bu eğitimi alamamış olacak. Ekip olarak bu işin devinmesini istiyoruz ve nasıl devam ettirebiliriz diye çalışıyoruz; bazı şeyleri sisteme oturtup mezun olmak istiyoruz. Hangi tarihte hangi okulda ne konuşuldu bilinsin diye bu yıl biraz dokümantasyon çalışması yapıyoruz ve motivasyon formu gibi, planlama formu gibi hazır formlar oluşturmaya çalışıyoruz. Gönüllülük, rastgelelik içeriyor ama bizi disipline eden bu çalışmalar motivasyonu besleyebilir.

Manifestomuzda yazan, iyi kentler yaratma arzusudur, evet; ama önce kendimizi yetiştirme arzumuz olmalı ki manifestomuz doğrultusunda çalışabilelim.